Dünya nasıl kurtarılır?!

Güray Süngü, usta kalemi ile Angelina Jolie'ye sesleniyor: İlişme acılarıma meleğim!

Dünya nasıl kurtarılır?!

Annem bakkala ekmek almaya gitti. İki kişi kaldık. Bir süre ağabeyimle birbirimizi seyrettik. Sonra ağabeyim sıkıldı beni seyretmekten ve yüz çevirdi benden. Ben bir süre daha seyretmeye devam ettim onu. Bu sefer seyredilmekten sıkıldı ağabeyim ve bana kendisini seyretme yasağı koydu. Ona yasaklarla yaşayabilecek birisi olmadığımı söyledim. Aferin deyip başımı okşadı ve oy kullanmaya gitti. Apartman yöneticisi seçilecekti ve bu yüzden apartman toplantısında her daireye bir oy verme yükümlülüğü verilmişti. Sadece yedi numaranın iki oy hakkı vardı. Çünkü yedi numaralı dairenin ebeveyn banyosu vardı. Ona toplantının saat sekizde olduğunu hatırlattım. Biliyorum dedi bana. Ama yine de gitti. Anca gidermiş. Duvardaki saate baktım. Durmuştu. Annem bakkala ekmek almaya gittiğine göre henüz sabahtı. Anlamadım ağabeyimin ne yapmak istediğini ama sorun etmedim. Ağabeyim benden daha akıllıydı, elbet bir bildiği vardı.Angelina kiss me for world peace

Evde yalnız kalınca yapacak bir şeyler bulmam gerektiğini düşündüm. Evde hiçbir şey yapmadan durmak iyi birşey değildi. Hiçbir yerde hiçbir şey yapmadan durmak iyi birşey değildi. İhtimalleri gözden geçirdim ve biraz kafa yordum. Dünyayı kurtarmaya böyle karar verdim. Annem bakkala, ağabeyim oy kullanmaya gitmiş ve ben evde yalnız kalmışken.

Dünyayı nasıl kurtarırsın?

Dünya nasıl kurtulur?

Bu konuda da ihtimalleri gözden geçirdim. Çok kısa sürdü ihtimalleri gözden geçirişim. İhtimaller gözümden düştü. Çok azlardı, bu kadar azken onlara saygı duymam olanaksızdı. Yine de ihtimallerin gözümden düştüğünü söylemesem daha iyi olurdu. Neyse. Uzun vadeli bir plana girişmeyi düşündüm çaresiz. Dünyayı kurtarabilmem için öncelikle bir kostüme ihtiyacım vardı. Sonra ise dünyanın kurtarılabilir bir hale gelmesine. Bunu benim için kimse yapmayacağına göre bu işi ben yapmalıydım.

Dünyanın kurtarılabilir bir hale gelmesi… bu ne demekti? Şu demekti; dünyayı kurtarılmaya muhtaç bir hale getirmek. Bunun için yapmam gerekenleri düşündüm sonra. Kafamın en az ağabeyiminki kadar çalıştığını o an anladım. Çünkü fena şeyler geldi aklıma. Köşedeki dilenci geldi mesela. Hayır aslında şöyle; köşede dilenci filan yoktu, ama olsaydı ona çok güzel yardım edebilirdim, evden havuç götürürdüm ona, çok güzel olurdu. Sonra mesela, binadaki yangını tek başıma söndürsem… tamam işte, önce binayı ateşe verip sonra da binayı yanmaktan kurtarırsam. Bu şekilde planlarla, mikrodan makroya… iç savaşlar, isyanlar, devrim kılıklı kıyımlar… güzeldi. Uzun uzun planladım her şeyi. Çok yoruldum bu arada. Annem bakkaldan geldiğinde beni çalışırken görünce çok duygulandı. Ağabeyim apartman toplantısından geldiğinde beni çalışırken görünce o da çok duygulandı.angelina-jolie-turkiyeye-neden-geldi.jpg

Onların o kadar duygulandığını görünce ben de çok duygulandım. Duygulanınca çalışmaya ara verdim. Duygularımı işime karıştırmak istemedim. Zaten epeyce yorulmuştum, biraz eğleneyim diye televizyonu açtım. O kostümü o zaman gördüm. Televizyonu açınca. Epeyce güzel bir kostümdü üstelik. Köfte gibi dudakları, hayatında hiç karınca ezmemiş gibi bakışları, her renkten bir tane olmak üzere çocukları ve bradpit diye de bir kocası vardı. Bizim aşağı mahalleye gelmiş, öte mahalleden kaçanlara havuç veriyordu. Olduğum yere çöktüm kaldım. Ulan dedim, bir şeyi de benden önce birisi düşünüp uygulamaya koymamış olsa ya… neyse. Kapat televizyonu anne, seni de kandırıyorlar diye bir şarkı söyledim, hayalkırıklığımı kendimden gizleme hevesi kursağımda…

 

Güray Süngü Cafcaf Mizah için yazdı

Güncelleme Tarihi: 07 Temmuz 2011, 11:42
YORUM EKLE
YORUMLAR
fatıma
fatıma - 7 yıl Önce

güzel yazmış...

BuĞRa
BuĞRa - 7 yıl Önce

mizahı bol güzel bir saptama olmuş hanı derler ya 'tam üstüne bastın ayagını kaldır ' diye aynen oyle diyorum :) keşke herkes gorebılse bu iç yuzlerı :)

SIRADAKİ HABER