banner17

Cafcaf: 'İslami sol' Türk soluna çare mi?

Cafcaf mizah dergisi İslami solla ve Türk soluyla öyle bir kafa buldu ki…

Cafcaf: 'İslami sol' Türk soluna çare mi?

Cafcaf mizah dergisi İslami solla ve Türk soluyla öyle bir kafa buldu ki…

Cafcaf mizah dergisi 51. sayısıyla raflarda yerini aldı

Cafcaf 51. sayısında geçtiğimiz 1 Mayıs eylemlerinde arz-ı endam eden “İslami sol” denilen bilmeceyi kapağına taşımış. Kapakta yer alan Karl Marx, eline Muhammed Hamidullah’ın ‘İslam’a Giriş” kitabını almış okurken: “Vay canına, amma da İslam’a uygun şeyler söylemişim meğer!” derken karikatürize edilmiş.

İslami sol, Türk solunun tükenişine çare olacak mı?

Dergi, "‘İslami sol’ yaratma çabaları Türk solunun tükenişine çare olacak mı?!" diye kapağına spot cümleyi tutturmuş.

Bir kısım dindar çevre gençlerinin orda burda eylemler yaparak, gösteriler yaparak İslami solcu diye adlandırıldığını bir süredir medyadan okuyoruz. Aralarında kimileri yaklaşımlarına İslami sol denmesini kabul etmeseler de bu tarz bir sol yaklaşıma balıklama atlamış oldukları için Cafcaf tarafından bu topluluğun düşünme tarzı eleştirilmiş.

Cemil Meriç, “Türkiye de solun sağlaşması, sağın sollaşması gerekir. Sağla sol arasında büyük bir fark yoktur. Gurur dargınlıkları ve benzeri şeylerden doğan ayrılıklar. Birbirine yaklaşmalıdırlar. Ben bu kutuplaşmaya karşıyım. Kutuplaşma yobazlıktır.” derken resmi ideolojinin yol gösterdiği sağ ve solu kastederek fikren daha özgür ve özgün bir toplumu hayal ediyordu. İşin içine hiç İslam’ı katmayarak.

Solcudan Müslüman olur, doğru da İslamcıdan solcu olur mu?

Antik Yunandaki pagan kişilik anlayışı 15. yüzyılda İtalyan edebiyatında tekrar hortladı ve ancak 19. yüzyılın başında solculaşıp laikleşen sözde Hıristiyanların Hümanizm etiketiyle hayat buldu. Bunlarla uzaktan yakından alakası olmayan Yunus Emre’ye Hümanist etiketini yapıştıran modern Batıcı zihniyet şimdi de İslam’a el atmış gibi görünüyor.

Cafcaf, 51. sayısında Karl Marx’ın eline “İslam’a Giriş” kitabını tutturarak solcuların Müslüman olabileceğini fakat bir İslamcı’nın solcu olamayacağını söylemiş olmuş. Tıpkı Yunus Emre’nin yahut da Mevlana Celaleddin Rumi’nin hümanist olamayacağı gibi.

Entelektüel eksiklik veya Türk solunun ta kendisi

Türkiye’de sol intelijansiya, kendini sosyalizm ve komünizmden arındırmış, laikliği demokrasi sanan ve gerektiğinde sol tipi laikliğin liberalizmden çok daha güçlü olduğunu savunan bir devletçiliğin peşinde. Farkına varmadan o hiç hoşlanmadıkları muhafazakarlığın içine düşüvermekten kendisini alıkoyamıyor Türk solu. Türk solu rejim muhafazakarı bir CHP’nin yan ürünü olarak hayat sürme çabası içinde.

CHP ise dünya solunu ayrı, Türk solunu ayrı şaşırtarak her geçen gün militer faşizm zihniyetini taşıdığını biraz daha kanıtlıyor. AKP’ye karşı olanların oylarının birleştiği siyasi parti olmaktan öteye geçmeyen bu kuruma kendini ait hissetmeyenler ise değişik bir solun peşinde.

Sol bu durumda iken hâlâ soldan medet uman kimi İslamcı entelektüel girişimlerin yersizliğini dile getiren Cafcaf, aslında İslami sol arayışlarının boşa kürek çekmek anlamına geleceğini söyleyerek Türkiye’deki İslamcı duyarlılığını ve hassasiyetlerini kaybetmemiş okurun yüreğine su serpmiş oluyor.

Demokrasiyi kurtarmak için tank mı lazım, sol mu lazım yoksa İslam mı?

AB süreciyle birlikte Türkiye’de artan misyonerlik faaliyetlerine Rahşan Ecevit “Din elden gidiyor...” diyerek tepki göstermişti. Şimdi ise sol mu elden gidiyor, yoksa sol artık ele avuca gelir bir nitelik mi kazanıyor, zaman içinde göreceğiz.

Türkiye’nin her gün güncellenen tek mizah sitesi

Cafcaf İnternet SitesiCafcaf mizah dergisinin internet sitesi her gün güncelleniyor. Bu özeliğiyle ülkenin en canlı mizah sitesi olma özelliğini taşıyor. Biz adresi verelim: www.cafcafdergisi.net . Ayrıca dergiyi sosyal medya ağlarından da izleyebilirsiniz: facebook.com/cafcafmizahtwitter.com/cafcafmizah

Cafcaf, üç ayda bir yayımlanır. Sayı:51 Satış fiyatı 3 TL, KKTC Satış fiyatı 4 TL, ISSN 1308-7487

 

 

Kerem Abadi 'Devrim yok, diriliş var' dedi

Güncelleme Tarihi: 18 Haziran 2012, 16:20
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Emre ŞENER
Emre ŞENER - 7 yıl Önce

hep bahsediyorsunuz her camiden çıkan akp'li olmak zorunda değil (elhamdülillah değil) ama nedense burda bu anlayışa tezat var gibi akp ye karşı olanların birleştiği parti olsa chp oy oranı %50 olurdu, kendini oraya ait hissetmeyenlerde %30 civar anladığım kadarıyla ama islam solu yapmaya çalışanlarda 3-5 kişi. yanılıyorsam lütfen bi not düşün

Muhammed Ali
Muhammed Ali - 6 yıl Önce

Başlıktaki "yaratmak" kelimesi ile ilgili iki defa yorum yazdım, neden onaylamıyorsunuz? Beğenmediniz galiba. Tekrar yazıyorum "yaratmak" kelimesi bu kadar ucuz olmamalı. Mine Sota rumuzlu yazar bunu yıllar önce kaleme almıştı. Bakınız: http://www.milligazete.com.tr/makale/insan-yaratmaz-yaratilir-90139.htm Gyy'nin cevabı: Ey okurumuz, yaratmak sanıldığı gibi Allah'a mahsus değildir. İnsanlar da yaratır. Yoktan var etmek Allaha mahsustur, yaratmak ise vardan var etmeye denir. Bunu Allahın izni ile kullar da yapar. Konuyu Mine Sota'dan daha iyi bilen bir etimolojici olarak bu kadarını söyleyeyim. Yorumunuzu beğenmedik. evet. Onaylamıyoruz evet!

Muhammet Erdevir
Muhammet Erdevir - 6 yıl Önce

Anlam genişlemesinden bihaber kızgın ve gergin bir gençliğimiz var.

dibace
dibace - 6 yıl Önce

yaratmak kelımesınden hoşlanmıyoruz.vardan var etmek de olsa asım abi kullanırken rahatsız oluyoruz gene de.ne lüzumu var hoş değil..bir etimolojici olarak alternatflerini söyleyiverseniz sözlükcağızlardan.yayınlamasanız da pek iyi (gyy cevabı: güzel kardeşim, türkçe sizin hoşunuza mahkum değil, itikadımız da o hoşunuza mahkum değil şükür. iticilik için çabalıyor değiliz. takıntılarınızı sorgulamanızı öneririm) Yaratmak kelimesini kemalistler uydurmadı, Allahın bize verdiği türkçenin içinde ve tevhide ters olmayan bir kelime. iki tane kemalist uyuzluğuna yaratmak kelimesini Yaratıcıyı yok sayarcasına kullanıyor diye güzelim kelimemizden vazgeçecek değiliz. Allah imkan vermese insan hiç bir şey yaratamaz! Yaratmak Allaha mahsustur bilgisi doğru bir bilgi değil)

tespih
tespih - 6 yıl Önce

Mizahın Ciddiyetihttp://darulhikme.org.tr/darulhikme/tr/2012/06/21/mizahin-ciddiyeti/

Murat Güzel
Murat Güzel - 6 yıl Önce

Etimoloji demişken, şu "yaratmak" kelimesini niye başına "yoktan yaratmak" olarak algılıyor ki bazı arkadaşlarımız:) yara-t-mak, yararlı kılmak olarak da düşünülebilirdi halbuki.

Muhammed Ali
Muhammed Ali - 6 yıl Önce

Çünkü 'yaratma' kelimesinin ilk anlamı yoktan var etmektir ve Allah'a aittir. Bir çok kelimenin geniş anlamı, yan anlamı, mecaz anlamı vardır. Örneğin sözlükte 'Allah' , 'ilah' gibi kelimelerin de birinci anlamları dışında geniş anlamı, mecaz anlamı yazar. Ama hassasiyet sahibi bir müslüman 'müziğin ilahı', 'statükonun Allah'ı' gibi uygunsuz ifadeleri kullanmaz. Keşke bu hassasiyeti 'yaratma' kelimesinde de gösterseniz. (Yayın yönetmeninin cevabı: Lütfen dikkat, yaratmak, yoktan var etmek demek değil. Var olanı, daha yarayışlı hale getirmektir. Yar-a-t-mak. kelime köküne dikkatli baksanız göreceksiniz. Bakamazsanız çok görürsünüz! O ilah konusu başka bi konu. Yaratma kelimesinde hassas olan biziz, beyim. Sizden de titizce kelimeyi araştırmanızı bekleriz. Konu ibda' ve haleka'nın farkı gibidir. İbda yoktan var etmektir, haleka vardan var etmek! Yaratmak vardan var etmeye tekabül ediyor. Yoksa sizi niye üzelim, doğrusunu biliyorsak.. ama meseleyi bu kadar bilmeyenleri üzmemek için inadına ve çok kullanmamakta fayda var "yaratma" kelimesini. Ancak anlayabileceklerin yanında kullanmalı. Sİtemizi genelde anlayışlılar takip eder.. Anlatabildim???)

Muhammed Ali
Muhammed Ali - 6 yıl Önce

gyy cevabı: değerli kardeş, yaratmanın ne demek olduğunu dikkatsizliğe, özensizliğe bırakacak değilim. dunyabizim.com titizliğin adıdır!


banner8

banner20