Hakk'a çağıran nağmeleri bir de Zâkirân'dan dinle

Zakiran Türk Müziği Topluluğu, tekke musikisinin örneklerini dejenere etmeden, keyfince yorumlamadan büyük bir ustalıkla icra edeiyor. Ahmed Sadreddin yazdı.

Hakk'a çağıran nağmeleri bir de Zâkirân'dan dinle

Günümüzde müziğin nefse hitab eden ve insanın menfi hazlarını gıdıklayan bir hale dönüşmesine teessüfle şahit oluyoruz. Gerçi bu bahsettiğimiz gürültü örneklerine müzik denilebilir mi, o da ayrı bir konu.

Kötü örnekleriyle birlikte gerçekten müzik diyebileceğimiz icralar yapan yeni yeni grupların kurulduğunu da görüyoruz. İyi müzik, gönlü rahatlatan, ruhun ferahlığını artıran anlamında “tarab” olarak ifade edilir. Yeri gelmişken, çalgıcı olarak tercüme edilen “mutrib” de gönle ferahlık veren nağmeler çalana denir.

Tekke musikîsini güzelce icra eden gruplardan biri

Türk müziği benim için tilkici dükkanı gibidir. Yani bir çok müzik türünü dinlerim fakat ruhumu kandıran Türk müziğidir. Gönlümün çağlayan ırmakları Türk müziği denizinde sükûn bulur. Bu müziğin içinde kendine has bir üslûbu olan tekke musikisi ise içinde ruh halimin bütün durumlarına uygun düşecek örneklerini bulduğum müzik tarzıdır.

Türk müziği ve bunun en canlı, dinamik ve İsa nefeslisi olan tekke musikîsini güzelce icra eden gruplardan biri de Zakiran Türk Müziği Topluluğu. Henüz yeni kurulan grub bugüne kadar butik konserler verdi. Tekke musikîsinin nadide eserlerini seslendiren grup, “genç”lerden oluşuyor.

Büyük işler yapan insanları dünyada yeni olmaklıkları dolayısıyla “genç” olarak nitelemekten pek hazzetmiyorum. Ama bir durumu ifade etmek için mecburen genç demek gerekiyor. Malesef, genç tabiri bir tenzil-i rütbe olarak kullanılıyor. Genç olarak niteliyorlar çünkü; eğer genç olmazlarsa bağlayıcılıkları olacak. Bu yüzden genç diyerek yalnızca kuru bir takdir bahşediliyor ve pek de tehlike arzetmeyecekleri yere mıhlanıyor derdi olan yetenekli gençler.

Dejenere etmiyor, keyfince yorumlamıyorlar

Zâkirân Türk Müziği Topluluğu'nun üyeleri, tekke musikîsinin en yetkin ustalarıyla meşk etmişler ve bu alanda çalışmalarını sürdüyorlar. İcralarında üstadlarından aldıkları talimin izleri görünüyor. Grubun üyeleri müzik üzerinde araştırmalar da yapıyorlar. Tekke musikisinin örneklerini dejenere etmeden, keyfince yorumlamadan büyük bir ustalıkla icra eden grubun internet ortamındaki bütün icralarını dinledim. Hepsinde aynı yetkinliğe şahid oldum.

Bugün tekke musikisini yaşatan ustalarının kadem bastıkları yere adımları atarak iyi işler yapmayı sürdüren grubun orkestrasında Türk müziğinin klasik sazları var. Kudüm, ney, ud, tanbur, halile, bendir ve kanun, eserlerin icrasında grubun kullandığı klasik enstrumanlar. Ellerindeki sazları icra ettikleri eserlerde ruha tesir edecek bir şekilde kullanan grup; M. Enes Durceylan, İsa Enver, Hasan Baran Fırat, Abdulkadir Çolakoğlu, M. Enes Üstün, Harun Bircan, Atakan Atasever, Mustafa Batuhan Bozkurt ve Selçukhan Yılmaz'dan oluşuyor.

Geleneğimizin önümüzdeki devirlere taşınmasında erken yaşlarda rol almayı yeğleyen grubun, ileriki günlerde adından çokca söz ettireceğinden eminim. Radyo istasyonlarında ve televizyon kanallarında müzik diye insanımıza sunulan köksüz ve ruhsuz seslerin bir gün yıkılacağına karşı ümidimi artıran nedenlerden biri olduğu için bu gruba değinmek istedim. İnşallah bir gün yolunuz bir yerde Zâkirân Türk Müziği Topluluğu ile kesişir.

2013 yılında tasavvuf müziğine gönül veren ve araştıran genç müzisyenlerin kurduğu Zâkirân Türk Müziği Topluluğu ya da Zâkirân Ensemble'ı facebook'ta ve youtube'da takip edebilirsiniz.

Ahmed Sadreddin yazdı

Güncelleme Tarihi: 20 Aralık 2018, 07:26
banner12
YORUM EKLE

banner19