Yediklerim bana neler yapıyor?

"İnsan yaşamının gayesinin kulluk olduğunu, beslenmenin de yaşam için temel bir zorunluluk olduğunu düşündüğümüzde Kur’an-ı Kerim’e göre yeme-içmenin kulluğun bir parçası olduğunu söyleyebiliriz." Esma Nur Altan yazdı.

Yediklerim bana neler yapıyor?

Bedenimizdeki mideyi toprak olarak düşünelim; vücudumuza aldığımız her bir gıda o toprağa atılan tohumdur. Sağlıklı bir toprağa helal, tayyib tohumlar ekilirse o gıdaların çiçekleri gibi insan vücudu da çiçek açar. Burada çiçek açmak ile kastedilen manevi bir durumdur.

İnsan beden ve ruh olarak iki cihette yaratılmış bir varlıktır. Bedenin hayatını idame ettirebilmesi ve günlük faaliyetlerini aksatmadan yapabilmesi için gıdalara ihtiyaç duyduğu aşikârdır. Bu durumu ihtiyacımız olan gıdaların yeterli, dengeli bir şekilde vücudumuza alınması ve vücudumuzda kullanılması şeklinde tanımlayabiliriz. İbni Sina beslenmeyi “el-Kânun fi’t Tıbb” isimli eserinde: “Besin maddelerinin mizaç olarak, vücut yapısına benzer hâle gelmesi ve böylece dokulardaki günlük yıpranma ve yırtılmaların, tamire uygun hâle gelecek şekilde değişmesi.”[1] olarak tanımlamıştır.

NE YİYORUM? 

Beslenmemizde temel amaç; yaş, cinsiyet, içinde bulunduğumuz fizyolojik duruma göre ihtiyacımız olan bütün besin maddelerini ve enerjiyi, yeterli miktarlarda ve gerek duyulan zamanlarda gıdalar yoluyla alabilmektir. Çeşitli gıdalarla beslenmemize rağmen aslında tüm gıdalar içerisinde temel besin maddesi dediğimiz; karbonhidratlar, yağlar, proteinler, mineral maddeler ve vitaminler değişik miktarlarda bulunmaktadır. Sağlıklı beslenme programı oluşturabilmemiz için bu besin ögelerinin ne işe yaradıklarını, vücudumuzda hangi fonksiyonları yerine getirdiklerini ve bünyemize göre günlük olarak ne kadar alınması gerektiğini bilmemiz gerekmektedir.

BESİN ÖGELERİ Mİ, O DA NE?

Besin ögelerimize yüzeysel baktığımızda en çok bilinen şu özelliklerini söyleyebiliriz. Karbonhidratlar, vücudumuza hızlı enerji sağlayan, insanların şeker ve nişasta olarak bildikleri gıdalardır. Proteinler, doku ve organların yapım ve onarımında, büyüme ve gelişmede etkili besin ögeleridir. Yağlar enerji vericidir. Yağda eriyen vitaminlerin (A, D, E ve K) vücuda emilebilmesinde ve hormonların yapısında rol alırlar. Vitaminler hücre ve dokuların oluşması, sinir ve sindirim sistemlerinin normal çalışması, vücut direncinin arttırılması, büyüme ve sağlıklı nesillerin oluşmasında görev alırlar. Mineraller sinir sisteminin, kasların ve organların düzenli çalışması, vücut sıvılarının dengelenmesi, kemik ve dişlerin normal büyümesi gibi yaşamsal olaylarda önemli rol oynamaktadırlar.

Vücudumuz zihinsel ve fiziksel çalışmaları için gerekli enerjiyi karbonhidratlardan sağlamaktadır. Yeterli karbonhidrat alınmadığında zihin konsantrasyonunda ciddi azalmalar ortaya çıkar. Ayrıca besinlerde bulunan karbonhidrat türü, besinin glisemik indeksini belirler. Glisemik indeksi yüksek gıdalar yemek kan şekerini hızlı yükseltir ve sonrasında hızlı bir düşüş gözlemlenir, bu da daha çok acıkmayı ve daha çok tüketmeyi sağlar. Günlük alınması gereken karbonhidrat yanlış alındığında, kan şekerinin ani değişimleri gün içerisinde halsizlik ve yorgunluğa sebebiyet verir. Proteinlerin eksikliğinde; çabuk yorulma, durgunluk, solgunluk, kansızlık, kan basıncının düşmesi, hastalıklara karşı direncin azalması gibi birçok problem gözlenirken gereğinden fazla alınması da karaciğerimizin sağlığı için tehlikelidir. Yağlar vücudumuzun işleyişi için her ne kadar önemli olsalar da vücutta enerji fazlası olan yağlar depolanır. Bu durum yağlanma ve fazla kiloların temelini oluşturur. Vitamin ve minerallerin yetersiz alımında ise bağışıklık sisteminde bozulmalar, kemik ve diş problemleri, yorgunluk, ağır hareketler ve isteksizlik gibi birçok durum gözlemlenir.

Yaşamımızı sürdürebilmemiz için gerekli olan beslenme kuşkusuz günlük hayatımızda enerjimizi, psikolojimizi, gücümüzü, mutluluğumuzu ve verimimizi tam da bu şekilde değiştirebilir.

SADECE BEDENSEL DEĞİL!

Beslenme kavramını sadece bu açıdan ele alırsak hayvanlar âlemi ile aramızda bu açıdan pek bir fark yok gibi gözüküyor. Peki, bizler için beslenme sadece bu mudur? Tabii ki hayır! İnsan bu kadar sınırlı bir varlık değildir. İnsan yaşamının gayesinin kulluk olduğunu, beslenmenin de yaşam için temel bir zorunluluk olduğunu düşündüğümüzde Kur’an’a göre yeme-içmenin kulluğun bir parçası olduğunu söyleyebiliriz. Beden ve ruh sağlığımızı korumanın temel taşlarından biri olan beslenme ile ilgili Kur’an-ı Kerim bazı ilkeler belirlemiştir. “Allah’ın size verdiği helal ve temiz rızıklardan yiyin ve iman etmiş olduğunuz Allah’ın yasaklarından sakının.”[2] “Ey Peygamberler! Tertemiz nimetlerden yiyip için, güzel işler yapın. Kuşkusuz Ben yaptıklarınızı eksiksiz bilmekteyim.”[3] Bedenimizdeki mideyi toprak olarak düşünelim, vücudumuza aldığımız her bir gıda o toprağa atılan tohumdur. Sağlıklı bir toprağa helal, tayyib tohumlar ekilirse o gıdaların çiçekleri gibi insan vücudu da çiçek açar. Burada çiçek açmak ile kastedilen manevî bir durumdur.

Bizler yemek yemeği amaç değil ibadet ve taât yapmaya güç bulmada bir araç olarak görmeliyiz. Yemeğe başlarken alacağımız bu niyet ile yemeğimizi ibadet hâline getirmiş oluruz. Tıka basa doymak, keyif için yemek yerine yeteri kadar yeriz. Çünkü çok yemek, ibadet etmeye yardımcı değildir, aksine gafletin temeli ve onu engelleyicidir. İmam Gazali (Rahmetullahi Aleyh), İhya’u Ulum’id Din” eserinde mide şehvetinin bütün şehvetlerin kaynağı, maddî ve manevî hastalık ve âfetlerin yuvası olduğunu söylemektedir. 

Kulluğunun bilincinde gençler olarak bizler yemeğe karşı niyetimizi yeniler Peygamber Efendimizin (Sallahu Aleyhi ve Sellem) yemek adabına uygun “Sofraya acıkmadan oturmaz, yemeğe zikirle (Bismillah) başlar, fikirle (Nimeti vereni düşünerek) devam eder, sofradan doymadan kalkar ve Allah’a şükredersek (Elhamdülillah)” yediğimiz her lokmanın bedenimize ve ruhumuza şifa olur inşallah...

Esma Nur Altan

Hüma Dergisi, Sayı: 6

Dipnot:


[1] Elmalı’da Kişilik Oluşumu ve Nefsin Terbiyesi, “Sağlıklı Beslenme ve Kişilik Oluşumu Üzerindeki Etkileri”, Dr. Suat YILMAZ, 2013

[2]Maide Suresi, 88

[3] Müminun Suresi, 51

Yayın Tarihi: 30 Nisan 2022 Cumartesi 10:00
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner26