Hz. Bilal-i Habeşî'nin (ra) yolunda

Gnawa'lar Batı Afrika'dan Fas'a esir olarak getirilen siyahi halka verilen isim.

Hz. Bilal-i Habeşî'nin (ra) yolunda

Afrika, yüzyıllardır çilelere ve sürgünlere memleket olmuş bir kıta. Gemilerle okyanuslardan geçirilip, ancak akıl almaz işkencelerle ehlileştirildikten sonra beyaz adamın memleketine sokulan siyahlardan tutun da, Afrika'nın göbeğinden koparılıp esir olarak onlarca memlekete sürülen siyahlara kadar bin bir çileyle imtihan edilmiştir Afrikalı halklar. Her zaman Avrupa'nın nesnesi olarak tanımlanmış, her zaman uygarlık denilen ne idüğü belirsiz şeyin dışında bırakılmış, her zaman sürülmüş, kurşuna dizilmiş, pamuk tarlalarında çalıştırılmış ama asla özne olarak görülmemiş bir kıta.  İsmi hüseyin olan bir siyah başkan seçildi diye amerikada siyahlar petrol istasyonlarında dövülmekten ya da sokak köşelerinde polis kurşunu yemekten kurtulacaklar mı bilmiyorum ama bugün sıkıntıları bitse bile kolektif bilinçaltında yüzyıllardır çektikleri acıyı taşımaya devam edeceklerdir sanırım.

Bin bir çileyle terbiye olmuş ruhlara sahip bu insanların yanlarında, gittikleri her yere götürdükleri  tek  bir şey var: o da müzik. İnsan için en hayati ifade araçları müzik ve şiirdir inancını doğuran bir durum bu. Acı dolu sözleri ve basit ritmleriyle delta blues'da ve Missisippi'den binlerce kilometre uzaktaki Fas'ta Gnawa'ların yaptığı müzikte değişmeyen şeyler bu ikisi çünkü. Söz ve müzik, siyahlar nereye sürülürse sürülsün, çalıştıkları tarlalar anavatanlarından ne kadar uzakta olursa olsun peşlerinde, memleketlerinde bırakmadıkları iki şey; çünkü onların memleketlerinde de sürüldükleri yerlerde de aşkını tecrübe etme çabalarının tezahürü müzik oluyor her daim.  Ünlü olmuş bütün siyahi şarkıcıların, jazz ve blues sanatçılarının müzikle ilk tanışmaları kilise korolarında gerçekleşmiştir mesela, aynı Gnawaların kendilerine efendi olarak Hz. Bilal-i Habeşi'yi görmeye başlamalarından itibaren eski müziksel geleneklerini bu sefer Allah'a yakarmak için devam ettirmeleri gibi.

Gnawalar Batı Afrika'dan Fas'a esir olarak getirilen siyahi halka verilen isim. Fas'ta şeker kamışı tarlalarında çalıştırılan ve sonra dinlerini değiştirip müslümanlığı seçen bu insanlar artık Fas kültürünün bir parçası. İslam'la şereflendikten sonra ise yollarına manevi lider olarak etiyopyalı Hz. Bilal-i Habeşi'yi seçiyorlar. Hz. Bilal-i Habeşi'nin hayatıyla Gnawa'ların serüvenleri arasında pek çok koşutluk bulmak mümkün. Hz. Bilal-i Habeşi bir köle olarak bin bir eziyet çeken ve sonra islamda felah ve feraha kavuşan bir siyah aynı Gnawa'lar gibi. Ve ilk müezzin.  İnsanları kurtuluşa müziksel bir ifade ile çağıran ilk insan. Aynı Gnawaların bugünkü ilahilerinde yapmaya çalıştıkları gibi.

Gnawaların müziğiyle dünya müzik piyasasında ün kazanmış pek çok müzisyenin ciddi akrabalığı söz konusu.  Bu müziğin bir kök, bir kaynak olmasından öte Fas'a gelip birebir Gnawalarla çalışmış ünlü blues gitaristleri de mevcut. Bunun en bilinen örneği Jimi Hendrix. Kendisi de bir tür dışlanmış olan ve toplumun ürettiği yaşam biçimi kalıplarından sıkılıp Amerika'daki karşı kültür hareketinin idollerinden biri haline gelen Jimi Hendrix Fas'a gelip oradaki müziği öğrenmeye çalışan en ünlü isimlerden. Bu bir tür yaptığı müziğin köklerini öğrenme çabası, zaten bu çalışmalara verdiği isim de tecrübeler. Geleneğin kaynağını hala fokurdayan, kaynayan noktasında tecrübe etme çabası.

Gnawa müziği üç telli bas saz “gambri”nin yönetiminde alkışlarla, davullar ve “krakeb”lerle yapılan bir müzik.  Yanık sesli amcaların ve koronun da etkin bir yeri var bu müzikte. Sadelikte yakalanan parıltı diyebiliriz buna, içtenlik ve samimiyet, bir hayat biçimi olarak, bir kendini ifade ediş biçimi olarak müzik de diyebiliriz; çünkü müzik hayatlarının ve inançlarının ayrılmaz bir parçası, bu nedenle en saf biçimde kendini açığa vuruyor. Bir cazibe, bir çekim merkezi olarak Avrupa'lı müzisyenlerin de dikkatini üzerine çekiyor  ve  Avrupa'dan pek çok müzisyen her sene onlarla birlikte çalmak için Fas'ın Essaouira kentinde düzenlenen Festival Gnaoua'ya geliyor.

Festival Gnaoua, Gnawa  müziğinin temsil edildiği en önemli  uluslar arası arena. Pek çok yerel müzisyenle Avrupalı Amerikalı müzisyenlerin birlikte sahne alma fırsatı buldukları ve Fas'ın dört bir yanından binlerce seyirci çeken bir festival. Öyle ki bu festivale katılmak isteyenlerin aylar önce rezervasyon yaptırmaları gerekiyor, yoksa otellerde yer bulmak mümkün olmuyor. O kadar da ünlü ve talibi bol bir organizasyon yani.

Bu da Festival Gnaoua'nun resmi web sitesi: http://www.festival-gnaoua.net/

Hulusi Kaya yazdı

Güncelleme Tarihi: 07 Nisan 2019, 09:48
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
fahri faslı
fahri faslı - 10 yıl Önce

Nass El Ghiwane adlı grup Fas'ın en ünlü müzik grubudur. dinlemenizi salık veririm. bir de Jil Jilala var onu da dinleyin youtube bol bol var

yavuz altınışık
yavuz altınışık - 10 yıl Önce

dünya bizimden dünya müziği hakkında bi,gisi, görgüsü olanların bunları herkesle paylaşmalarını diliyoruz. haber güzel... yeni bir ses duymak daha da bir güzel..

banner19