banner17

Milli Mücadele'de mizah mı dedin?

Tarihe hiç mizah penceresinden baktınız mı? Ali Şükrü Çoruk'un Mizah Penceresinden Milli Mücadele kitabı bu konuyu işliyor..

Milli Mücadele'de mizah mı dedin?

Savaşlar toplumların hayatlarında uzun süren tesirler bırakırlar… Savaş bitse de o savaşın etkileri uzun yıllar, hatta ve hatta o toplum varlık sahnesinde olduğu müddetçe sürer. Toplumların gelecekleriyle ilgili çok önemli dönüm noktalarıdır savaşlar. Denilebilir ki her savaş toplumun kader taşlarından birisidir.Ali Şükrü Koçak

Hal böyle olunca da savaşın tesiri de o toplumla birlikte tarih içerisinde gidebildiği yere kadar gider. Tarihin kaydedebildiği yere, noktaya kadar… Bu, meselenin bir tarafıdır. Diğer tarafı ise savaşın o günün toplum hayatında uyandırdıklarıdır. Bununla ilgili en canlı verileri o günün iletişim araçlarından, yazılı kaynaklarından ediniriz.

O bir mizah gazetesi

Son okuduğum kitap işte böyle bir çalışmanın ürünü. Milli Mücadele döneminde yaşananların o dönemde yayınlanmakta olan Karagöz’deki akisleri… Ancak Karagöz normal bir yayın organı, gazete değil. O bir mizah gazetesi. Tabii ki dönemin şartları gereği zaman zaman mizahtan uzaklaşsa ve destansı kahramanlık şiirlerine kapaktan yer verse de en nihayetinde Karagöz bir mizah gazetesi…

Mizah Penceresinden Milli Mücadele, Ali Şükrü KoçakSavaşta mizah olur mu?

Bu soruya, Ali Şükrü Çoruk’un yazdığı Mizah Penceresinden Milli Mücadele kitabını okumamış olsaydım “olmaz” diye cevap verirdim. Savaşın olduğu bir yerde mizaha vurulacak ne olabilir ki? Ama durum hiç de böyle değilmiş. Toplumları derinden yaralayan savaş gibi bir mesele bile mizaha konu olabiliyor, onun üzerinden espriler üretilebiliyormuş.

‘Manda’ konusu Karagöz’de nasıl işlenmiş mesela?

Her ne kadar savaş mizahın mevzuu olsa da buradaki güldürü unsuru, düşmanı küçük duruma düşürmek ve bunun üzerinden bir mizah üretmek olarak sürüyor. Özellikle düşmanın yenilgilerini ve yenilgi psikolojisiyle yapıp ettiklerini malzeme olarak kullanan Karagöz Gazetesi buradan psikolojik bir savaş da veriyor o dönemde.

Aynı zamanda Türk toplumunun moralini yüksek tutma konusunda muhavere bölümünde Karagöz ile Hacivat’ın konuşmaları işlevsel bir rol oynuyor. Örneğin İstanbul’un işgaliyle birlikte iyice konuşulmaya başlanan başka bir ülkenin himayesi altına girme (manda) düşüncesi Hacivat’la Karagöz’ün eğlendikleri, alaya aldıkları bir mesele olup çıkıyor. Mandacılığı komik duruma düşürerek, onun üzerinden mizah üreterek halkın hafızasında manda düşüncesiyle ilgili somut şeyler oluşturuluyor böylelikle. Yani kara mizah yapıyor Karagöz Gazetesi…

Boykota bile çağırmış

Karagöz Gazetesi
(+)

Karagöz, her ne kadar bir mizah gazetesi olsa da dönemin şartları gereği bir mizah gazetesinde yer almayacak ürünler de yayınlıyor. Örneğin ‘Yunan ordusuna maddi destek sağlıyor’ gerekçesiyle Rumlara ait iş yerlerinden alış veriş yapılmaması isteniyor halktan. Gayrımüslimlere ait mağazaların reklamlarını yayınlayan gazeteler işgüzar olarak, ikiyüzlü olarak gösteriliyor. Yine aynı şekilde dönemin şartları gereği kahramanlık şiirlerine de sıkça yer veriliyor Karagöz’de. İstaklal Marşı’nın yazılmasından sonra yayınlanan bir şiir ise İstiklal Marşı’nın dönemin şairlerinde nasıl bir tesir bıraktığını gösteriyor:

Gülmez mi gül yüzün ey nazlı sancak

Canıma can katan neşendir ancak

Sen gül de ben güleyim ah ben de biraz

Bu hüznün nedendir ne için bu naz

Öyle değil mi Karagözüm

Mizah Penceresinden Milli Mücadele, tarihin bir bölümüne bir mizah gazetesi perspektifinden bakıyor. Dönemi bir de bu açıdan gözler önüne seriyor. Yaşananlar hiç komik olmasa da insanın olduğu yerde mizah da bir şekilde kendine yer buluyor… Öyle değil mi Karagözüm…

 

Karagöz gazetelerine göz atmak için tıklayın.

 

 

Besim Bal ‘of hay hak’ dedi

Güncelleme Tarihi: 25 Mayıs 2010, 12:57
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20