banner17

Osmanlının yazısı ile ne işim olur?!!

Osmanlıca deyince ister istemez farklı, yabancı bir dil zannediyor kimileri. Kimisi ise onu bile düşünmüyor.

Osmanlının yazısı ile ne işim olur?!!

 

"Osmanlıca" mı? Aman ya Rabbi, Arap alfabesi mi dedi biri?!

Şşşt sessiz, yerin kulağı vardır derler, duyan muyan olur, bir de adımız gericiye çıkmasın bunca işin gücün arasında.

Aydın, saygın, seçkin, üstün, çok önemli, çok değerli, çok gerekli insanlarla oturup kalkan kişileriz biz. Geleceğimizi tehlikeye atamayız. Elbet o kadar düşüncesizce hareket edip bütün kariyerimizi mahvedemeyiz. Zaten bunca koşuşturmanın, toplantıların, sınavların, dizilerin, internetin, arkadaşlarla 'felekten bir gün çalma'nın arasında aklımıza düşmeye bile vakit bulamaz üç kıtaya hükmeden, bir sözüyle kralları dize getiren koskoca Osmanlı Devleti’nin kullandığı o 'çok zor' alfabe.Osmanlıca

Yapmamız gereken şey 'yabancı' dillerimizi çoğaltıp…

Hem aklımıza düşse kaç yazar ki, 'o alfabe' öyle zor öyle zormuş ki kimse okuyamıyormuş, okuma-yazma bilen kişi sayısı çok azmış. Allahtan ki düşünceli paşalarımız bu konuda da bizi zor durumda bırakmayıp 'yeni' ve 'çok kolay' alfabemizi 'eski' ve 'çok zor' olanla değiştirmişler de zamanın âlimleri birden kör cahil oluvermiş. Bu cahil, eski kafalı, yenilik düşmanı insanların okuduklarını, yazdıklarını anlamlandırmaya çalışıp da boşuna kafa patlatmanın ne anlamı var ki? Zaten hep onlar yüzünden geri kalmadık mı?

Batı daima bizden öndeydi, önde olacak. Hâlâ tedavisi bulunamayan onlarca hastalığı bin yıl öncesinden yazan İbn-i Sinalar, bilimde yeni yeni fark edilen şeyleri yıllar önce keşfetmiş olan Biruniler, El Cezeriler, İbn-i Rüşdler, Batı'dan binlerce yıl önce keşiflerini tamamlayan Evliya Çelebiler, İdrisiler, Katip Çelebiler, seviyesine bugün bile ulaşılamayan, hâlâ sırrı çözülemeyen Mimar Sinanlar ve daha nicelerini görmemek, bilmemek, duymamak için kör olmaya gerek yok işte. Yapmamız gereken şey 'yabancı' dillerimizi çoğaltıp her konuda daima bizden önde olan Batı'yı daha yakından takip etmek, ona yetişebilmek uğruna daha çok ter dökmek, yıllarımızı hiç acımadan harcayıp sonucunda bir şey elde edemeden kalmak ve gözümüz 'Batıya' açık gitmektir.

Kimse bizi “Osmanlıca biliyor muyuz” diye sorguya çekecek değil!?

Allah korusun o 'eski' ve 'çok zor' alfabeyi öğrenmeye çalışmakla vakit harcayıp, çağımıza bile hükmedebilecek devler gibi eserler bırakan ecdadımızı tanımaya başlarız da gönül rahatlığıyla gideriz filan! Ama tabii diyorsanız ki Osmanlıca öğrenmek bazı edebiyatçı, tarihçi çevrelerin hoşuna gidecek, bizi bir şey sanıp adam yerine koyma hatasına düşecekler, kariyerimize katkı sağlayıp cebimizi şişirecekler; işte o zaman mantıklı bir çaba olmaya hak kazanabilir. Yoksa sadece 'Kuran harfleri' olmaktan öteye geçemez.

Osmanlıcaİlahiyat fakültesinde okuyan bir arkadaşım bahsetmişti, Arap alfabesiyle yazılmış ders notlarını çalışmak için yere koyduğunda babaannesi tutmayan dizlerine bakmadan sinirle ayağa kalkıp o notları yerden alıp saygıyla öptükten sonra özenle yüksekçe bir yere kaldırmış. Öyle ya, Arap alfabesi sadece Kuran'da vardır, başka herhangi bir eserde olamaz, biz koskoca devletimizin kullandığı alfabeyi sileli yıllar oldu.

Hem hatırlasak ne olurdu ki? Kimse bizi “Osmanlıca biliyor muyuz” diye sorguya çekecek, sınava tâbi tutacak değil. Bizler ki sınavı olmayan bir şeye çalışmak gibi kötü huyları olmayan, sınav için çalıştıklarımızı da sadece sınavlık ezberleyip sonrasında hemen unutmakta uzman olan kişileriz. Mazaallah kafamız gerekli bilgilerle dolar da yeni çıkan şarkıların sözlerini, film repliklerini, dizilerimizin saatlerini, karakterlerini almaz filan. Son maçtaki şikeyi konuşmak dururken açıp iki satır Osmanlıca metin okuyacak halimiz yok ya!


Lübeyne Bal yazdı

Güncelleme Tarihi: 31 Aralık 2012, 11:26
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner20