Zamanında ne değerli bir iş yapmışlar!

1922-1938 yılları arasında hazırlanan ‘Türkiye’nin Sıhhî İctimai Coğrafyası’ serisi, sadece sağlıkla ilgili kitaplar değil, aynı zamanda sosyolojik bir kaynak..

Zamanında ne değerli bir iş yapmışlar!

 

Herkesin yaşadığı şehirle alakalı küçük de olsa malumatı vardır. Ancak şehir tarihleri deyince durum değişiyor. Maalesef bu konuda millet olarak hafızamızın pek de kuvvetli olduğu söylenemez.

Kayıp bir şehir tarihi halkası

Nice kayıp eserlerimiz arasında öyle bir yayın dizisi var ki, yayınlandığı yıllar, dönemin imkânları düşünüldüğünde insanı hem heyecanlandırıyor hem de takdir hisleriyle dolduruyor. Çok uzak değil, 1922-1938 yılları arasında bir dizi kitap yayınlanır. Dizinin adı “Türkiye’nin Sıhhî İctimai Coğrafyası”dır. Ve bu dizi yayın içerisinde 19 kitap neşredilir.Türkiye’nin Sıhhî İctimai Coğrafyası

İşin garibi, kitapların neşrinden 54 sene sonra bu diziden haberdar olmuş olmamızdır. Halk kültürüne ve halk bilimine ciddi bir emek vermiş olan Sabri Koz bir sempozyum bildirisi ile bu kayıp ve unutulmuş diziyi bizimle paylaşır. Tarih 1992. IV. Milletlerarası Türk Halk Kültürü Kongresinde sunulan bildirinin başlığı “Türk Halk Kültürünün Unutulmuş Kaynaklarından Biri: Türkiye’nin Sıhhı-i İctimai Coğrafyası”. Yine aynı yazarımız tarafından bu dizinin ilk kitabı da 1991 yılında Türkçe’ye kazandırılmış. Eser Çatalca Vilayeti kısmıdır.

Sıhhiye ve Muvenet-i İctimâiyye Vekâleti’nin önemli bir hizmeti

Hazırlanan eserler her ne kadar “Sağlık Coğrafyası” mahiyetinde gibi görünse de işin aslının hiç de öyle olmadığı eserler tetkik edildikten sonra anlaşılacaktır. Dönemin Sıhhiye ve Muvenet-i İctimâiyye Vekâleti yani Sağlık Bakanlığı, anlaşılan o ki bu 19 vilayette Sıhhiye ve Muvenet-i İctimâiyye Müdürlerine (şimdinin il sağlık müdürleri) bulundukları bölgelerin jeolojik yapılarını, coğrafî konumlarını, yer altı ve yerüstü kaynaklarını, iklimini, geçim kaynaklarını, nüfusu, okulları, hanları, camileri ve nihayetinde hastaları, hastalıklarını, -dönemin şartları düşünüldüğünde- gayet zahmetli bir şekilde ve özenli eser olarak hazırlatmışlar.

Sadece bu mu? Renkli baskılarla haritalar ve krokiler esere iliştirilmiş. Yayın tarihi itibariyle büyük ve önemli işler. Eserlerin yazarları ise aslında çok da bildik yazarlar değil. Ama hakikaten eserlerin bir vazife şuuruyla hazırlanmış olduğu aşikâr. Dönemin önemli vesikası ve tarihî kayıtları sadedinde olan bu çalışmalardan geriye ne kaldı bugün peki? Bunlardan sadece 8’i yeniden okurla buluştu.

Şehrine ve şehrinin tarihine sahip çık!

İnsanların hafızası olduğu gibi, şehirlerin de hafızası vardır. Bir yere aidiyet duyuyorsanız, o zaman hiç vakit kaybetmeden aidiyetinizi tarihle, tanıklıkla tazeleyiniz. Çünkü şehirler de yozlaşan kültür ve insanla kaybolup gidiyor. İşte size bir fırsat… Önce kitapları ve yayın yıllarını hatırlayalım:

Türkiye’nin Sıhhî İctimai Coğrafyası-1922 yılında Niğde, Konya, Kayseri, Menteşe (Muğla), Hamidâbâd, Sinob, Kastamonu;

-1925 yılında Ankara, Bayezıd, Çatalca, Gelibolu, Kırk Kilise (Kırklareli), Kırşehrî (Kırşehir), Urfa (Şanlıurfa), Zonguldak;

-1926 yılında Gazi Ayıntab (Gaziantep), Kengırı (Çankırı);

-1932 yılında Sivas;

-1938 yılında Tokat vilayetleri yayınlanır.

Bu eserlerden yeniden yayınlananlar ise Çatalca (1991), Niğde (1994), Çankırı (1998), Konya (2009), Hamitâbâd, Ankara (2009), Gaziantep (İlk baskısını rahmetli Bedri İncetahtacı hazırlamıştır, tarihsizdir; II. Baskı 2010), Kırşehrî (2003), Kayseri, Urfa (2010) ve Erzurum (2011) bölümleridir. Yani on bir kitap dışında kalan dokuz kitap ilgilisini ve daha doğrusu şehirlisini bekliyor.

 

 

Kâmil Büyüker, “şehrine ve şehir tarihine sahip çık” dedi

Güncelleme Tarihi: 09 Nisan 2012, 10:01
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13