Muhsinimiz, Osman Yükselimiz, Zarifoğlumuz, Başgilimiz

Kültür ihracını savunduğumuz için bir arkadaşımız dizileri soruyor. Dizi ihraç etmemiz kültür ihracı değil mi? Genel olarak hayır... Özgünlük ürettiğiniz oranda kültür olabilirsiniz. Hepimiz 90’larda Güney Amerika dizileri izledik. Hayatınızda güçlü bir tesir bıraktılar mı? Veya Portekizce, Salsa, Samba öğrenen kaç kişi oldu bunlardan mülhem? Bizim diziler dünyaya hamburger habitatı ihraç ediyor. Türklere, Araplara bunu anlatmak için iki kavram kullanıyorum pembe kurt - pembe deve diye. Olan şey ihraç ettiğimizi zannettiğimiz şeyle bizi adamakıllı boyayıp küresel sisteme entegre etmeleri.

Hava soğuk olmasına rağmen uzun bir yürüyüşe çıktım. Yoldaki apartmanların bazılarının önünde durup onları inceledim.

Ankara'nın butik müzelere ihtiyacı var. Dünyada birçok örneği olduğu gibi kişiliği olan bazı eski apartmanlarda müzeler kurulması pekâlâ mümkün... Şehrin semtlerine ruh veren bu yapılar veya bir bölümleri neden müze olarak değerlendirilmesin?

Muhsin Yazıcıoğlu'nun Şarkışla'nın Elmalı köyündeki evi müze yapılacak. Elmalı köyü kaç ziyaretçi alır ki? Asıl Ankara'da bir Yazıcıoğlu müzesi açılmalı. Osman Yüksel Serdengeçti, Cahit Zarifoğlu, Ali Fuat Başgil adına bir müzemiz yok. Bir nasyonel - milli müzeye sahip olmayan Türkiye'ye bunları teklif etmek abes değildir umarım.

Saat on bir olmuş. Bir pastanede oturuyoruz. Bu kafe ve restoranların yabancı isim ve amblemlerine kızmamak elde değil. Sadece onlarla değil, bütün kuruluşlarla ilgili bir mesele bu… Amblemini Selçuklu yıldızından ilham alarak değiştiren Elbistan ve Aksaray belediyelerini tebrik etmek gerek. Kerim Aydoğan yönetiminde kabul edilen Selçuklu kanatlı aslanını ve sekiz köşeli amblemini değiştiren ALTSO'nun kararı kabul edilemez. ALTSO'nun eski, Elbistan ve Aksaray belediyelerinin yeni amblemleri bu konuda bütün kuruluşlara örnek olmalıdır.

YORUM EKLE