banner17

Yazı Hayatının 50. Yılındakilere Eşsiz Bir Jübile

Türk Basın Birliği İstanbul Bölge Başkanı Hakkı Tarık Us, 16 Mart 1942 tarihi itibariyle yazı hayatında elli yılı tamamlamış olan yazarlar için bir jübile hazırlamaya karar verir. Devamında gelişen olayları İsmail Alperen Biçer aktarıyor.

Yazı Hayatının 50. Yılındakilere Eşsiz Bir Jübile

Türk Basın Birliği İstanbul Bölge Başkanı Hakkı Tarık Us, 16 Mart 1942 tarihi itibariyle yazı hayatında elli yılı tamamlamış olan yazarlar için bir jübile hazırlamaya karar verir. Hakkı Tarık’ın bu düşüncesi, çevresindekilerden de büyük destek ve teşvik görür; hazırlıklar başlar. O muhteşem ve görkemli toplantının yapılacağı gün 6 Şubat 1943’tür. Cumartesi günü saat 16.00’da gerçekleşecek programa davet edilen muharrirler, Eminönü Halkevi’nde çaylarını yudumlayıp birbirleriyle hasbıhâl etme imkânı bulmuş, ardından da İstanbul Üniversitesi Konferans Salonu’na geçmişlerdir.

“Kültür âlemini temsil eden seçkin simalar”

Hakkı Tarık, düzenlediği jübileye aralarında İbnülemin Mahmut Kemal İnal, Halit Ziya Uşaklıgil, Hüseyin Rahmi Gürpınar, Hüseyin Cahit Yalçın, Rıza Tevfik, Ahmet İhsan Tokgöz’ün de bulunduğu 59 ismi davet etmiştir. Dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Başvekil Şükrü Saraçoğlu, CHP Genel Sekreteri Memduh Şevket Esendal, töreni tertip eden “Bay Hakkı Tarık Us”a kutlama telgrafı göndermiş; her biri “muvaffakiyetler dileyerek” “matbuat emektarlarını” sevgi ve saygıyla selamlamışlardır.

Tören, Maarif Vekili Hüseyin Âli Yücel’in açılış konuşmasıyla başlar. Hasan Âli, “en az elli yıldan beri imzaları yayın âleminde görülmüş olan fikir ve kalem adamlarını Türk irfanı adına selamlamak fırsatı” kendisine verildiği için ne kadar bahtiyar olduğunu itiraf eder. “Bizim gibi göçüp geçicilere ölümsüzlüğün en kıymetli bağışı fikir; fikrin kundağı da yazıdır.” diyerek kendisini dinleyen muharrirlere duyduğu saygıyı dile getirir.

Maarif Vekili’nin ardından konuşma sırası Matbuat Umum Müdürü Selim Sarper’dedir. Sarper, kalemini yalnız bu milletin hizmetine tahsis etmiş olan bir muharririn, büyük vatanperver ve mücahit olduğunu haykırarak salonu teşrif eden kalem ehlini tebcil etmiştir.

Halit Ziya’ya mektup gönderen çocuk

Nihayet konuşması sırası Hakkı Tarık Us’a gelir. Hakkı Tarık, uzun konuşmasında salondaki 59 ilim, sanat ve edebiyat adamını tek tek tanıtır ve bu şahsiyetlerin yazılarından, edebî kişiliklerinden söz eder. Sıra Halit Ziya Uşaklıgil’e geldiğinde ise dinleyicileri şaşırtan bir hatıra nakleder.

Halit Ziya, 1900’lü yılların başında tanımadığı bir imzanın sahibinden bir mektup alır. Mektubu gönderen kişi, Halit Ziya’ya, makalenin ve şiirin nasıl yazılacağını soruyor, üstattan kendisine bir mahlas seçmesini rica ediyor. Mektubun sahibi, Halit Ziya’dan bir de tavsiye istiyor: On-on iki yaşlarındaki oğlunu tüccar olarak kendisine halef mi yetiştirsin, yoksa İstanbul’a gönderip okutsun mu? Konuşmasını sürdüren Hakkı Tarık, “baba rolü” oynayarak üstadından cevap alabilmeyi umut eden kişinin kendisi olduğunu Halit Ziya’dan ve dinleyicilerden af dileyerek itiraf ediyor.

50 Yıl Albümü

Hakkı Tarık’ın konuşmasının ardından jübilesi yapılanlar adına Halit Ziya Uşaklıgil’in bir hitabesi okunur ve katılımcıların en genci Nihal Yâr, bir söylevle gelecek nesillerin üstatlara saygısını anlatır.  Bu görkemli jübile, Hakkı Tarık Us’un gayretiyle bir albüm hâlinde ölümsüzleştirilir. Jübileye katılan yazarların fotoğrafları, eski ve yeni harflerle yazıları ve imzaları bu albümde yer almaktadır. Telgraf metinleri ve protokol konuşmalarının yanı sıra jübilenin basın dünyasındaki yankılarına da bu albümde yer verilmiştir. Gazetede çıkan yazılardan ve haberlerden anlaşıldığı kadarıyla hemen herkes böyle bir toplantının düzenlenmesinden memnundur. Bu vesileyle satırlarında Hakkı Tarık Us’a teşekkür ederler. Fakat Zekeriya Sertel’in jübileye dair bir tenkidi vardır ve bu tenkidini 10.02.1943 tarihinde Tan gazetesinde yayımlamıştır. Sertel’e göre, “büyük muharrirler, hayatında bir defa iki satır yazı yazmış kimselerle bir tutularak tahkir edilmiştir.” Hüseyin Cahit Yalçın, Halit Ziya Uşaklıgil, Hüseyin Rahmi Gürpınar, İsmail Hakkı Bıçakçıoğlu ve Hasan Kumçayı, Sertel’in bu düşüncelerinin yanlış olduğunu söylemiş, bilakis herkesin o salonda olmasından duydukları memnuniyeti dile getirerek cevap vermişlerdir.   

Jübileye dair görüşler beyan edilmiş, olumlu ve olumsuz yazılar muhtelif şekillerde yayımlanmıştır. Fakat Selim İnal, jübileye dair kanaatlerini diğerlerinden farklı olarak bir manzume ile paylaşmayı tercih etmiştir:

Hakkı Tarık dilerim ki daha kırk yıl yaşasın.

Elli yıllık kalem erbabına yaptı jübile.

O nasıl kadrini bildiyse bugün eslâfın,

Nesl-i âtî de onun kıymetini öyle bile.

Basın ve edebiyat tarihimizin bir dönemini kandil misali aydınlatan bu albüme sahip olanlar, bilmem ne kadar şanslı ve bahtiyardır.

 

İsmail Alperen Biçer         

Güncelleme Tarihi: 08 Aralık 2016, 09:33
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20