Eski ezgilerin fazileti hakkında

Kıymetli eski eserlere ve hatta yaşanmışlıklara, hatıralara bitmeyen bir nostaljimiz var. Ömer Karaoğlu, bu duruma farklı bir pencereden bakıyor.

Eski ezgilerin fazileti hakkında

 “…Görüyorsun ki hareket de bir sırdır…”

(Mevlana /Rubailer’den)

 

Nerede o eski marşlar!

Sevgili okuyucu,

Sıkça karşılaştığım bir meseleyi daha paylaşmak isterim. Kimi dostlar “nerede o eski marşlar” diye çoğu kez sorar gibi yapıp, kanaatimce “kendi eskilerine” bir özlemi ya da mevcut müzik örneklerinden hareketle gidişattan şikayetini dile getirir. Biraz sohbet ettiğimizde, etrafındaki insanların bir vakitler sahip olduğu samimiyet ve heyecanı yitirdiğinden yakınır.

Soruyu her birimiz tek tek kendimize yöneltmeli değil miyiz oysa? Eski ezgilere dairmiş gibi görünen bu tesbit ve yorumlar, yaşadığımız süreçlerle doğrudan ilgili. Aksi düşünülemez zaten. Çünkü yaptığınız ya da dinlediğiniz müzikler, zevkleriniz kadar özlem ve kaygılarınızı da yansıtır. Hayatınızın fonunda derinden gelen bir melodi çalar daima…Farkında olalım ya da olmayalım. Bazen hızlı ve gürültülü, bazen yavaş ve duru…

Nerede o eski sen?! 

“Nerede o eski marşlar” ifadesi bir soru ise eğer, kendimi bir an taca atıp “demek artık marş söyletemiyorsunuz bize” diye cevap verebilirim. Çünkü marşlar, ritim ve melodi örgüsüyle kalbin daha diri çarpmasıyla ilgilidir. Bu durumda sorunun muhatabı sorulan kadar sorunun sahibidir de. Yani “Nerede o eski sen?!” diye soruyu adresine iade etmek geçer içimden.

Yukarıdaki ifade bir soru değil de sitem içeriyorsa ve soranın kendisini de içine alarak halimizden yakınmak anlamını taşıyorsa şayet, benim cevabım biraz uzun olacak ama şudur sevgili okuyucu:

Eskiyi elbette severiz ama... 

Eskiler elbette bizim için özel ve kıymetli. Onları diri tutup paylaşmayı sürdürelim. Ama eski lezzetleri tazeleyebilmek adına yeni şeyler de söylemeye çalışalım. Mazimizden gocunmadan yeni zamanlara bir şeyler söyleyebilmeliyiz. Aksi halde sözgelimi ceddimiz Dede Efendi’nin, Itri’nin ya da Koca Sinan’ın eserleriyle övünmekten ibaret bir sanat yolculuğu bizi mazur kılmaz. Onlar, zamanlarının en seçkin eserleriyle bir medeniyetin tanıkları oldular. Oysa sanatın ve sanatçının kendi zamanına belgeler düşürmesi gerekli. Bu sorumluluğu dedelerimize havale etmek haksızlık olur. Yaşadığımız onca bireysel ve toplumsal travmaya rağmen, düşe kalka da olsa üretebilen ya da üretme sancısı çeken arayışlar çıkmalı içimizden.

Sanatın kuşkusuz bir devresi taklide dayalıdır. Sesin, sözün, rengin usta çırak ilişkisi içinde şekillendiği geleneksel sanat birikimimiz, kuşkusuz zengin bir esin kaynağıdır. Bu yakın zamanlarda tecrübe ettiklerimiz, bazıları için kaydadeğer görülmese dahi bizim için değerlidir. Daha yüksek ve nitelikli eserler üretebilmek için de denemek zorundayız. Sessiz bekleyişlerden, avunmalardan ve sürekli ertelemekten daha anlamlı bir yaklaşım bu.

Eleştiriler mi?

Hayrı, onarmayı ve geliştirmeyi amaçlayan iyi niyetli teklif ve yorumlar için ne denebilir ki. Doğuda çok söylenen bir söz var:

“başımla beraber!…”

Başka niyet ve yorumlar için zaten konuşmaya değmez, vesselam!

Allah “yeni eskilerimizi” üretebilme imkan ve kabiliyeti versin.

Diyalog:

-neydi be abi o eski marşlar, eski ezgiler…

-diil mi ama…

-abi ne günlerdi ya, söyler söyler coşardık…

-diil mi ama

-bambaşka dünyalardaydık o zaman

-diil mi ama

-abi kalmadı şimdi böyle şeyler ya. Geçen bi yerde sizin ezginizi dinledim, bizi nerelere götürdün be abi!

-nerelere?

-işte bilirsin…o günlere…

-ne yapıyorsun şimdi?

-iş güç…yoğunluk be abi…

-!!!

-abi bi de, böyle herkesin dinleyebileceği türden şarkılar yazsanız diyorum…

-herkesin mi?

-evet herkesin…

-son albümün adını biliyor musun?

-şey…abi son yıllarda pek takip edemedim…

-HANİ BİR YANIMIZ???

 

 Ömer Karaoğlu yazdı

 

Yayın Tarihi: 27 Mayıs 2011 Cuma 02:26 Güncelleme Tarihi: 01 Haziran 2011, 21:41
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Dilara Yaman
Dilara Yaman - 11 yıl Önce

gerçekten müthiş.. önce bir kendine, kendi samimiyetine bakacaksın, sonra arayacaksın aradığını.. eski günler güzeldi, evet. belki biz de o günlerde güzeldik.

Yeter Demir Ekinci
Yeter Demir Ekinci - 11 yıl Önce

Allah razi olsun.....

Ulvi alacakaptan
Ulvi alacakaptan - 11 yıl Önce

Eskiden ihlas gibi görünen şey yoksullukmusSimdi ise AbdestliKapitalistler in gunü Biz o marşları yaparken hiç imkanımız yoktu ruhumuz vardı Şimdikilerin her seyl Merkez Kültür leri var ruhları cenderede

banner26