banner17

Namdar Rahmi'yi bildin mi?

Hicivde atlanmaması gereken ve unutulmaması gereken önemli bir isim: Namdar Rahmi..

Namdar Rahmi'yi bildin mi?

 

10312Namdar Rahmi Karatay ismini ilk kez birkaç gün önce kıymetli bir büyüğümden duydum. 

O da, bir önceki hafta katıldığı bir toplantıda, ülkemizin önde gelen hukuk otoriterlerinden birinin verdiği bir söyleşide öğrenmiş.

Allah biyografinizi internete düşürmesin

Muhterem hakkında detaylı bilgiye ulaşmak çok kolay olmadı. Hakkında yazılanların bazıları ise bir takım yanlışlıklar içeriyordu. Özellikle internette, dijital alemin fırsatçılığıyla işin kolayına kaçan sözde uyanıkların, neredeyse birbirin kopyası Ç-alıntılarla oluşturdukları kısa biyografisinde hep aynı yanlışa düşerek onu, Konya doğumlu olarak andıklarını gördüm. Oysa Namdar Rahmi, Konya’nın köklü ailelerinden birine mensup olmakla birlikte Kütahya’ da doğmuştu.

Ayrıca, kendisine atfedilen  “Salla başı al maaşı" isimli şiir, aslında ona ait değildi.

Kah hicivlerinde kullandığı; güldürürken düşündüren imgelerine hayran kaldım, kah kendisini anlattığı “Poker destanı” isimli şiirindeki Namdar için üzüldüm.

İstedim ki; yüzde yüz bizim olan bu değerimizi ucundan da olsa tanımaya çalışalım .. Bu küçük tanışma edebiyatla ilgilenen araştırmacılarının ilgisini çeker umarım.    

10313Gerçek adı Mehmet Namdar’ dır. (24 Kasım 1896  - 26 Ağustos 1953)  1896 yılında Kütahya’da doğan Namdar Rahmi Karatay, soyadından da tahmin edileceği  üzere bir Konyalıdır. Konya'da Abdülfettahzâdeler lakabıyla bilinen bir aileye mensuptur.

Hukuk eğitimi almaktayken ondaki farklı yetenekleri gören bir maarif müfettişinin himayesi sayesinde Fransa’ya Sorbonne Üniversitesi’ne gönderilmiştir. Paris’te Felsefe bölümünü bitiren Karatay’ın, yurt dışı macerası öncesinde ve sonrasında yurdun farklı yerlerinde öğretmenlik yaptığını öğreniyoruz. .

Yalnızca fiziki, kimyevi, hayati olayları değil, ruhi ve içtimai alanda gerçekleşen bütün olayları enerji (kudret) prensibi ile açıklamaya çalışan “Konya Enerjetizm Felsefe Okulu” nun kurucularından olan Namdar Rahmi, Naci Fikret’ le birlikte bu ekolün  yayılması için çalışmalar yapmış, 1925-1929 yılları arasında yayınlanan Yeni Fikir Dergisi’nde, felsefi sistemini açıklayan yazılar kaleme almıştır.

Kurtuluş Savaşı yıllarında ve Genç cumhuriyetin ilk dönemlerinde Konya'da Millî Mücadele’yi destekleyen yazılarıyla tanınan Babalık Gazetesi’nin yazarları arasında yer alan Namdar Rahmi Karatay, 1. Türk Dil Kurultayı'na da davet edilmiştir.

“Felsefi Meslekler Sözlüğü” , “Geçti Bor’un Pazarı” , “Yazma Dersleri” , “Kitaplarımın Hikayesi” , “Namık Kemal ve İdealizmi” gibi eserleri bulunan Namdar Rahmi, şiirleriyle Türk hicvinin ustalarından Şair Eşref ve Neyzen Tevfik' le birlikte anılmaktadır.

Namdar Rahmi, okurken güldüren, güldürürken de düşündüren taşlamalarında, ilgi çekici bir yön olarak; atasözleri ve deyimler deryasından faydalanmayı seçmiştir.

  • Komşunun tavuğu kaz, karısı kız görünür
  • Eşeğe gem vurmayın
  • Karamanın koyunu sonra çıkar oyunu
  • Geçti borun pazarı sür eşeği Niğdeye
  • Tezekten terazinin boktan olur dirhemi gibi deyişleri şiirleştiren şairin taşlamalarından birkaç örneği dunyabizim.com okurlarıyla paylaşıyoruz.

10314EŞEĞE GEM VURMAYIN 
 
Benim ağzım yandı, Aman siz dikkat edin. 
Yalnız layık olan adama hürmet edin. 
Haddini kim bilmezse ona hakaret edin. 
Ele alçak durmayın, onu hakikat sanır. 
Eşeğe gem vurmayın,kendisini at sanır.

İnsanların kimisi uyuz köpek gibidir, 
Kimisi ayı gibi, kimi eşek gibidir,                                                                                  

Tilkiye doğru olmak, hakka sövmek gibidir. 
Namerdi okşamayın, onu bir tokat sanır. 
Eşeğe gem vurmayın, kendisini at sanır.

Pehpehler, pohpohlarla çok itleri at yaptık.

Uçurduk da göklere alkıştan kanat yaptık. 10315
Hiç yoktan başımıza koca saltanat yaptık. 
Üstüne çul vursanız, it onu kanat sanır. 
Eşeğe gem vurmayın, kendisini at sanır. 
 
İşini uyduranlar, tilki gibi kurnazdır. 
Silahı hep yalandır, zekası gayet azdır. 
Yalanını tutsanız,fayda yok utanmazdır. 
Yüzüne tükürseniz, onu kalafat sanır. 
Eşeğe gem vurmayın, kendisini at sanır. 
 
Gösterme karda gez de kimseye izlerini. 
Kıymet bilmeyenlere arz etme cevherini. 
Varlığını belli et, açmadan her yerini. 
Bir hamal kayığını sarhoş bilmez, yat sanır. 
Eşeğe gem vurmayın, kendisini at sanır. 
 
Sözü yerinde söyle, demiri tavında döv. 
Öveceğin adamı iyi tart da öyle öv. 
Söveceğin adamın yüzüne tükür de söv. 
Yüzüne tükürmezsen, onu, iltifat sanır. 
Eşeğe gem vurmayın, kendisini at sanır. 

POKER DESTANI

Keşiş'in eteğinde yaşadım keşiş gibi,  
Bir lokma, bir hırkaya hu! diyen derviş gibi,  
Ara sıra destanlar yazarım bir iş gibi,  
 
Bu âleme maksatsız seyr için gelmiş gibi,  
Harcadım hayatımı beş paralık fiş gibi.                                                                                        
Bu hayat pokerinde bize ancak pas düştü,  
Elime per gelmedi, ellere ful-as düştü,  
Şimdi artık mahvolan ömrüm için yas düştü,  
 
Yoksulluk, kimsesizlik çöktü kara kış gibi,  
Harcadım hayatımı beş paralık fiş gibi.  


Bu oyunda ben neyim? tam mahvolmuş bir adam,  
Kiminde kare-vale, kiminde var kare-dam,  
bir blöfle rest dedim, yıkıldı başıma dam,  
 
Umutlarım önümde devrildi kiriş gibi,  
Harcadım hayatımı beş paralık fiş gibi.  

Ne kazançlar ummuştum girerken bu oyuna,  
Üstün eller vurdular, hiç durmadan boyuna,  
Şimdi tamam benzedim kurbanlık bir koyuna,  
 
Herkes tapınıyorken kendine fetiş gibi,  
Harcadım hayatımı beş paralık fiş gibi.  


Hep zarara uğradım, oynadımsa kaç seans,  
Ben pot dedim, başkası yaptı beş misli rölâns,  
Kör olsun, uğramadı bir kerecik kahpe şans,  
 
Bütün meziyetlerim battı bana şiş gibi,  
Harcadım hayatımı beş paralık fiş gibi.  


Saadet uma uma geçti ömrün yarısı,  
Bilmem niçin düşmüyor başımıza darısı,  
Balarısı olmadım, oldum eşek arısı,  
 
Herkes çalım satarken canlı bir afiş gibi,  
Ben kendimi harcadım, beş paralık fiş gibi...  


Bursa-1935 

TEZEKTEN TERAZİNİN B.KTAN OLUR DİRHEMİ

Sakın namert aşına sokma, elini yakar. 
O tıkınsın, sen yutkun, bu da elbet can sıkar. 
Bir iyilik yaparsa, bin kere başa kakar. 
Böylelerden gelecek iyilikten ne çıkar.

Öylesine hayr eder bir soysuzun keremi, 
Tezekten terazinin b.ktan olur dirhemi.

 

Galip Kapusuz hatırlattı.

galipka at gmail.com

Güncelleme Tarihi: 10 Aralık 2015, 15:24
YORUM EKLE
YORUMLAR
RECEP PARLAK
RECEP PARLAK - 3 hafta Önce

AZICIK BENDE ŞİRLE UĞRAŞIYORUM.BU GÜZİDE HİCİV USTASINI OKUMA FIRSATI TANIYANLARA BİNLERCE TEŞEKKÜRLER.EMEĞİNİZE SAĞLIK.SAYGILAR.

banner8

banner19

banner20