Hazreti Mevlânâ'nın Bir Şiirine 5 Farklı Beste

Feraset sahibi arifler için Hz. Mevlana’nın divanında bulunan şiir libasındaki sözleri nutk-u şeriftir ve derin manevi manalar ihtiva etmektedir. Bir nutk-u şerifi de İran’da birçok bestekârın gönlünü çelmiş. Ahmed Sadreddin yazdı.

Hazreti Mevlânâ'nın Bir Şiirine 5 Farklı Beste

Büyük İslam velisi Hz. Mevlânâ hemen herkesin bir şekilde tanıdığı ve hakkında iyi kötü malumata sahip olduğu bir yüce şahsiyet. Tasavvuf ehlinin baştacı ve onların deyimiyle âşıklar sultanı. İbrahim Ethem hazretlerinin terk, Cenâb-ı Abdülkadir’in tasarruf, Hazreti Cüneyd-i Bağdâdi’nin zühd ile meşhur olduğu sahada Hz. Mevlânâ da aşk ile maruftur.

Yazdığı Mesnevî-i Şerif ismi ile bilinen Hüsaminamesi adını dünyanın neredeyse her bucağına ulaştırmış durumda. İslam edebiyatının en çok farklı dillere tercüme edilmiş eseri olan meşhur adı ile Mesnevî, birçokları için “Hâdî” ismi şerifinin tecellisi olmuş ve nice insanlar bu şah eser ile ehli iman olmuştur.

Hz. Mevlânâ’nın mezkur eserinden başka telifleri de mevcuttur. Mesnevî’nin ardından Hz. Pîr’in en bilinen eseri Divân-ı Kebîr isimli divanıdır. Bilinmeklik, meşhurluk asla bir şeyin değeri hakkında tek veya birinci derecede kıstas değildir. Fakat yaygın olduğu gibi hiç bir şey ifade etmediği de söylenemez. Neyse bu bahs-i diğer.

Divanında bulunan şiir libasındaki sözleri nutk-u şeriftir

Hz. Mevlânâ, divânını oluşturan şiirlerde Hz. Şems’e olan muhabbetinin izharı olarak Şems mahlasını kullanır. Şiirlerinde her şeyden önce aşk, vecd ve kulluk ön plandadır. Bu şiirlerinden biri “Bâ man sanamâ del yek dele kon/ Gar sar nanaham angah gele kon” beyti ile başlar. Şöyle demektedir Hz. Pîr: “Sevgilim gönlünü bana ver de benimle birleştir! Eğer huzurunda baş eğmezsem, emirlerini dinlemezsem, o vakit benden şikayet et!”

İlk bakışta, düz bakışta, özensiz üstünkörü bakışta Hz. Pîr’in şiirleri diğerleri gibi görünür. O da gözden kaştan, servi endamdan, gülden bülbülden bahsetmektedir. Fakat feraset sahibi arifler için divanında bulunan şiir libasındaki sözleri nutk-u şeriftir ve derin manevi manalar ihtiva etmektedir.

İlk beytini zikrettiğimiz Divân-ı Kebîr’in 2095 numaralı nutk-u şerifinin tamamı şu şekilde:

Sevgilim; gönlünü bana ver de benimle birleştir

Eğer huzurunda baş eğmezsem, emirlerini dinlemezsem

O vakit benden şikayet et!

Mecnun oldum, deli divane oldum

Allah aşkına, o güzel saçlarından bu deliye bir zincir yap

Kimsenin bilmediği yere gitme

Yol şaşırtan gulyabani ile sakın yola düşme

Kervanla sefer et, toplumdan ayrılma

Ey gönül çalgıcısı; o güzel nağmelerinle içimi doldur

Ey Zühre yıldızı, ey ay

Yüzünüzdeki parıltılarla iki gözümü iki meşale haline getiriniz

Ey can Musa’sı sen çoban olmuşsun

Sürüyü bırak Tur Dağı’na çık

Ayağından nalınlarını çıkar, Tuva Sahrası’na yalın ayak yürü

Sana dayanak asa değil Hakk’tır; asayı elinden at; ondan vazgeç

Heva ve heves Firavunu hayvan olunca, onun boynuna çıngırak tak

İran’da birçok bestekârın gönlünü çelen nutk-u şerif

Hz. Mevlânâ’nın bu nutk-u şerifi İran’da birçok bestekârın gönlünü çelmiş ve kendine onların ruhundan ahenk libası dikmiş. Söz konusu nutk-u şerife yapılan besteler şöyle:

Houmayoun Shajarian

Majid Mansour Khaki, Ba Man Sanama

Shahram Nazeri, Ba Man Sanama

Mohammad Reza ve Homayoun Shajarian, Ba Man Sanama

Muhammed Khonsari, Ba Man Sanama

Ahmed Sadreddin

Güncelleme Tarihi: 29 Eylül 2020, 11:13
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26