banner17

Şimdi okullu ama kedi çizemiyor!

Yeni kitaplar, ölçülü defterler. Kimisi kareli, kimisi çizgili. Ama bir başkadır resim defterleri.

Şimdi okullu ama kedi çizemiyor!

Bugün okullu olduk!

İlköğretim haftası. İlk zil. Gıcır gıcır kitaplar. Ölçüleri verilen defterler. Üniformalar, araç-gereçler. Bir ilköğretim çocuğunun her sene başındaki olağan halleridir bunlar. İlk gün okula sivil gidilir, ders işlenmeden gelinir. 2. gün sınıflar belli olur, ufaktan ‘yazın ne yaptınız?’ muhabbeti başlar. 3. gün ise kitaplar alınır, defter ölçüleri verilir. Kareli büyük boy, çizgili küçük boy.Resim dersi eziyeti

Anne kaplasana!

Hayatımda hiç bu ölçülere göre defter almadım ama ben istisnayım zannedersem. Zira tüm arkadaşlarım riayet ederlerdi bu talimatlara. Hani defter ölçülerini pek çakmazlardı öğretmenler ama kap kontrolü yapılırdı. Tüm defter ve kitaplar kaplanacak ve etiketlenecekti. Bu pek kaçmazdı hocanın gözünden.

Ancak 10 tane kitabım ve 10 tane defterim vardı. 4 kardeş olduğumuz evde aynı durumda 20’şer taneden ilk hafta 80 tane defter-kitap annemin önüne gelirdi ilkokul yıllarımızda. Okulların açılış haftası saatlerce kaplama mesaisi yapardı annem.

Bu haftanın babamla olan ilişkisi ise kırtasiye ve elbisecide başlardı. İlköğretim hayatımda 8 yıl (ve hatta lisede de) renk tonunda bile hiçbir fark olmadan hep ama hep aynı pantolonu aldım. Gri okul pantolonu. Üstüne ortaokulda beyaz gömlek. Onun da üstüne lacivert ceket. Ancak ilköğretim yıllarımda bile tahammül edemezdim kravata. Eğer o gün kontrol yoksa kravat yoktur boynumda. Ama her gün de ihtiyatlı olmak manasında cebimdedir uzun kumaş.

Ah şu resim setleri!

Babasının ellerinden tutan küçük çocuk bu kez kırtasiyededir. Diğer kardeşlerimden olduğu gibi liste ister babam benden. Tüm araç gereçlerin yazılı olduğu liste. Ama bulunmaz ondan bende. Ruh halime göre, 2 küçük boy kareli, 3 büyük boy çizgili isterim görevliden. Ardından cetvel seti. Ondan sonra flüt. Tabii bir de arada pergel seti. En sonunda ise isyan ettiren bir set. Ona 1. sınıftayken bile merak besledim. Hatta 3. sınıfta öğretmenimi fırçaladım. O set resim seti.

Resim dersi eziyetiİşte aslında tüm bu hatıralarım aklıma, bu sene okul başlangıcında cıvıl cıvıl gördüğüm çocuklardan geldi. Babasının elinden tutup, “şunu da al baba” diye dil dökenlerden. O çocuklardan bir tanesi de babasına resim çantası aldırtıyordu. 1. sınıfta merak ettiğim, 3. sınıfta saçma bulduğum, 7. sınıfta isyan ettiğim resim dersi mantığı bir kez daha kurcalamıştı aklımı.

Bir ders deme..!

Resim dersi haftada 1 saattir. Resim öğretmenleri bile bilir ki okulların en dandik dersidir o ders öğrenci ağzında. Hiçbir işe yaramaz. Çünkü orada resim yapan çocuk ilerde ressam olmayacak. Bu oran en fazla %1. Yahut resim dersi OKS (SBS)’de çıkmayacaktır asla. Lisede de görmeyecektir o dersi. Ve tabiİ üniversitede de yok. Resim dersi hiç bir çıkışı, hiç bir ülküsü, amacı olmayan, ‘maksat muhabbet’ mantığıyla konulmuş bir derstir muhakkak.

Ama ama ama. Daha da ilginci vardır. Resim öğretmenleri komlekslidir her daim. Resmi güzel yapamazsanız bir şey demem ama, getirmezseniz “0” alırsınız. Ve tabii ki resimler getirilmez. Ve hiç tartışmasız resim dersleri en fazla başarısız olunan, bununla beraber en kolay ve hatta en dandik derstir.

Çünkü kolay değildir o dersten geçmek. Resmi yapmazsanız, “araç gerecin yoktu” der öğretmen. Malum, haftada 5-6 saat olan Türkçe derslerinin ders kitabından başka hiçbir aracı yoktur ama bir saatlik resim dersi burs gerektirir maazallah.

Taha Gültekin'den kedi
GYY'miz Asım Gültekin'in oğlu Taha'nın maharetli ellerinden insan kedisi çizimi!?

Bu çocuk bir saat ders görmekle ressam olacak

Bu notlarla bir ara verdikten sonra devam edelim çocuğa. Çocuk öncelikle resim çantası aldırır babasına. Daha sonra ise resim paleti. Tabii bu pek mühim dersin araç-gereçleri bu kadar kolay değildir. Daha da sonra, resim kâğıtları aldırır 20 tane. Ama öğretmeni demiş ki, birde çantalarında saklayacakları resim defterleri olacakmış. Tabii büyük boy. Bu defter de epey pahalıdır. Ardından yağlı boya izler bu serüveni. Bitti mi? Hayır. Guaj boya, sulu boya, pastel boya ve kuru boya. Tabii bu kadar cila/boyadan sonra bir de fırça lazım. Keşke sadece fırça lazım olsa. Ama bir fırça ordusu lazım. Öğretmenin uç numaralarını verdiği yaklaşık 10-15 tane fırça aldı küçük çocuk. Tam bitti malzemeler derken, “baba” dedi, “bir de karakalem çalışması için şu uçlarda kurşun kalemler!?”

Sanıyorum babası resim dersi zayiatı olarak kasaya 30-40 lira ödemişti. 7. sınıfa gittiğini öğrendiğim çocuğu, haftada 1 dersle, bu sınırsız imkânlarla dönem sonunda bir ressam olarak görmeyi temenni ediyorum.

 

Ahat Özgerzen “ben kedi çizemiyorum öğretmenim” dedi

Güncelleme Tarihi: 07 Ekim 2016, 10:04
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
okur-trying-to be
okur-trying-to be - 8 yıl Önce

sitenin yenisiyim, okudugum yazilarin yazarlarini bilmek istiyorum ama belirli bir kisim yok. ayrica bu yazilar biryerlerden alinti midir yoksa bu site icin yazilmis updated yazilar midir? thanks

Hakan Yücel
Hakan Yücel - 8 yıl Önce

Şimdi bir problem var, sorun dersde mi, öğretmende mi yoksa müfredatı belirleyen meb de mi ? Atölyesi olmayan, bir saatlik dersi ne öğretmen sevdirebilir ne öğrenci sever. Yine de iyi, öğretmen ve öğrencilerimize teşekkürler

banner8

banner19

banner20