banner17

İran'dan yansımalar gönle doldu!

Yansımalar Grubu İranlı Siroos Jamali ve ekibiyle bir konser verdi. İşte o konserden izlenimler..

İran'dan yansımalar gönle doldu!

Tarihin izinde bir buluşma gerçekleşti

2 yıl kadar önce İranlı müzisyen Siroos Jamali ile Türk mûsikîsinin tarihteki en önemli isimlerinden birisi olan Abdülkadir Meragî hakkında yaptığı araştırmalar vesilesi ile tanışan Yansımalar Grubu üyeleri, bu tanışmayı iki kültürü bir araya getiren bir konsere taşıdılar. 14 Nisan 2010 akşamı Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda gerçekleşen konser geçmişi bir olan iki ülke klasik mûsikîsini aynı ortamda yeniden buluşturdu.  

Yansımalar Grubu

Her bölümde ayrı bir duygu var

Derya Türkan3 bölümden oluşan konserin ilk kısmında, Yansımalar Grubu üyeleri olan Aziz Şenol Filiz ve Birol Yayla önderliğindeki Türk saz ekibi (kemençede Derya Türkan, kanunda Taner Sayacıoğlu, perküsyonda Fahrettin ve Ferruh Yarkın) ile Mehmet Kemiksiz’in pürüzsüz sesini dinleme fırsatı buldu katılımcılar.

İkinci kısımda, merak edilen İranlı ekip sahnedeydi ve özgün müziklerinden örnekler sundular. Son bölüm ise ortak noktayı sergilemeye çalışan ve her iki ekibin birlikte sahne aldığı dakikalardan müteşekkildi.Ferruh Avni Yarkın

Repertuarda 1700’lü yılların Türk müziği örneklerinin yanı sıra, yakın dönem eserlere de yer verildi. İran ekibi ise ağırlıklı olarak Siroos Jamali’nin besteleri ile sahne aldılar. Bunlar arasında en ilgi çekenlerden birisi ise Mesnevi’nin ilk beyitlerinden bestelenen ‘Bişnev ez Ney’ isimli eserdi. Belki bir gün farklı bir organizasyonla, bu mısraların Türkçesini besteleyen Ahmet Özhan’ın eseri ile bu eser aynı sahnede yer alabilir. 

Ortak noktalarımız neler?

Konseri ilginç kılan en önemli özelliklerinden birisi, iki grubun kullandığı enstrümanlardı. Her iki grupta da ney, kanun, kemençe, tambur ve ritim sazları bulunuyordu. İranlıların tamburu ‘tar’ olarak adlandırmalarını çok önemsemez isek, bu durum aslında iki ülkenin müziğinin kökenini birleştiren en önemli bulguydu. Konser öncesi hazırlıklar sırasında ve yapılan provalarda iki ülkenin müziğinde ne de çok ortak payda olduğunu keşfetmiş müzisyenler. Bazılarının isimleri aynı, bazılarının farklı da olsa çok sayıda ortak makam tespit edilmiş. Hele tarihin derinliklerine daldıkça ve ellerindeki en eski notaları çaldıkça tınılar daha da yaklaşmış birbirlerine.

Siroos Jamali, Abdolghader ve ekibi

Benzerlik içre farklılıklar da vardı

Elbette aynı enstrümanlar tamamen aynı notalara basmadı konser akşamı. İki ney vardı sahnede ama İran’ın neyi bir başka, Şenol Filiz’in nefesi bir başka idi. İranlı Siamak Jahangiry, adeta bir zurna çalarmışçasına yerine duramadan hop oturup, hop kalkarak üfledi nefesini. Samer Habibi

Ortaya ise eskilerden bir ses, Mevlânâ’ya yazdıran o mısraları, hani içimizi Ney Neva kasetinde yakan o ney sesi çıktı. Farklıydı Şenol Filiz’in neyinden ama ikisi de başka bir güzeldi. Derya Türkan’ın kemençesi yüreklerimizde gezdirdi yayını, ama İranlı Samer Habibi’ninki eritti yüreklerimizi.

Enstrümanların dağınıklığını vokal bütünlemeye çalıştı

Türk musikîsindeki oturmuş makamlar ve enstrümanlar arası ahenkten farklı olarak İranlıların eserlerinde, kemençe, ney, kanun ve tar gibi müzik aletlerinin sanki her biri ritim sazı gibi kullanıldılar. Enstrümanların bu dağınıklığını ise, her an devreye giren ve ana temayı oluşturan vokal tamamlamaya çalıştı. Maliheh Muradi Haghighi isimli bayanın İran müziğinde duymaya alışık olduğumuz yürekleri dağlayan ağıtları ve vokali ile… Hep bir hareket, hep bir heyecan ama aynı zamanda hep bir ağıt hali.

Albüm: Gooshehaaye Nahaane Sobh
Parça: Masnavi
Müzik: Siroos Jamali
Vokal: Mahyar Shadorvan
Yıl: 2006

Ferruh ve Fahrettin Yarkın’ın performansından bahsetmeden geçemeyeceğim. Gerçekten geceyi ustalıkları ile süslediler. Her bir eserde farklı hünerlerini sergileyen ikili, aynı enstrümandan çıkardıkları onlarca farklı ton ile konsere renk kattı.

Siroos JamaliMüzik ile siyaset aynı paydada buluşabilir mi?

Konserin tam da, ABD’de Başbakan Erdoğan’ın İran’a yapılacak yaptırımlara karşı duruş sergilediği günlere denk gelmesi elbette bir tesadüftü ama belki Komplo Teorisi filmindeki Jerry (Mel Gibson) karakteri duysaydı bu iki haberi, bulurdu ikisi arasında derin bir bağlantı. Ama ilginçtir ki, Türkiye ile İran arasında hem siyasi, hem ekonomik, hem de kültürel bağlar gelişiyor. Bu da geleceğe ilişkin koparılması güç ve daha derinlikli ilişkilere gebe olduğumuzun işaretidir.

 

 

Metin Çavuşoğlu ahenge hayran oldu

Güncelleme Tarihi: 23 Nisan 2010, 17:56
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20