Yayınevi mezarlığında bir çiçek Öncü Kitap

İsmail Demirel, kapanmış yayınevi yazılarına Öncü Kitap ile devam ediyor. Necip Evlice başkanlığında Ankara’da bir grup entelektüel tarafından kurulan ve beş kitap basabilen Öncü Kitap, Edebiyat Dergisinin ve Nuri Pakdil’in izinde bir yayıneviydi.

Yayınevi mezarlığında bir çiçek Öncü Kitap

 

Geçtiğimiz günlerde yayın hayatını sona erdirmiş yayınevlerinden Binbirdirek Yayınları’nı haber yapmıştık. Yeni kitaplarla tanıştıkça yeni yayınevleriyle de tanışıyoruz. Bu yayınevlerinden bazılarının kapandığını üzüntüyle öğreniyoruz. İşte onlardan biri de Öncü Kitap.  Anlayabildiğim kadarıyla Öncü Kitap, Edebiyat dergisinin, Edebiyat Dergisi Yayınlarının ve Nuri Pakdil’in sükût bürdesine bürünmesinden sonra Necip Evlice başkanlığında kurulmuş bir yayınevi. Öncü Kitap’ı Pakdil’le ilişkilendirmemizin sebebi, yayınevinin kitabını bastığı herkesin Edebiyat dergisinde yazmış olmasıdır.

Kendine özgü kitap kapakları ve tasarımlarıyla dikkat çeken Öncü Kitap yayıncılık tarihimize toplam beş kitap kazandırmış. Bu kitaplardan dördü telif, biri daha önce eski Türkçe basılmış bir kitabın yeni Türkçeye çevrilmiş hali. Şurası bir gerçek ki, nitelikli yayım yapmayı kendine ilke edinen Öncü Kitap az zamanda beş kitap basmasına rağmen adını duyurmuştu. Bugün artık sahaflarda bile bulmamızın mümkün olmadığı, kimilerinin yeni baskılarının yapılmadığı kitaplar basan Öncü Kitap’ın kitaplarına –biri hariç- Ali Haydar Haksal’ın eşsiz kütüphanesinden ulaşabildik.

Öncü Kitap’tan çıkan bazı kitapların ilerleyen yıllarda yeni baskıları yapıldı. Örneğin Ali Göçer’in Sanat ve İntihar’ı daha sonra Hece Yayınları’ndan çıkan Başkaldırının Boyutları adlı kitabın içinde yer aldı. Ancak işte İbrahim Sarı gibi faili meçhul bir şekilde şehit edilen öykücümüzün kitabı Çalkantı ilk baskısıyla kaldı. Yine aynı şekilde Necip Evlice’nin ve Ömer Erinç’in kitapları da ilk baskılarıyla kaldı, şairler her ne kadar sağ olsa da. Kitaplar arasında telif olmayan tek eser Ahmet Refik’in Kafkasya Yollarında idi. Bu eserin farklı yayınevlerinden birçok baskısı yapıldı.

Öncü Kitap’tan okuduğum ilk kitap Sanat ve İntihar

Yayınevinin ilk kitabı, Ali Göçer imzalı Sanat ve İntiharSanat ve İntihar aynı zamanda deneme dizisinin de ilk kitabı olarak piyasaya sürülmüş. Kitabın basım tarihi Eylül 1991 olarak gözüküyor. Sayfa düzeninde Necip Evlice, kapak düzeninde İdris Hamza, düzeltide ise Ali Göçer, Ali Karaçalı, Yaşar Ölmez isimlerini görüyoruz. 121 sayfadan oluşan kitap, Edebiyat Dergisi Yayınları’nın boyutuyla, birinci hamur kâğıda basılmış. Bu kitap aynı zamanda benim Öncü Kitap’tan okuduğum ilk kitaptır. Üniversite birici sınıftayım. Yedi İklim dergisinde Ali Göçer imzalı Sükût Suretinde üzerine şerhler yayınlanıyor. Merak ediyorum Ali Göçer kimdir diye. O hızla Yedi İklim Yayınları’ndan çıkan tiyatro eserlerini ve Kara Yazılar adlı deneme kitabını okudum. Nasıl elime geçtiğini hatırlamıyorum, Sanat ve İntihar’ı buldum. Bir çırpıda okudum. Beğendim. Bir iki sene sonra da Başkaldırının Boyutları’nı edindim Hece Yayınları’ndan çıkan. Üzüntüyle gördüm ki, Başkaldırının Boyutları, Sanat ve İntihar’ı da içeren bir kitap.

