Bant tiyatroları vardı bir zamanlar

Bizim çocukluğumuzda bant tiyatroları vardı. Hafta sonu geceleri annem kaseti teybe koyar, olayları zihnimizde canlandırarak onları dinlerdik.

Bant tiyatroları vardı bir zamanlar

İslam’ın güzelliklerini taşırlardı bize…

Ne güzeldi o kasetler! Peygamber döneminin en önemli olayını anlatan Hicret kaseti, Tebük seferinde cihattan geri kalanları konu alan Tevbe, Bir annenin kızına nasihatleri, bir babaannenin torunlarına İslam'ı soru cevaplı bir şekilde anlattığı İtikat kaseti ilk aklıma gelenler.

Bu kasetlerle tevhidi öğrenir, Kabe'nin içindeki putları yıkan Peygamberi yanımızda hisseder, kendimizi Asrı saadette hayal edip Medine sokaklarında gezinirdik. Öyle güzel ve sıcak duygulardı ki yaşadıklarımız, metalik radyonun ardında bize görünen başka bir dünya vardı sanki.

Zorluk Seferi: Tebük

En çok etkilendiğim, zaman zaman hala dinlediğimiz, müziksiz marşların bol olduğu Tevbe adlı bant tiyatrosundan bahsetmek istiyorum. Ömer Karaoğlu'nun yazdığı ve besteleriyle süslediği kaset, düşmanın adının Rum olduğu Şam seferini anlatıyor.

Hurmaların iyiden iyiye olgunlaşması, güneşin caydırıcı sıcaklığı ve düşmanın kuvveti zorluk seferini daha da zorlaştırmıştı. Münafıklar türlü bahaneler bulup seferden kaçarken, bir yandan da Müslümanların gözünü korkutmaya çalışıyorlardı. İslam ordusu sefere çıktığında güçsüzler, özürlüler ve münafıklar dışında da geri kalanlar vardı: Ebu Hayseme. Kınadı nefsini, düştü yollara, yetişti Allah'ın askerlerine.

Es rahmet rüzgârı es üstümüze

Bugün sımsıcak çöl kumlarında

Zorluk seferinde zorluk erleriyle

Hedef bellidir yolumuz Şam'a!

Mümin oldukları halde ihmalcilik yüzünden sefere katılamayanlar da olmuştu. Bunlar: Kâ'b bin Malik, Mirâre b. Rabî' ve Hilâl b. Ümeyye idi. Ka'b bin Malik ve iki arkadaşını cihattan geri bırakıp, Medine'de alıkoyan ne idi? Bunun cevabını kendileri de veremedi.

Rumlar cizye vermeyi kabul etmişti. Peygamber ve ordusu Medine'ye döndüğünde yanlarına giden Ka'b'a onu alıkoyanın ne olduğu soruldu. Ka'b hiçbir özrünün olmadığını, bu konuda Allah Resulüne bir mazeret bildirmeyeceğini söyledi. Peygamber de ona "Allah sen ve arkadaşların hakkında hüküm verinceye kadar bekleyin" dedi.

Tam burada Ka'b bin Malik ve iki arkadaşı için bestelenmiş bir marş var ki...

Biliyorlardı Onlar Allah'ı

Tanıyorlardı Rasulullah'ı

Ama bir kere zorluk ordusu

Çoktan aşıp gitti çöl yolunu!

Zorlu bir imtihan ve sabır süreci başlamış oldu böylece. Arkadaşlarının onlarla konuşması yasaktı, Peygamber onlardan yüz çeviriyordu mescidde. Akabe ehlinden Ka’b pişmanlık, hüzün, yalnızlık ve keder dolu gözyaşları içindeydi şimdi. Tam 50 gün boyunca dar geldi onlara dünya, bütün genişliğine rağmen.

Ve tüyleri diken diken eden bir marş daha…

Ağlamak, ağlamak beyin eriyene kadar

Secdeden kalkmamak alın çürüyene kadar!

Ve müjde geldi sonunda! Müjde sana Ey Ka'b, Ey Mirare, Ey Hilal! Allah tevbe edenlerin tevbesini kabul etti. Affolunma sevinciyle içlerinde huzurla secde ediyorlardı şimdi. Ka'b bin Mâlik ve arkadaşları bu ilahi iltifata, doğru sözlülükleri ve samimi davranmaları sayesinde kavuştular.

Bedbaht olana, ye'se düşene

Nefsine uyana tevbe nasip et!

Allahu Teâlâ bu üç sahabenin halini ve affedilmelerini şöyle bildirir: "Ve savaştan geri kalan o üç kişinin tövbesini de kabul etti. Bütün genişliğine rağmen yeryüzünün kendilerine dar geldiği, ruhları son derece sıkıldığı, Allah 'tan başka bir sığınak olmadığını anladıkları zaman tövbe etsinler diye, Allah onları bağışlamıştı. Şüphesiz ki Allah, tövbeleri çok kabul eden ve çok merhametli olandır" (Tevbe/118).

Nefsimize yenilsek bile günahta ısrar etmeyip tevbe etmeyi nasip etsin Allah hepimize!

Bant tiyatrolarını hazırlayanların, seslendirenlerin, bize bu güzellikleri yaşatanların eline sağlık!

Ayşegül Sena Kara hatırlattı

Güncelleme Tarihi: 14 Mart 2019, 18:16
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Muhammed
Muhammed - 8 yıl Önce

bant tiyatrolarını cd veya mp3 ortamında dinlemek istiyoruz. fakay telif hakları meselesi yeniden basılmasına engel oluyor. ilgili arkadaşlar yardım etse ne hoş olur.

Âkif Cân
Âkif Cân - 8 yıl Önce

"bir zamanlar..." niye deniyor hep sürekli benim çocukluğumda izlediğim-dinlediğim şeyler. evet bir zamanlardır da ben de yaşlanmış sayılmam ama sanırım.daha 21!
Vakt-i zamanında bu bant kayıtlarından öğrendim çok Zat-ı Muhteremleri.Musab bin Umeyrleri, Cafer-i Tayyarları, Hasan Basrileri. Allah hepsinden razı olsun. Bir rehavet mi çöktü ki, korkuldu mu, yaşlandı mu bunları hazırlayanlar bilemiyeceğim ya da yorum yapmak istemiyorum neden böyle çalışmmalar yok hakikaten...

Suraka Devrim
Suraka Devrim - 8 yıl Önce

Zaman Yayıncılık tarafından 1985'te ilk çıkarılan Bant Tiyatrosu MUTE DESTANI'ydı. 2000'li yıllarda yeniden çıktı. İkisi de elimde mevcut. Müthiş bir çalışma. İçindeki ezgiler hiçbir zaman eskimeyecek.Hele sonunda bir söz var ki çağlara ışık tutuyor: "Müslümanlar, Allah'a inananlar, isterse karşılarında zamanın görünüşte dev orduları olsun, çarpışır, vuruşur ve zaferi kazanırlar. Zafer ancak inananlarındır..."

S.M.
S.M. - 8 yıl Önce

"..Öyle bir beldesin ki Mute Mute oy Mute
Gör bak sen birazdan
Gör bak kim kahraman.."

Fatma
Fatma - 8 yıl Önce

Bende o kasetlerle sahabeleri ve müslüman şahsiyetleri çocukluk yıllarımda dinleyerek öğrendim şimdi çocuklarıma da dinletmek istiyorum ama maalesef piyasada bulamıyorum

Nisa Berk
Nisa Berk - 8 yıl Önce

benim kardeşimin adı Salih tir.5-6 yaşlarındayken Musab b Umeyri dinledikçe;keşke adım Musab b Umeyr olsaydı,der dururdu..

cabbar ihl
cabbar ihl - 8 yıl Önce

gerçekten güzel günlerdi . o kasetler hala duruyor ama kaderin cilvesine bakın ki kasedi çalıştıracak makineler artık kalmadı . herşey "cd" , "usb" ve internetten ibaret artık .

ruz
ruz - 8 yıl Önce

bu kasetlerin cd formatı yok mu acep..


banner19

banner13