Abed Azrie; ya da nedir bu sanatçıların derdi?

Kadife gibi bir sese sahip kendisi. 1945'te Halep'te doğmuş Suriyeli bir müzisyen Abed Azrie.

Abed Azrie; ya da nedir bu sanatçıların derdi?

Abed Azrie” ya da nedir bu sanatçıların derdi?

 

dünyabizim kültür sanat Suriye'den bildirmek isterdi ama ne yazık ki Paris'ten bildiriyor.”

 

Kadife gibi bir sese sahip kendisi. 1945'te Halep'te doğmuş, Suriyeli bir müzisyen Abed Azrie. Bir süre de Beyrut'ta yaşamış ve 22 yaşına geldiğinde de Paris'e taşınmış. Sesinde bir Leonard Cohenlik, bir Müslüm Gürseslik var. Yumuşak, ılık süt gibi bir sese sahip; bir anda kavrayıp içine alıveriyor insanı. Klasik Arap müziği icra ediyor, üstüne üstlük bir de bunu klasik enstrümanlarla yapıyor (müziğini klasik enstrümanlarla icra etmese müziğine hala klasik Arap müziği diyebilir miyiz bilmiyorum? O yüzden hiç böyle bir soru sormayın.) 

 

Daha bitmedi şarkı sözlerini de doğunun klasik metinlerinden seçiyor. Şeyh-ül Ekber İbn Arabi'nin şiirlerini, Ömer Hayyam rubailerini, Kays bin Mülevvah'ın Leyla ve Mecnun'undan bir bölümü, Suriyeli şair Adonis'in şiirlerini ve daha pek çok tasavvuf ve Arap edebiyatı metinlerini besteliyor.

 

Bütün bunları öğrendiğimde ve Ömer Hayyam albümündeki Certitude şarkısını milyon kez dinlediğimde Abed Azrie'ye hayran kalmıştım. Ama bizim bu mutlu ilişkimiz röportajından bir parçayı okuyuncaya kadar sürdü. Kendisi Arap dünyasında sanat yapılamayacağından yakınıyor; insanların hala helal ve haramlara göre yaşadığı o coğrafyada  özgür olamayacağını, halbuki Paris'te kafasına göre yaşamını düzenleyebildiğini söylüyordu.

 

İlk önce yanlış okuduğumu düşündüm. İbn Arabi şiirlerini besteleyen insanın, bu güzel sesli abinin bu sözleri söyleyen kişiyle aynı olamayacağını düşündüm ama sonra meseleyi anlayabildim. Bu hikaye bildiğimiz bir hikayeydi. Bunun üzerine romanlar okumuş filmler izlemiştik. Her ne sebeple göçerse göçsün göçmen kişi asla vardığı yerde yola çıktığı yerdekiyle aynı kişi olarak yaşayamıyordu. İki dünya ve iki kültür arasında sıkışmışlık bir çözülmeyi, bir kafa karışıklığını ister istemez beraberinde getiriyordu. Abed Azrie bir Arap değil, daha çok bir Fransızdı. Bir Fransız gibi düşünüyordu; müziğini de ister istemez bir Fransız olarak icra ediyordu.

 

Arap kültürüyle samimi bir ünsiyet bağı kurduğunu zannetmiyorum Abed Azrie'nin. Olayların benim kurguladığım gibi geliştiğinden de emin değilim. Ama emin olduğum bir şey var; o da ülkesine, coğrafyasına yabancı gibi düşünmeye başlayan her sanatçı ister istemez kendi kültürünü otantikleştiriyor. Kendi kültürüne dışardan bakıyor, dışardan onu kuşatıyor, içine girmiyor; böyle bir arzu da hissetmiyor.

 

Belli bir coğrafyaya ait ve bu nedenle yabancı ve otantik, otantik olduğu için de çekici bir müziği batı dünyasına sunuyor Abed Azrie. Tıpkı pek çok başka müzisyenin yaptığı gibi. Amerika'ya kaçıp orada müzik yapan gruplar gibi, Fransa'ya taşınıp orada film çekenler gibi. Ve üstüne üstlük bütün ülkesini terk eden sanatçıların aşağı yukarı buna benzer demeçlerini okuyoruz. Barınma izni için istenen belgeler arasında, geldikleri ülkeyi aşağılayan bir demecin de bulunma zorunluluğu olduğundan şüpheleniyorum. Zaten adam memnun olsa neden ülkesini terk etsin diyeceksiniz; ben de memnun olmasa bile ülkesinde kalsın diyeceğim. En azından Fransa'daki gibi mutlu bir kivi* olarak yaşamak zorunda kalmaz.

 

O kendi ülkesinden kaçtıkça biz de ona buradan sesleniyoruz: evine dön Abed, evinde kal ve kendi toprağında kardeşlerinin ekmeğiyle beslen. Belki orada işler korktuğun kadar kötü değildir.

 

Bütün bu saydıklarımdan sonra ben Abed Azrie'yi hala şiddetle öneririm; çünkü elaleme yabancı olan bizlere çok tanıdık. Bir de ben müziğine laf etmiyorum; müziğin kültürel boyutu üzerine birkaç kelam etmeye çalışıyorum. Yoksa Abed Azrie'nin sesi de, yorumu da, müziği de dinlenesi.

 

*kivi bizim burada hala acayip bir meyvedir.  Elma, armut muamelesi görmez. Yabancıdır ama aynı zamanda ulaşılabilirdir. Sizin orada nasıl bilmiyorum.

 

Hulusi Kaya eve dönüş çağrısını müziğe katık etti...

Güncelleme Tarihi: 09 Haziran 2011, 14:02
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner26