Endişeye Gerek Yok! Ahenk Sağlam.

Müzik bize ne verebilir? Hele de rock müzik? Anadolu Rock'un garip bir tınısı var. Biraz hücum marşı gibi… Endişeli insanlar var alemde ve güzel müzik yapıyorlar.

Endişeye Gerek Yok! Ahenk Sağlam.

Rock'ta Bizim! (Avrupa Bizden Adlı Anlamında değil!)

Müzik türleriyle arası biraz bozuk bir ümmetiz biz. Her ne kadar aramız bozuk olsa da illa ki ahenk olsun deriz hayatımızda. Yani başka ümmetlerin müzikle arası iyi midir? Bu sorunun cevabı bizim yazımızın konusu değil.

 

Vurmalı çalgılar bir noktaya kadar caiz, telli ve üflemeli çalgılarda ise sakınca yüzyıllardır tartışılagelmiştir. Şimdi tutupta müzik yapan zındıktır, dinden çıkmıştır; müzik yapmayanlar cümleten cennete girecektir, yollu bir yaklaşımda da bulunmuyorum. Bildiğim şu: müzik, iyi bir anlatım aracıdır. Ne anlatır müzik? Dert, endişe, kaygı, coşku… ilh. Devam eder gider anlattıkları.

 

Hasan Aycın, o muhteşem çizgileri için, “sünnet dahi olmayan bir sanat icra ettiğini” söylemişti sanırım kendini ve eserlerini muhasebe ederken. Endişe Rock Grubu ise Müslümanlar için kırılma noktasında olan müzik için güzel şeyler söylüyor. Hele ki, zihinlerde satanistlere aitmiş gibi gösterilmeye çalışılan ve icracılarından sakınılan “rock” türünde eser veren duyarlı adamlar var karşımızda.  

 

Haksızlığa Karşı Ses Çıkar!

“Dünyada yasanan haksizliklar, zulümler, insanlik suçlari grubun felsefesini bu yönde etkilemis ve sanatlarini sekillendirmeye devam etmektedir. Haksizliklara duyduklari öfke müziklerinde duyuluyor. Gençlerin tertemiz dünyalarini kirleten, gerçekleri çarpitan ve vicdanlarini kirleten her türlü düsünceye karsi çikisi temsil etmek istiyorlar. Müzigin eglence ve haz merkezli bakisa indirgendigi günümüzde bunun aksine de müzik yapilabilecegini göstermek grubun en çok önem verdigi konulardan.” 

 

Endişe Rock Grubu böyle tanımlıyor eksenini. Bu felsefeyle hareket eden kaç grup, kaç müzisyen var şunun şurasında?! Belki uzaklardan bir ses U2 diyebilir ve Bono'nun global hırsızlara karşı yaptığı protestolardan bahsedebilir. Metalica ise hali hazırda dünya vizyonunun en etkili rock grubu olduğu halde çok az isyan, daha fazla nota israfı hareketine devam ediyor.

 

Endişe'nin endişesine katılmamak mümkün değil. Hele ki ayakları yere değen, hayalleri uçuk kaçık olmayan bu güzel insanlar hızlarını maneviyattan alıyorlarken…

 

Kaybedilecek diye ödümüzün koptuğu belediyelerin festival ya da kutlama törenlerine ne tür sanatçıları davet ettiklerini, ne kadar astronomik ücretler verdiklerini az çok bilirsiniz. O paralarla Peter Gabriel bile gelip konser verebilecekken, gidilir ve en dandik seslere, en ucuz müzik icra edenlere alınterimizi veririler. Ama, Endişe gibi bir gruba sahne vermeye endişe duyarlar. Öyle ya, Endişenin endişeli sesinden ürkenler olur da, rant, oy ve itibarlarını kaybedebilirler! 

 

Biz islami değerlere azami önemi göstermeye çalışan insanlarız. Günlük yaşantımızdan yaptığımız müziğe kadar riayet etmeye özen gösterdiğimiz bir dinimiz var. Doğal olarak İslamın karşı çıkacağı söz ve davranışlardan kaçınmaya özen gösteriyoruz. 


