Yurtlar yan gelip yatma yeri değildir!

Lise ve üniversite yurtlarının otel seviyesine inmesine mâni olmak için neler yapılmalı, müslümanca anlayışla yurtlarda rehberler, belletmenler nelere dikkat etmeli, tecrübeli İslamcı ağabeylere sorduk.

Yurtlar yan gelip yatma yeri değildir!

 

 

Yeni öğretim sezonu birkaç gün önce başladı. Öğrencilerin talim hayatında büyük önemi hâiz yurtlar da hizmet vermeye başladılar. “Lise ve üniversite yurtlarının otel seviyesine inmesine mâni olmak için neler yapılmalı, Müslümanca anlayışla yurtlarda rehberler, belletmenler nelere dikkat etmeli” diye tecrübeli İslamcı ağabeylerimize sorduk. Bu soruşturma bir bakıma öğrencilere nasıl daha faydalı olabilirim diye düşünen yurt rehberleri için de bir yol gösterici olacaktır.

Recep Ağabey, diyelim ki ben bir yurtta rehberlik yapıyorum. Çocuklarla ilgilenmeye çalışıyorum. Neler yapmalıyım, nelere dikkat etmeliyim?

Çocuklara, Allah, kitap (Kur’an-ı Kerîm başta olmak üzere), Sezâi Karakoç, Gökhan Özcan, Aliya İzzetbegoviç, Mehmed Zahid Kotku, Bedri Gencer, Hasan Aycın, Arif Ay, Ömer Karaoğlu, Mustafa Demirci gibi yüzlerce güzel Müslümanın isimlerini bol bol zikretmeli, güzel insanların isimlerine kulaklarını aşina kılmalı. Bu işi yurt rehberleri üzerine vazife almalı. Mâlum ilk talim evde olur. Yurt da bir bakıma o öğrencinin evidir. Yurt rehberleri de öğrencilerin anne-babalarının vazifelerini yüklenmiş oluyorlar. Disiplini sağlamak için düşünmekten çok bu gibi şeyler düşünülmeli. Yoksa başka şekilde yurt rehberine de, çocuklara da yazık olur.

Peki, öğrencilerle bu irtibatı kurmak konusunda bir fikir istesek sizden, zira bilhassa lise öğrencileri yaşları  itibarı ile iletişime kapalı olabiliyorlar.Öğrenci yurtları yan gelip yatma yeri değildir

Karşılaşınca zikre başlayıvermesi gibi iki dervişin, gencin intibakta zorlanmayacağı yazar ve kitapların adı söylenebilir. İhsan Süreyya Sırma, Necip Fazıl, Son Devrin Din Mazlumları, Sahte Kahramanlar, Ömer Faruk Dönmez, Mehmet Alagaş, sulugöz ve romantik olmayan Müslüman şairler, Ahmet Mercan, Arif Ay, Osman Konuk, İsmail Hakkı Bursevi, Ahmet Murat gibi bol bol yazar, şair, âlim ismi zikredilebilir, Allah’ı zikreder gibi.

Bunu ihmal etmemeli. Entellik için değil. Müslüman, namaz kılan yazarlar zikredilmeli. Laf arası, yemek sırasında, etüt kontrolünde, yatakhaneleri kontrolünde. Sınıfa girdin. Yoklama yapar gibi sor: “Mustafa Nezihi Pesen bu sınıfta mı?” diye. Sonra da onun bir yazar olduğunu söyle ve anlatmaya başla.

Aslında bunu çocuklardan önce hocalara yapmak gerekiyor bence.

Öğretmenler, hocalar genelde bu gibi işleri es geçerler, faydasız ve boş uğraş olarak görürler. Yurt rehberi arkadaşımız, öğretmenlerden, hocalardan pek bir şey ummasın, beklemesin bence. İyi olanı varsa öğretmenlerden, kitaplı, imanlı, vicdanlı olanı, onunla münasebet kurmalı. Zaten iki ya da üç tane olur, fazla olmaz öyle öğretmen kurumlarda. 15 tane öğretmen ile sohbet edebilen biri haline geldiyse yurt rehberi, bil ki kötü yola girmiştir. İşi bitmiştir. Tam böyledir bu iş. 20 yıldır birçok okul geziyorum, hiç bir okulda üç beş taneden fazla öğretmen olmadı iyi niyetli ve gayretli.

Maya yüzde beşi geçmez zaten hamurda...

Öğrenci yurtları yan gelip yatma yeri değildirİdealist, Müslümanca kaygıları olan yurt rehberleri hakkında dışardan da şunu gözlemlemeli, görmeli idareciler: "Bu rehber çocuklara sürekli yazar ismi söylüyor. Benzetmeleri bile yazar isimlerinden, âlim isimlerinden, Müslüman ilim-kültür adamları üzerinden yapıyor." Gençler diyebilmeli ki: "Bunları hep bizim için yapıyor. Karşılaştığımızda ya da ayrılırken bile selamın parolası olarak adam gibi bir yazar, şair, âlim ismi söylüyor."

Veysel Ağabey, sizce daha başka neler yapılabilir peki?

Evet, hangi yazarlar uyar, âlimler, müzik adamları… Liseliye hangi yazarlar uygun olur, üniversitelilere hangi yazarlar uygun olur, bunun listesini oluşturmalı; okutmaya, dinletmeye çalışmalı. Yirmi tane de dünyadan, Türkiye'den esaslı Müslümanların filmlerinden bir liste yapıp, bulup izletebilir. Sinema önemli tabii. Yoksa dindarların lise-üniversite yurtlarında Yahudi soykırımı filmleri seyrettirildiğini göreceksin. Düşünmeden, yalnızca insancıl göründüğünü zannederek ve acıklı olmasına aldanarak bu gibi filmleri izleten, güya dindar çevre hocaları var. İyi niyetliler ama iyi niyetten ötesi dikkatleri de olmalı bilinçli Müslümanın.

Mehmet Ağabey, siz neler önerirsiniz?

Bence gençlerle haftada bir, ayda bir marşlar, ezgiler, ilahiler söylemeli. Sesli, hep beraber. Ömer Karaoğlu, Grup Genç, Adil Avaz, Aykut Kuşkaya, Taner Yüncüoğlu, Ammar Acarlıoğlu, Mesut Çakmak, Grup Yürüyüş, Ahmet Özhan, Ahmet Hatipoğlu gibi sanatçılarımızdan eserler coşkuyla söylenebilmeli. Marşlar çok önemli arkadaşlar. Şimdiki neslin çoğunluğu marşların insanı taşıdığı güzel iklimden çok habersiz.

Haklısınız, duymadığım, taze önerilerdi. Vaktinizi ayırdığınız için şükranlarımı sunarım. İyi niyet hakkında bir ara yine konuşabiliriz.

Estağfurullah. Büyüklerimizden öğrendiklerimizi naklettik. Ben teşekkür ederim.

 

Ahmed Sadreddin konuştu

Güncelleme Tarihi: 05 Mayıs 2017, 13:59
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Emre ŞENER
Emre ŞENER - 7 yıl Önce

"bol bol yazar, şair, âlim ismi zikredilebilir, Allah’ı zikreder gibi." bunu yazarken bi daha düşünmek gerekirdi bence

banner19

banner13