Bu Marşlar Bugünler İçin Var!

Çınar Koleji Mezunları"nın düzenlediği bir programa katıldım. Gençler Ömer Karaoğlu"nun katıldığı muhteşem bir gece düzenlemişler.

Bu Marşlar Bugünler İçin Var!

BU MARŞLAR BUGÜNLER İÇİN VAR!

Türkiye'nin her yerinde Filistin programları yapılıyor. Salonlar doluyor meydanlar taşıyor. Bütün yürekler Gazze'ye çevrildi. Herkes bir şeyler yapma gayretinde. İnsanımız tarihi sorumluluk içinde boş durmuyor, Filistinli kardeşlerimize sahip çıkıyor. Ben de elimden geldiğince zamanım yettiğince Filistin"le ilgili her organizasyona katılıyorum. Son olarak Çınar Koleji Mezunları"nın düzenlediği bir programa katıldım. Gençler Ömer Karaoğlu"nun katıldığı muhteşem bir gece düzenlemişler.

Programın yapıldığı yere ulaştığımda müthiş bir kalabalık salona girmek için sırada bekliyordu. Dakikalarca bekledikten sonra nihayet içeri girebildik. Girişte zarflar dağıtılıyordu. Toplanan paralar İHH kanalıyla Gazze"ye gönderilecek diye bağırıyordu gençler... Hiç tereddütsüz zarflar hemen doldurulup teslim ediliyor… Bileziklerinin tamamını zarfa koyanlar olduğunu öğreniyorum sonradan. Allahım… Allahım…

Salon tıklım tıklım. Eller duada duygular kabarık. Tekbir diye bağıran olsa salon inleyecek. Ben bağıracağım, kendimi zor tutuyorum. Çocukların alınlarında Filistin bandajları “Kahrolsun İsrail!” diye bağırıyorlar. Daha program başlamadan ağlayan annelere eşlik eden genç evlatlar gözüme çarpıyor. Kendimi zor tutuyorum ya bağıracağım ya ağlayacağım. Ahmet El Acemi"nin duası kulaklarımda çınlıyor.

Allahım ümmetimizi gaflet uykusundan uyandır!

Onları ölüm uykusundan uyandır!

Allahım bizi Ömer gibi izzetli kıl!

Allahım bizi Ebubekir gibi izzetli kıl!

Duygularımı kalbime gömerek çekildiğim bir köşede gözlerimin önünde fosfor bombalarının yaktığı çoçuk fotoğrafları canlanıyor. Ağlamak tutuyor beni.

Gözlerimi açtığımda Ömer Karaoğlu sahnede görünüyor. Tekbirler ve sloganlar eşliğinde sahneye çıkan Karaoğlu ilk olarak sevilen marşı Gökyüzü Depremleriyle dinleyicilerini selamlıyor.
 
Kudüs göklerinde kara bulutlar  
Anne feryatları gökleri sarsar  
Filistinde küçük beyaz yumruklar  
Bulutlar içinde ışık saçarlar  
 
Hadi Ammar hadi Ammar  
Durma at!  
Ebabiller sana kanat çırparlar
.

Salonu hıncahınç dolduran kalabalık eşliğinde marşı seslendiren ünlü sanatçı kendisini dinleyen muhteşem kalabalığa çok dolu olduğunu söylüyor ve konuşmaya başlıyor:

'Uzun yıllardan beri kanayan yürek coğrafyamızı neredeyse unutulmaya yüz tutmuşken bize yeniden hatırlatan yüce Allah'a hamd u senalar olsun. Zalimin zulmüyle de olsa kan ve gözyaşıyla da olsa bir defa daha dirilişimize vesile olan zalimlere bilmem teşekkür mü etsek. Filistin öteden beri kanayan bir yaramız. Ancak bu sefer ateş şiddetli düştü. Bölge öteden beri yanıyor. Ama biz gündelik hayatımızın telaşı ve koşuşturması arasında unutmaya yüz tutmuştuk maalesef. Hayır bildiklerimiz şer; şer bildiklerimiz hayırlar getirebilir bize. Evet, bedelimiz ağır olabilir. Gözümüz kurumayabilir. Kanımız dökülebilir amma biliyorsunuz ki ölüm bir son değil hele bir şahadet haksız yere öldürülmek yahut hak ve adalet yolunda öldürülmek. Sadece rabbim Allah dediğiniz için öldürülmek ebedi bir hayatın kapılarını açar bize. Bu savaşın galibi başından bellidir. Zalimler ebedi bir mağlubiyetle zaten yenilmişlerdir.'

Filistin için mutlaka yapmamız gereken işler olduğunu hatırlatan sanatçı Kuşlar isimli ezgisini söyledikten sonra konuşmaya devam ediyor:

“Zalimlerin katlettiği masum yüreklerle bir olmak için yüreğimizin onlarla birlikte attığını haykırmak için elimizden ne geliyorsa onun için buluşuyoruz. Dünyanın her yanında kardeşlerimiz Gazze için ayaktalar. Gazze yalnız değilsin diye haykırıyorlar. Yürüyüşler yapıyorlar. İnanıyorum ki bu yürüyüş nice hayırlara, zaferlere kapılar açacaktır.”

Programın sonuna gelindiğinde salonun tamamı gözyaşlarıyla Şehit Tahtında"yı söylüyor. Herkes ayakta. Yürekler coşmuş. Karaoğlu duygu yüklü konserini şu sitemle tamamlıyor:

“Bize bu marşlara ne gerek var ki diyorlardı birileri. Ama ne zaman yürek coğrafyamıza ateş düşse söylediklerimiz haklılığımızı haykırıyor. Marşlarımız sözlerimiz ete kemiğe bürünüyor. İşte bu marşlar bugünler için var.

Ve…

Kavgam karanlığa, güneş adına, 
Bir önder var önümde, yürür çağlara. 
Tahtı hasır izleri kaburgasında, 
Zindanlar durağım olsa ne olur? 
 
M. Salih EREN yazdı

 Program afişi:

 

Güncelleme Tarihi: 10 Haziran 2011, 10:53
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner26