Müminin miracı, gözümüzün nuru: Namaz

Namaz, en önemli ibadetlerin başında gelir. Namazın farz oluşu üzerinde herhangi bir şüphe ya da ihtilaflı bir durum yoktur. Bu ibadetin farz ibadet olduğu gerek kitap, gerek sünnet ve gerekse de icma ile sabittir.

Prof. Dr. Vehbe Zuhaylî, namaz hususunda tüm detayları anlatıyor ve namazı hem şekil yönünden hem de “esas” yönünden inceliyor. İki ciltten oluşan “Namaz” kitabında namazın farz oluşu, namazın faydaları gibi konulara temas edilmiş, ayetlerden ve hadislerden örnekler verilmiştir. Özellikle namazın faydaları hususunda günümüz açıklamalarından uzak durulmuş ve namazın ruhi, vicdani ve toplumsal açıdan faydalarına değinilmiştir. Günümüzde daha çok sıhhate dayalı faydalarının ön plana çıkarıldığını, görüyoruz. Oysa namaz, kültürfizik hareketlerinden ötede insana önce kulluk bilincini hatırlatan bir ibadettir.  Belki şimdilerde namaza alıştırmak ya da yerine getirilmesini gerekli göstermek için yan faydalara temas edilmiştir ancak Vehbe Zuhaylî buna gerek görmemiştir.

Bir Müslümanın en önemli alâmetifarikası namazdır. Bir kişiyi uzaktan namaz kılarken gören kimse o kişiyi tanımasa, onunla konuşmasa dahi onun Müslüman olduğuna kanaat getirir. Bu nedenle dışarıya verilen imaj da önem kazanmaktadır. Müslüman, namazını kılmakla ve namazla beraber kazandığı özelliklerle yaşamakla yükümlüdür. Müslüman eğer namaza uzaksa diğer ibadetlerle bunu tamamlaması mümkün değildir. Kelime-i şehadetten sonraki en büyük farz olan namaz, aynı zamanda Allah’ın verdiği nimetlere şükürdür.

Namaz, sürekli ve vakitlice yapılması gereken bir ibadettir. Sürekli ve vakitli olan bu ibadet kula her an vazifesini hatırlatan, dünyada ne için bulunduğunu bildiren ve her anın, her nefesin şükrünü ettiren bir vasıtadır. Namaz, esasında bir yaşam biçimi ve Allah’ın kulu olmanın, O’nun karşısında eğilmenin bir şeklidir. Ayrıca namaz, yalnız Allah’tan istemenin de bir yoludur. İnsan, yaratıcısı karşısında her daim acizdir ancak O’ndan bir şeyler isterken özgüvenlidir. İşte namaz, bu özgüvenin oluşmasına yardım eder, onu sağlamlaştırır.

Kitapta namaz vakitleri ile ilgili teknik bilgiler yer almakta, takvimlerde gördüğümüz saatlerin hangi kriterlere göre oluşturulduğu açıklanmaktadır. Ayrıca faziletli ve müstehap olan vakitlerle sakıncalı vakitler verilen bilgiler arasındadır. Namazın sürekliliği bu vakitlere uymayla mümkün olur. Bu konunun sonunda ezana da değinilmiş ve ezanın hükmüyle beraber kamet ve şartları da izah edilmiştir. Geçmiş uygulamalar, mezheplere göre tatbikler ayrıntılı bir biçimde aktarılmaktadır. Ezan, sadece namaza çağrı olarak değil özel durumlarda haber verici bir araç olarak da kullanılır. Çocuk doğumunda kulağa okunan ezan, felaketlerde okunan ezan ve tehlike anlarında insanların ve hayvanların kulağına okunan ezan namaza çağrı dışında okunan ezanlara örnektir. Ayrıca bilmek gerekir ki şeytanın ezana alerjisi üst düzeydedir.

Her ibadetin olduğu gibi namazın da belirli şartları vardır. Bu şartlara uymak namazın sağlıklı biçimde eda edilmesi için gereklidir. Prof. Dr. Vehbe Zuhaylî, mezheplere göre bu şartları açıklıyor ve esasında çok zor bir işin üstesinden gelmiş oluyor. Başta temizlik olmak üzere örtünme, vakit gibi şartlar bu ibadetin sağlıklı biçimde yerine getirilmesi için şarttır. Burada kadın ve erkeğe göre şartlar değişmektedir. Kabul edilmelidir ki kadın ve erkekler aynı ibadeti farklı şekillerde yerine getirir. Başta örtünme olmak üzere erkeklerin uyması gerekmeyen birçok kural kadınlar için vardır. Farklılıklar olsa da kadın ve erkekler için ortak olan şey kıbledir. Kıbleye doğru dönmek şartlardan biri olmakla beraber kıbleyi araştırma ve onu bulmak da görevdir. Kitabın birinci cildinde namaz parçadan bütüne doğru hareket edilerek anlatılıyor ve rükünleri, sünnetleri, mekruhları bölümler halinde açıklanıyor.

İkinci cilt, sehiv secdesiyle başlıyor ve beş vaktin dışındaki namazlarla devam ediyor. Sehiv secdesinin anlatıldığı bölümde tilavet secdesi ve şükür secdesi de anlatılıyor. Pek çoğunu bildiğimiz, belki küçük ayrıntıları kaçırdığımız uygulamalar bu kısımda tekrar ediliyor. Sehiv secdesiyle ilgili mezhepler arası farklılıklar fazlasıyla vardır. Neden gerekli olduğu hususu ayrı ayrı açıklanmıştır. Aynı şekilde tilavet secdesinde de mezheplere göre farklı uygulamalar mevcuttur. Şükür secdesi ise üzerinde diğer iki secde kadar ihtilaf olmayan bir secde türüdür.

Beş vakit namaz dışında kılınan daha doğrusu kılınabilecek namazlara da yer verilmiştir. Cuma namazı, yolcu namazı, bayram namazları, küsuf ve hüsuf namazları, istiska namazı, korku namazı, cenaze namazı gibi namazlar bu ciltte tüm ayrıntılarıyla anlatılmış hatta şehitlik konusuna da temas edilmiştir.

Prof. Dr. Vehbe Zuhaylî, hep gördüğümüz gibi burada da kesinlikle ilmini sakınmamış, okuyan herkesi engin ilminden faydalandırmayı görev bilmiştir. Şüphesiz ki iftitah tekbiri ile başlayıp selamla sona eren namaz öncesiyle ve sonrasıyla son derece ayrıntılı ve mütemmim cüzü fazla olan bir ibadettir. Bir Müslümanın namazla beraber yaşayacağı hayat, temsil ettiği dine ve kitleye yakışır bir hayat olmak zorundadır. Namazın önemi sadece Allah’a olan kulluk borcunun yerine getirilmesinden ibaret değildir. Namazın unutturduğu kötü alışkanlıklara dönülmemeli, yönlendirdiği güzelliklerden faydalanmalıdır. Aksi takdirde bu ibadetin ne iç dünyaya ne de dış dünyaya bir faydası olacaktır. Namaz kılan birinin davranışları aynı zamanda İslâm’ın ve Müslümanın imajını belirler.

Risale Yayınları’ndan çıkan ve iki cilt olarak basılan “Namaz” kitabı, Prof. Dr. Vehbe Zuhaylî’nin namazla ilgili bütün konuları ayrıntılı biçimde incelediği bir eser. Zuhaylî, beş vakit namaz dışında çeşitli sebeplerden kılınan namazları da bizlere öğretiyor. Okudukça görülecektir ki namaz ciddiyetle ele alınması gereken birbirine bağlı parçalardan oluşan, her kılındığında Müslümana Müslüman olduğunu hatırlatan benzersiz bir ibadettir.

YORUM EKLE

banner19

banner26