Yayınevinin ikinci kitabı, Eylül 1991’de basılan İkindi Tayfaları -Kırık Dökük Bir Kesit- adını taşıyor. Otobiyografik özellikler taşıdığını düşündüğümüz bu kitap Necip Evlice imzasıyla yayınlanan ilk kitap. Bu kitaptan önce Evlice, Edebiyat Dergisi Yayınları’ndan çıkan Batı Topu adlı bir kitaba daha imza attı. Ki bu kitap, Evlice’nin müstearı İdris Hamza adıyla yayımlandı. İkindi Tayfaları, şiirsel dizinin ilk kitabı olarak yayımlanmış gözüküyor. Kitap için şiirsel nitelemesinin münasip görülmesinin nedeni, kanaatimce, kitapta şiirlerin yanında, manzum metinler, günlükler, anlıklar gibi şiirin çerçevesine dâhil edilemeyecek metinlerin varlığıdır. Nitekim Evlice de alt başlık olarak “kırık dökük bir kesit” ifadesini kullanarak kitaptaki metinlerin hayatından bir döneme ışık tuttuğunu ima etmiş oluyor. Necip Evlice, kitaptan anlayabildiğim kadarıyla bir rahatsızlık nedeniyle Heybeliada’da bir hastanede bir müddet müşahede altında kalıyor. Nitekim Evlice, “Böylece /devrimci anılarımıza/bir de/Heybeliada imgesi eklenmiş oldu.” diyor kitabın bir yerinde. Zannederim ki, kitap bu dönemin verimleri olarak gün yüzüne çıkmış. Kitabın gün yüzüne çıkmasında Nuri Pakdil’in teşvikinin olduğunu söylememiz mümkün mü acaba?

Dergi mezarlığına dönmüş ülkemiz yayınevi mezarlığına da dönmesin

Yayınevinin üçüncü kitabı Turna Gözleri ve Karanfil adını taşıyor. Şiir dizisinin ise birinci kitabı olarak Ekim 1991 tarihinde basılmış kitap, Ömer Erinç’in de ilk kitabı. Bu kitabın sayfa düzeninde Necip Evlice, kapak düzeninde İdris Hamza, düzeltide ise Ali Ulvi Temel ve Ali Karaçalı’nın adını görüyoruz. Bilindiği üzere Ömer Erinç, Maraşlı şair yazarlardan Duran Boz’un şiirlerinde kullandığı müstearıdır.

Yayınevinin dördüncü kitabı, Kafkasya Yollarında Hatıralar ve Tahasüsler adını taşıyor. Ahmet Refik imzalı kitap 1992 yılı içinde basılmış. İbrahim Demirci tarafından hazırlanan, yayınevinin gezi izlenim dizisinden çıkan kitabı görmedik, o yüzden kitabın vücut bulmasında katkıda bulunan isimleri sayamıyoruz. Ancak yayınevinin beş kitaplık ilgi alanına baktığımızda, bu kitabın ayrıksı durduğunu söylememiz mümkün. Haddi zatında telif olmayan bir eser Kafkasya Yollarında. Nitekim kitabın farklı zamanlarda farklı yayınevleri tarafından birçok baskısı yapıldı.

İbrahim Sarı’nın Çalkantı adlı kitabı, Öncü Kitap’ın beşinci, öykü dizisinin de birinci kitabı olarak Nisan 1992 tarihinde piyasaya sürülmüş. Sayfa düzeninde Necip Evlice, kapak düzeninde İdris Hamza, düzeltide Hüseyin Su ve Halil Apaydın isimlerini görüyoruz. Ali Karaçalı’nın adı da düzelti sorumlusu olarak geçiyor kitapta. Yayınevinin diğer kitaplarının zıddına birinci hamur değil, üçüncü hamur kâğıda basılmış Çalkantı. 78 sayfalık kitapta toplamda on üç öykü bulunuyor. Çalkantı, 1999 yılında ölü bulunan Sarı’nın bütün öykülerini içeriyor mu, açıkçası bilmiyoruz. ‘92 ila ‘99 yılları arasında da öykü adına kalem oynattığını düşündüğümüz Sarı’nın edebî birikimini değerlendirecek kadirşinas müteşebbislere ihtiyacımız olduğunu belirtmeliyim. Haddim olmayarak söylüyorum, bu işi de yapsa yapsa Maraş’ın kültür elçisi Serdar Yakar ile Duran Boz yapar gibime geliyor.

Diyoruz ki, dergi mezarlığına dönmüş ülkemiz yayınevi mezarlığına da dönmesin. Güzel kitaplar basan, hele şiir ve öykü kitapları basan yayınevleri kapanmasın. Roman basanlar için böyle bir temennimiz yok, onlar zaten yayınladıkları birkaç romanla o senelik kitap masraflarını çıkarmış oluyorlar. Öykü ve şiir romana nispeten daha az sayfalı olmasına rağmen romandan okunup anlaşılmak için daha yoğun ilgi ve dikkat istediği için okuyucu tarafından pek tercih edilmeyen türler.

Öncü Kitap’ın basımevi olarak niteleyebileceğimiz Öncü Basım, şu sıralar basım faaliyetlerini sürdürüyor ve edebiyatımızın üç önemli dergisi Hece, Hece-Öykü ve Edep’i basıyor.

 

İsmail Demirel, yayınevleri kapanmasın diyerek yazdı

Güncelleme Tarihi: 27 Ağustos 2013, 10:32
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13