Ama biz ilahi çalmıyoruz veya ilahileri rock formatında çalmıyoruz, rock müzik yapıyoruz. Müslümanlığımızdan ödün vermeden müzik yapmaya çalışıyoruz. Bu bağlamda islami rock tanımlaması bence bize uyuyor. Ama tanımlama bize ait değil. Ama İslamla anılmak bize şeref verir.
 

 

Sen Şarkını Söyle!

Yaptığı sanatın ardında duran bu cesur insanların kıymeti bilinmiyor. Çünkü kaypaklık yapmıyorlar, kaytarmıyorlar. Ne olduklarını, ne yaptıklarını çok iyi biliyorlar. Yaptıkları işin muhasebesini yapıyorlar.

 

Yukarıdaki sözleri söyleyen insanlar, oy kaygısında, dünya kaygısında, kamusal alanda varolma kaygısında olan insanları korkutur. Erkin Koray'a Baba demekten haya duymayan insanlar “Özür dilerim dünya!” “Bu nasıl Gazze, her gün işkence!” sözlerini sanata yakıştıramıyorlar kendilerini babaları olmayan bir adama evlat diye yakıştırabiliyorken! İlginçtir, Erkin Koray iyi müzisyendir lakin, bazı müziklerini Arap sanatçılardan arakladığı halde, plak ya da kasetlerine yazdırmamıştı. Sanki o müzikler hazret için yazılmıştı da… 

 

Çarkın Dişlilerine Diş Bilemek…

Yaşadığımız dünyada şu anki sistem ister istemez herkesi etkiliyor, sistemin araçlarını kullanıyor, sistemin dayattığı bir hayatı yaşıyoruz, ancak bu çelişkili duruma rağmen biz düşünce dünyamızda bu çarkın dışından, bu hayata itirazımızla bakıyoruz ve alternatifsiz olmadığını biliyoruz. 

 

Yukarıdaki sözleri söyleyecek tiynette mütevazı sanatçılara ihtiyacı var dünyanın. Piyasa müziği yapmayan bu insanlar izlenmeli kanaatindeyim. Zira, Cem Karaca ve Barış Manço gibi sanatçıların soundlarını sevdiklerini ve müslümanca rock yaptıklarını anlatmaya çalışan Endişe Grubu'nun yakınlarda ikinci albümleri piyasaya çıkacak.

 

İnşallah Fetih Marşı bir çok sahnede rock tarzı söylenir, o güzelin naif parçalar bir çok insan tarafından dinlenilir.

 

Özellikle de kültür merkezlerinin, belediyelerin bu grubu görmelerinin kendileri ve sanatımız için çok iyi olacağını düşünüyorum.

 

Endişe Rock Grubu 1997 Ankara doğumlu olmasına rağmen sadece bir albümü var: Küresel Hipnoz. Asır Ajans'tan çıkmış. Grup üyeleri hepsi okumuş çocuk.

 

Daha ne diyeyim, sizin sesiniz, sizin gönlünüzdeki isyan var notalarında. Güzel bir söz, sert bir müzik dinlemek istiyorsanız: //www.myspace.com/endiseband adresini ziyeret etmenizi öneririm. Sizi bir selâ karşılayacak ki kulaklarınıza inanamayacaksınız, selâdaki kedere. Ayrıca grubun vermiş olduğu farklı röportajları okumakta ayrı bir gönenç.

Ahengimiz bozulmasın efendim! 

 

Zeki Bulduk

 

Yayın Tarihi: 24 Nisan 2009 Cuma 17:41 Güncelleme Tarihi: 04 Mayıs 2009, 09:35
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
bir dünyabizimdostu
bir dünyabizimdostu - 12 yıl Önce

hatta şu eklenen videoyu izlemeden bir kaç saniye önce düşündüklerimi aynen Endişe'den duymak beni çok daha fazla etkiledi.

gıyaseddin karatepe
gıyaseddin karatepe - 12 yıl Önce

Grup endişe, ortak kaygılarımızı özgün diliyle seslendiriyor. Bizleri kuvvetli vuruşlarla sarsıp kendimize getiriyor. Galiba herkesin buna ihtiyacı vardı. Teşekkürler

banner26