Debu Hiç Durmayacak!

Mustafa Emin Büyükcoşkun, DEBU müzik grubuyla bir söyleşi gerçekleştirdi...

Debu Hiç Durmayacak!

 

“Asla durma, çalmaya devam et, ta ki artık çalamayacak duruma gelene kadar...”

 

 

Geçtiğimiz Ramazan ayında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin organizasyonuyla İstanbul'da bir dizi konser veren DEBU'yla yaptığımız söyleşi, üzücü bir teknik kazayla uçuvermişti. Rica ettik ve grubun solisti Mustafa bizi kırmadı, sorularımızı tekrar yanıtladı.

 

İbrahim Tatlıses'in şarkılarını ilahi zannediyordum.

 

-Müzik yapma kararınla başlayabiliriz. Yeniyetmeliğin sırasında babanın tavsiyesiyle müzikle olan sınırlı ilişkine rağmen nasıl oldu da müzik yapmaya ve Allah'ın mesajını insanlara yaymaya karar verdin?

 

Aslında ben büyüme çağındayken çok çeşitli müzikler dinlerdik. Sadece anlamadığımız dillerde olurlardı. Mesela bir sürü Türkçe arabesk dinledik. Özellikle İbrahim Tatlıses, Kibariye ve diğerleri; ama sözlerini anlamadığımız için kötü mesajlardan etkilenmiyorduk. Ben sadece İbrahim Tatlıses'in bütün şarkılarının ilahi olduğunu zannediyordum.

 

 

Aslına bakarsanız sahne almak için "karar" vermedik; tekkemizde kendimi bildim bileli ilahiler söylerdik zaten. Endonezya'ya taşınınca insanlar bizi önce bir kaç kişinin bulunduğu küçük programlara çağırmaya başladılar ve yavaş yavaş kalabalıklar büyümeye başladı. Bugün on bin ila yirmi binin üzerindeki kitlelerin karşısında sahne alıyoruz.

 

 

DEBU şarkılarının yazarı harika ve aynı zamanda bilge bir karakter. Şeyh Fettah kimdir? Bize şeyhin ve söz yazarın olan babandan bahseder misin?

 

Şeyh Fettah'ı tanımanın en iyi yolu ya yazdıklarını okumak ya da şarkılarımızı dinlemekten geçer. DEBU sadece onun şiirlerini seslendirir. Eğer siz veya okuyucularınız Şeyh Fettah'ın şiirlerini okumak istiyorlarsa "Gubahan Pecinta: Bir Seyahat Rehberi" adlı yeni yayınladığı ve DEBU sitesinde bulabileceğiniz kitabını okuyabilirler. Bu kitap dokuz farklı dilde şiirlerden oluşmaktadır. İçerisindeki bütün şarkılar "âşık ve sevgilisi"nden bahsetmektedir.

 

 

Şeyh Fettah'ın güfteleri çok etkileyici. Doğrudan insanın kalbine işliyor. Sanırım bu güzel güftelerin ardında Şeyh'in geniş dil ve edebiyat bilgisi yatıyor. Bize bu güftelerin hikayesini ve Şeyh'in onları yazma macerasını anlatabilir misin?

 

Bilmeniz gerekir ki Şeyh Fettah'ın tecrübeleri hakkında konuşamam çünkü onlar sadece ona aittir. Mamafih yıllar içerisinde bana aktardıklarını sizinle paylaşabilirim.

 

DEBU'ya ait bütün şiirler Sevgili'sine delicesine âşık bir âşığı, kelimenin tam manasıyla bir kulu anlatır. Kelimelere dökülemeyecek bir aşkı yaşayan bir şairin tecrübesini anlatır. Şeyh'in bütün yazdığı veya söyledikleri okuyanda o aşk ateşini tutuşturmaya yöneliktir. Ama bu çabayla değildir; çünkü yazarken yazan o değildir, Allah onun elini vesile kılmaktadır. Kuran'da da dendiği gibi "attığında (oku) atan sen değil Allah'tır."

 

 

Peygamber(s.a.v.)in çağrısını müziğimizle harmanladık...

 

Müzik tarzın çok orjinal. Geleneksel Orta Doğu ve İslami enstrümanlarla Batılı enstrümanları bir arada kullanıyorsun. Bestelerinde hem İslami hem Batılı melodiler görebiliyoruz. Bir çeşit dini müzik yapıyorsun ama yaptığın dünya müziği ya da hafif rock olarak da tanımlanabilir.

 

DEBU'nun müzik tarzı hakkında ne söylemek istersin, onu nasıl tanımlıyorsun ya da tanımlıyor musun? Bu tarzı seçmedeki gayen nedir?

 

DEBU'nun çağrısı evrensel bir çağrıdır, tüm insanlığa gelmiş olan Hz. Muhammed (s.a.v.)'in çağrısıdır. Dolayısıyla biz onun çağrısıyla müziğimizi harmanlayarak bir şekilde sadece belirli bir daireden değil, dünyanın dört bir yanından insanların istifade edebileceği bir biçimde sunmaya çalışıyoruz.

Bunu dünya müziği olarak da tavsif edebiliriz; fakat gerçekte nevi şahsına münhasır bir müzik bu.

 

Her şarkında sevgiden, barıştan, kardeşlikten bahsediyorsun ama biliyorsun bugün İslam dünyasında hep savaşlar, zulüm, işgal, açlık ve yoksulluk var. Müziğinle bu sosyal ve siyasi gerçekler hakkında bir şey yapmayı düşünüyor musun? 

 

Müslümanların toplumlarına, ümmete karşı siyasi ve sosyal sorumlulukları hakkındaki fikrin nedir? Müslüman sanatçılar buna karşı ne yapmalılar?

 

Bu tamamen kişiye bağlı, herkesin aynı sosyal sorumluluğa sahip olduğunu söyleyemeyiz. Allah bize bir ses vermiş ve insanlar da dinlemeyi seviyor, yani ne yapmamız gerektiği çok açık, sormaya gerek yok.

 

Gene her Müslüman sanatçı farklıdır, dolayısıyla hepsi hakkında hüküm vermenin doğru olduğunu düşünmüyorum. Herbirinin toplumuna karşı tamamen farklı sorumlulukları var. Dünyada olan bitene karşı bir şeyler yapma konusuna gelince, biz normalden farklı bir yol seçtik.

 

Genelde şuna veya buna karşı çıkmıyoruz. Bunun yerine insanların ruhlarını ateşlemeye ve insanların âşık olacağı güzel İslam'ı göstermeye çalışıyoruz, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (SAV)'in yaptığı gibi. İnsanları "alemlere rahmet" olan İslam'a çağırmaya çabalıyoruz. Bu insanı diriltiyor ve her gün daha da iyiye gidiyor.

 

 

Gerçek yaşam budur, Allah'ın rızasını kazanmak için yaşamak...

 

Müzik yaparken ana kaynağının İslam ve Tasavvuf olduğunu görüyoruz. Bestelerde ve güftelerde, sahnede, isminde, DEBU'nun olduğu her yerde İslam ve tasavvufu görüyoruz. Bir Müslüman olarak İslami şekilde müzik yapmak nasıl bir duygu?

 

Gerçek yaşam budur, Allah'ın rızasını kazanmak için yaşamak. Hayatımı bu şekilde şekillendirdiği için durmadan Allah'a şükrediyorum.

 

 

Bugünün İslam dünyasında sanat ve kültür, genelde saygıyla karşılanmayan alanlar. Bu yüzden DEBU gibi grupların önemi bizim için büyük. Müslüman dünyanın sanata kayıtsızlığı ve kültürel üretim eksikliği hakkında ne düşünüyorsun?

 

Bu kayıtsızlık sadece bir dönem. Eğer tarihe bakarsak bunun gelip geçici olduğunu görürüz. Ayrıca bunun sadece belli çevrelerde böyle olduğunu da eklemeliyim. Müslümanların çoğu kültür ve sanatı seviyor. Demek istediğim bu insanoğlunun doğasında var, doğal olarak tevarüs ettiğimiz bir şey: "Allah en güzeldir ve güzeli sever."

 

Son olarak müzik yapmak isteyen Müslüman gençlere ne tavsiye edersiniz?

 

 

Her şey niyete bağlı. Yaptığın müziğin insanları Allah'tan başka şeylere çağırdığını farkettiğin an bırakmalısın; diğer her şeyde olduğu gibi, yanlışa götürdüğünü düşündüğün şeyden uzak durmalısın.

 

Ama yaptığın müziğin insanları Allah'a ve iyiliğe çağırdığını farkediyorsan asla durma, çalmaya devam et, ta ki artık çalamayacak duruma gelene kadar...

 

DEBU hakkında daha fazla bilgi için http://musikdebu.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

 

Söyleşi ve Fotograflar: Mustafa Emin Büyükcoşkun

 

 

 

 

 

Güncelleme Tarihi: 06 Kasım 2010, 09:32
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner26