banner17

Yeni Müfredatta 'İslam Âlimleri' de Yer Alacak ama Nasıl?

Tanpınar Merkezi kuruldu... Necip Fazıl Müze Evi kurulacak... İLEM artık eski yerinde... Yeni müfredatta “İslam âlimleri” de yer alacak ama nasıl? Orucun faydaları Nobel getirdi... M. Murtaza Özeren, kültür dünyamızda bu haftanın öne çıkan bazı haberlerini derledi.

Yeni Müfredatta 'İslam Âlimleri' de Yer Alacak ama Nasıl?

Tanpınar Merkezi kuruldu

24 Ocak Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ölüm yıldönümüydü. Çeşitli mecralarda çeşitli anma programları gerçekleştirildi. Güzel bir gelişme olarak bu tarihte bir Tanpınar Merkezi kurulduğunun haberi geldi. Bu merkez Tanpınar’ın daha tasnife tâbi tutulmamış binlerce sayfalık evrakına el atacak ve bir site üzerinden bunların yayınlanmaya uygun olanları erişime sunulacak (Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nün gazete tefrikaları peyderpey yayınlanmakta şu an). Daha bir ay içerisinde Tanpınar’a ait üç yeni eser bulunduğuna dair haber geldi. Bakalım bu arşivin araştırmacılara da bütünüyle açılması halinde ne tür haberler bizi bekliyor olacak.

Bu havadisi şunun için de aktarıyorum, 10-15 yıldır Tanpınar’dan bahsedilmeden yapılamayan kültür ve edebiyat muhabbetlerinin, aslında ne kadar bilinmeyen bir yazar üzerinden yapıldığını söylemek istiyorum. (Nitekim Günlükler’i ortaya çıktığında da Tanpınar çoğu kimseyi şaşırtmıştı.) Yani öncelikle, bir yazarın bütün eser ve metrukatının dökümünü yapmak üzere, daha yapılması gereken çok iş var. En iyisi biraz sohbete ara verip okuyup incelemek.

Meraklısına, Tanpınar Merkezi’nin web sitesi: http://www.tanpinarmerkezi.com

Necip Fazıl Müze Evi kurulacak

Tanpınar’dan başlamışken, Necip Fazıl’a geçelim. Necip Fazıl’ın da yeni bir kitabı çıkıyor imiş. Erzurum yazılarını ihtiva edecekmiş bu kitap. Üstadın adına da bir müze eve kurulacak imiş. Geç kalınmış olsa da çok sevindirici hamleler bunlar. Salt hamasete kurban edilen Necip Fazıl için güzel bir çalışma çıkar ortaya inşallah. 2015’te Necip Fazıl Kültür ve Araştırma Vakfı adı altında bir vakıf kurulmuş. Bu vakıf da ellerindeki arşiv malzemesini dijital ortama aktarmış. Yani bu metrukat da araştırmacıların yolunu gözler. Bakalım buradan neler çıkacak… Vakıf ve çalışmaları üzerine Necip Fazıl’ın torunu ile yapılmış bir röportaj için buyurun.

İLEM artık eski yerinde

İlmi Etüdler Derneği (İLEM), yanılmıyorsam 2 sene kadardır, geçici olarak Fıstıkağacı’nın aşağı kısmında Setbaşı’nın yukarı tarafında bir binada hizmet veriyordu. Aziz Mahmut Hidayi’deki eski yerleri yıkılmış, yeni binaları inşa ediliyordu. İşte bu yeni bina tamamlanmış nihayetinde. 24 Ocak itibarı ile de hizmete açılmış. Vakfa hayırlı olsun diyoruz. Siz okuyucularımız da artık bir hayırlı olsun çayı içmeye uğrarsınız…

Yeni müfredatta “İslam âlimleri” de yer alacak ama nasıl?

Milli Eğitim Bakanlığı geçtiğimiz günlerde ilk ve orta okulları ile lise müfredatına dair hazırladıkları yeni taslağı yayınladı. İlk andan itibaren bunun üzerine çeşitli tartışmalar çıktı ve hâlâ sürmekte. Tartışmalar süregitsin (zaten maalesef ennihayetinde herkesçe kabul edilemeyen bir şey kabul edilecektir) ben bu müfredatta yeni getirilen bir hususa parmak basmak istiyorum.

Bu yeni müfredatta, İslam âlimlerine de yer verilecekmiş. Yani İbn Sina, Harezmi, el-Cezeri, Ali Kuşçu, Mimar Sinan, el-Biruni ve el-Kindi gibi isimler, artık ders kitaplarında muhtelif konu başlıkları altında bahsedilecek isimler olacakmış. Sözgelimi zamanın göreceliği konusunda Einstein anlatılırken Biruni’ye de yer verilecek ve onun görüşleri zikredilecekmiş.

Benim dert ettiğim nokta bu isimlerin zikredilmesi değil, hakkıyla zikredilemeyecek olması ve bunun sadece hamasi siyasi söylemlerin bir parçası olması. Aynı örnek üzerinden gidersek, Biruni’nin yüzlerce eserinden hangisi Türkçede var da oradaki bilgileri alıp işleyebiliyoruz? Üçüncü sınıf bir genel bilim ansiklopedisinden (ki bu muhtemelen yabancı bir yayın olacaktır) üç-beş İslam âliminin hiçbir düşüncesine teşmil edilemeyecek kısalıkta birkaç paragraf alınıp öğrencilere öğretilince ne olacak? İslam medeniyetini savunmuş, ona sahip çıkmış mı olacağız? Demem o ki, 1920-30-40’larda hazırlanan ders kitaplarından pek farklı olmayacaktır bu kitaplar. Sadece çocuklara biraz daha “medeniyet haşhaşı” verilmiş olacaktır, tıpkı bahsettiğim yıllarda “kutlu Türk ulusu haşhaşı” verildiği gibi…

Orucun faydaları Nobel getirdi

2016 Nobel Tıp ödülü Yoshinori Ohsumi nam Japon bilim adamına verilmiş. Çalışma alanı vücudun açlıkla yenilendiği, daha diri ve sağlıklı olduğuna dair. Yani kısacası Ohsumi orucun faydalarını bilimsel olarak kanıtlayarak Nobel ödülünü almış. Bakarsınız seneye, gece az uyuduktan sonra kalkılarak yapılan egzersizin (hani bizim teheccüd dediğimiz) faydalarına, cildi güzelleştirdiğine, ömrü uzattığına dair yapılan bir araştırmaya Nobel verirler.

Etkinlikler…

Hece yayın grubu (üç yayınevi ve iki dergi ile) Ankara’da yeni bir söyleşi dizisine başlıyor: Kitaba Dair/Harf, Hece, Kelime Söyleşileri. Bu söyleşiler her ayın son cumartesi günü yapılacak. Yani bu ayınki bugün. Hem de saat 14.30’da. programa Hece yayın grubunun TYB ödüllerini alan altı yazarı katılacak. Etkinlik Mustafa Necati Kültürevi’nde gerçekleştirilecek. Bu etkinliklerin duyurusunu da şuradan okuyabilirsiniz.

Hafta sonu etkinlikleri için de buraya bakabilirsiniz.

 

Derleyen: M. Murtaza Özeren

Güncelleme Tarihi: 28 Ocak 2017, 12:32
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20