Millî Görüş’ün öncü lideri: Necmettin Erbakan Hoca

Kuvveti değil Hakkı üstün tutan bir medeniyet anlayışının kutlu bir neferi… Mustazafların yanında, müstekbirlerin karşısında duran bir mücahit… Sultan Fatih’in torunu… Davanın, ahde vefanın, millet ve memleket sevdasının, ümmet ve İslâm bilincinin adı: Necmettin Erbakan Hoca.

“Bana ne Amerika’dan!” diyebilmek cesareti.

“Hayat iman ve cihattır.” şuuru.

 “Aslında bütün mesele Türkiye’nin şeftali yerine motor üretmeye kalkmasıydı.” diye haykırabilme iradesi.

“Bizim davamızda kimse kendisi için yaşamaz. Herkes kardeşi için yaşar.” bilinci.

“İman varsa imkân vardır.” düsturu.

“Bir milletin asıl gücü; tankı, topu, tüfeği değil imanlı ve inançlı evlatlarıdır.” feraseti.

“Namaz kılacaksın, oruç tutacaksın, ama Siyonizm’in düzenine karışmayacaksın, köle olacaksın. Müslümanlık şuur dinidir, şekil dini değil. Müslümanlık kölelik kabul etmez.”  uyarısı.

Millet, memleket ve ümmet adına gece gündüz demeden çalışmak, dertlenmek, acı çekmek, gözyaşı dökmek… Hakkı ve adaleti el üstünde tutmak… Bütün zorluklara rağmen yine de yılmamak… Her düştüğünde yeniden kalkma cesaretini göstermek… Allah ve Resulü’nü dilinden düşürmemek…

Hep öndeydi, her zaman öncüydü. İdeallerinden bir milim dahi sapmadı. Allah nasip etti memlekete hizmet yolunda hayırlı işler yaptı. Hayal edilemeyenleri gerçekleştirdi. İslâm birliğini oluşturma gayesiyle Müslüman ülkeleri bir çatı altında topladı kısa sürede.  El âlem bakakaldı.  Çekemediler dolayısıyla. Kumpaslar, yalanlar, iftiralar, darbeler devreye girdi sonra. Ama yine de yılmadı. Gençlere ayrı bir önem verdi. Ufuklar açtı, adam gibi adamlar yetiştirdi. Yetiştirdiği nesil memlekete çağ atlattı.

Milletin refah seviyesinin artmasında, ülkenin kalkınmasında, manevî değerlerin yeniden dile gelmesinde, Müslümanların uyanışında büyük katkıları olan Yeni ve Büyük Türkiye’nin mimarlarından Necmettin Erbakan Hoca’mızı vefatının sene-i devriyesinde rahmet ve minnetle yâd ediyoruz.

Hayatı mücadeleyle geçen, taraflı tarafsız bütün bir milletin ve İslâm coğrafyasının gönlünde hoş bir seda bırakan bu güzel insan ne diyordu:

“Bizim davamız İslâm’dır.

Gayemiz Allah’ın rızasını kazanmaktır.

Hedefimiz Hak Nizamı hâkim kılmaktır.

Arzumuz tüm insanlığın saadetidir.

İnsanlığın kurtuluşu ancak İslâm ile mümkündür.”

Kaynak: Millî Gazete / 06 Mart 2016

YORUM EKLE

banner19

banner26