Ezgilerde yağmurun izini sürdük

Şimdi dışarıda ince ince, tel tel damlalarını düşürüyor yeryüzünün bağrına yağmur. Onun toprağa verdiği neşeyi seyre koyulmuşken aklıma, yağmurla anlam bulan ezgiler geldi.. Fatih Pala yazdı.

Ezgilerde yağmurun izini sürdük

Yağmur… O rahmetin toprağa hayat veren ıslak yüzü. Baharın tam da ortasında. Yağmurun adıyla birlikte anıldığı bahar ayıdır Nisan. Ve o meşhur isim tamlaması: Nisan yağmurları. Başka aylarda yağmur yağmaz mı ki yağmur, Nisan ayına hasredilmiş! Yağmur, asıl anlamını Nisan'da kavrıyor işte.

Şimdi dışarıda ince ince, tel tel damlalarını düşürüyor yeryüzünün bağrına yağmur. Onu izlemekle insan, ferahlık hisseder. İzlerken, dalar da gider. Tefekküre sevk etme özelliğine sahip mübarek. Toprağa verdiği neşeyi seyre koyulmuşken aklıma, yağmurla anlam bulan ezgiler geldi. Düşen tanecikleri ezgiyle selamlamak, yağmuru da mest etmiş olsa gerek. Belki, pek karşılaşmadığı bir durumdur. Sanırım, bugünkü yağışından ayrı bir lezzet alarak çekilmiştir gök yuvasına.

Öncelikle zihnimden dilime düşen ‘Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım’ ezgisi oldu Esat Aydoğan’ın yorumuyla. Aynı zamanda, aynı şiirin farklı iki yorumu daha var benim bildiğim: Biri Taner Yüncüoğlu ustanın “Serzeniş” albümünde gazel şeklinde okuduğu ‘Yağmur’ ve bir diğeri de Said Yıldız ve Abdusselam Bilgin’in “Ararım Seni/ Nevbahar” albümlerinde seslendirdikleri ‘Yağmur’. Malumdur ki şiirin şairi üstad Nurullah Genç. Yazan güzel yazmış, iyi yazmış, doğru yazmış; ya okuyanlar? Okuyanlara da en az yazan kadar diyecek çok söz var; yüreklerinden yükselttikleri samimiyetleriyle seslerine ses vermişler. “Yağmur” şiiri, Rasulullah (sav)’a yazılmış, ona doğru yöneltilen özlem yağmurlarını bildiren en soylu naatlardandır.

Nisan yağmurları gibi yağar üstümüze rahmet/ Gelir kuşlar kanadında şehadet müjdemiz bizim’ sözlerinin olduğu ezgiyi, doksanların ortalarında çıkardığı “Cihad Eri” albümünde söylemişti Muhammed Ali ve dinleyenlerinin umudunu hâlâ diri tutmaya devam ediyor. (Kimdir Muhammed Ali? diye soracak olanlara; “Özlem Ajans çatısı altında Müslümanca duyarlılıkla müzik çalışmaları yapan bir sanatçımızdır” açıklamasını yeterli görüyorum.) Andığımız ezgi çalışmasında da belirgin bir yağmur kokusu, rahmet koşusu hâkim. Bu gidiş şehadete ayarlı; ne güzel!

Gelelim, Selçuk Küpçük’ün “Tebessüm Provaları” albümünde seslendirdiği ‘İstanbul’ ezgisinin arasına ustalıkla serpiştirilen Abdullah Çevik’in yorumladığı üstad Sezai Karakoç’un Mona Roza’sına ve ondaki ‘Yağmurlardan sonra büyürmüş başak’a. Dinleyenlerini düşüncelerle ıslatan yılların ezgisi ve şiiri. Küpçük, kendisiyle yapılan bir söyleşide anımsadığım kadarıyla Mona Roza şiirinin albüme alındığından habersiz olduğunu söylüyordu. Ama hem albüme hem de ezgiye iyi yakışmış; haber vermeyenler sağ olsunla!.. Bilgisi dâhilinde olsaydı, kabul etmezdi belki Küpçük, Üstad’a olan saygısından ötürü ya da başka sebeplerle ne bilelim!

Son olarak, anmadan geçilmeyecek yağmur motifli bir ezgimizi daha sözlerimize katalım: Ahmet Savran ustanın Grup Özlem (Selami Güneş-Muhammed Ali-Ahmet Savran) olarak çıkardıkları “Bu Ne Sessizlik” isimli albümlerindeki “Kokusu Ahmed Olsun” ezgisi. O ezgide ‘Yağmur yağmur yetimiz gittiğin günden beri’ diyerek Allah’ın Rasulü Muhammed aleyhisselam’a olan özlemlerini bildiriyor. Öyle bir bildiriş ki o yağışı, hücrelerinizde hissedip Allah’ın rahmetinden kaçmamaya, bizzat sırılsıklam onu kuşanmaya dalıyorsunuz, kandıkça kanıyorsunuz.

Böylece, yağmuru ezgilerimizle anmayı, anlamayı yeğledik. Böyle dinleriz.

Fatih Pala 

Güncelleme Tarihi: 20 Ağustos 2020, 14:29
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Fatih PALA
Fatih PALA - 8 yıl Önce

Bir de, Abdulbaki Kömür'ün yıllar öncenin sevda yüklü albüm kaseti olan Uyan Artık'ta okuduğu "Bir yağmur sonrasında gurbet ilde akşam/Ruhumun dinmeyen nedametleridir" dediği Zaman ezgisini anmak gerek tabi. "Bu yağmur niye yağar ki/Görmez mi bir çift göz suluyor yeri." demişti ayrıca Mustafa İslamoğlu Göçmen Kuşlar şiirinde; onu da Erdoğan Akın Şafak Türküleri albümünde yorumlamıştı.

Ahmet
Ahmet - 7 yıl Önce

''Yağmur yağıyordu...benim saçlarımda kırağılar vardı...'' sözleriyle başlayan harika Hasan sağındık bestesini unutmamak gerek...

banner19

banner13

banner26