Yalnız Demokrat'ın anlattıkları

Türk siyasetine damgasını vurmuş, İ.İnönü, S.Demirel, B.Ecevit, N.Erbakan, T.Özal gibi isimlerin siyaset yapış tarzları, sosyal yaşamları hakkında etraflıca anlatılan hatıralar da var.

Yalnız Demokrat'ın anlattıkları

Ferruh Bozbeyli, Yalnız DemokratHatıraların, geçmiş zamandan günümüze aktarılan resmi tarihin saltanatını yıkan bir tarafı var. Bilhassa tarih söz konusu olduğunda dönemin siyasal erkine mensup kişilerce yazılan kitaplar eğitim kurumları başta olmak üzere, sosyalleşmenin merkezi olan yerlerde okutuluyor. Bu da sorgulamaya kapalı, yeniden yorumlanmaya namüsait bir tarih bilgisi yaratıyor. Okutulan, öğretilen bu tarihi bizzat yaşamış kişilerin ağzından dinlemek olanağı yeni bir bakış açısı, yeniden düşünme ve yorumlama kazandırıyor okura.

Resmi tarih algısını yok eden bu hatıraların yazı dünyamızda her geçen gün daha da arttığı, değer kazandığı bir vakıa. Yakın zamana kadar, bir hatıra özelliği gösteren arşiv belgeleri dahi gün yüzüne çıkarılmaktan kaçırılırdı. Neyse ki gün geçtikçe geçmiş zamanın dogma kabul edilmiş resmi tarihi, hatıralar ve açılan arşivler sayesinde temellerinden oynatılıyor.

Timaş, bir süredir yayımladığı Hatırat Kitaplığı’yla bu duruma müdahale eden yayınevlerimizden. Özellikle Cihad Baban’ın ve Altan Deliorman’ın hatıralarıyla yakın dönem Türk siyasetinin izlerini sürüyordu okurlar. Bu kitaplara bir yenisi daha eklendi. Yayınevi, genç yaşta meclis başkanlığı yapmış, siyasal parti kurmuş, Yassıada Mahkemeleri’nde Demokrat Partilileri savunan avukatlar arasında bulunmuş bir ismin Ferruh Bozbeyli’nin hatıralarını ve hayatını anlattığı nehir söyleşisini yayımladı; Yalnız Demokrat. Kitabı hazırlayanlar arasında siyaset bilimci Prof. Dr. İhsan Dağı’nın olması da kitabın kıymetini ayrıca artırıyor.

 

Ferruh BozbeyliHayatı…

Ferruh Bozbeyli, taşradan ilk gençlik yıllarında İstanbul’a geliyor. Cebindeki kısıtlı paraya inat kendisine kalacak bir yer buluyor. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne ısrar ve emeğiyle kaydını yaptırıyor. Avukat olacağı günlere kadar İstanbul’un kültürel çevrelerinden geri kalmıyor. Daha çok sağ-muhafazakâr kültür adamlarıyla tanışıklık kuran Bozbeyli, kendisini Türkiye siyasetinde zirvelere götürecek donanıma bugünlerde sahip oluyor. Okul yıllarında sivil toplum ve öğrenci kuruluşlarında vizyonu sayesinde başkanlıklar yapan bu genç adam ilk siyasal etkinliğini Fevzi Çakmak’ın cenazesindeki örgütleme ruhuyla ortaya koyuyor. Türk düşüncesi içerisinde önemli bir yere sahip olan Nurettin Topçu’nun talebesi oluyor. Onunla uzun saatlere varan mesaileri, Bozbeyli’nin içindeki aksiyon dinamitini patlatan bir noktaya varıyor zamanla. Ayverdi ailesinin iki saygın ferdi Samiha Ayverdi ve Ekrem Ayverdi, Bozbeyli’nin o genç zihninde kendisine güven sağlayacak bir tesir bırakıyor. Edebiyat sohbetlerini ve mimari hakkındaki bilgisini bu iki zattan alan Bozbeyli, İstanbul’un o zamanlar hâlâ duran gayrimüslim kitapçılarıyla dostluklar kuruyor. Ne ilginçtir ki, Mehmet Akif’in şiir ve fikir dünyasına İstanbul’da kitapçılık yapan Ohannes isimli bir Hıristiyan sayesinde giriyor.

 

6-7 Eylül Olayları

Azınlıklarla bu türden dostluklar kuran genç Ferruh’un hayal dünyasını yıkan bir olay da o günler de meydana geliyor; 6-7 Eylül Olayları. İstanbul’da yaşayan gayrimüslimlere karşı girişilen bu linç hareketinden bir gün sonra Galatasaray’a giden Bozbeyli bakın o an gördüklerini nasıl anlatıyor: “O gün kargaşanın içerisine girmek istemedim ben. Ama birgün sonra gittim Beyoğlu’na. Tepebaşı’ndan yukarıya bizi almadılar. Galatasaray Lisesi’nin önüne kadar gittim. Kırılmış masalar, karyolalar, buzdolapları bilmem neler bütün yola yayılmış. Onların üstüne basmadan ne karşı karşıya geçilebilir, ne de düz yürünebilir. Bu halde gördüm Beyoğlu’nu sonradan.” Bu olayları Ferruh Bozbeyli’nin nasıl yorumladığını okurken, onun Sabahattin Ali hayranlığını öğreniyoruz.

Ferruh Bozbeyli6-7 Eylül Olayları’nın gelişim serüvenini anlatırken, farklı düşüncelere sahip bir dostunun çağrısından bahsediyor Bozbeyli. Farklı düşüncenin toplumu zenginleştiren bir tarafının olduğunun bilincinde olan Bozbeyli’nin sonradan siyasete başladığı yıllarda da bu tavrını sürdürdüğünü, bu sebepten klasik manada alengirli işler çeviren bir siyasetçi olamadığına tanıklık edeceğiz. Söz gelmişken söylemeliyiz ki, Yalnız Demokrat’ı okurken siyasette Ferruh Bozbeyli’nin bulunacak son adam olduğunu anlıyorsunuz.

Ferruh Bozbeyli Yassıada’daki iğreti hallere olan kızgınlığından dolayı siyasete giriyor. Süleyman Demirel’in başkanlığında Adalet Partisi’nden milletvekili seçilen Ferruh Bozbeyli, TBMM’nin en genç başkanlarından biri olarak bu göreve seçiliyor. Daha sonra AP’den ayrılıp bir grup arkadaşıyla Demokratik Parti’yi kuruyor. 1977’de ani bir kararla siyasetten ayrılıyor.

 

Cevdet Sunay, İsmet İnonu, Ferruh Bozbeyli
Cevdet Sunay, İsmet İnonu, Ferruh Bozbeyli

"Cumhuriyet Sonrası Acemiliktir."

Kitapta bu süre içerisinde söz konusu edilen hatırların ortak söylediği olan bir şey var: o da Türk siyasetinin geleneksel miras açısından yüzyıllara dayanan bir geçmişe sahip olsa da, Cumhuriyet’ten sonraki hali pür melali acemilik ve tecrübesizlik üzerine kuruludur. Ferruh Bozbeyli’nin sıkça dile getirdiği meselelerden birisi de budur. Seçimler, mitingler, bire bir ilişkiler hep bu acemilik üzerine kurulmuştur. Nitekim İzmir’de Demokratik Parti’ye katılmak isteyen bir yerel yönetim üyeleri topluca hallerini parti başkanı Ferruh Bozbeyli’ye arz ederken, arkadan bir DP’li çıkıp olaya rahatlıkla müdahale edebiliyor ve o ekibe neler yapmaları gerektiğini söyleyebiliyordur. 

Yalnız Demokrat’ın bir diğer önemli özelliği de Türk siyasetine damgasını vurmuş, İsmet İnönü, Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan, Turgut Özal gibi isimlerin siyaset yapış tarzları, sosyal yaşamları hakkında etraflıca anlatılan hatıraların olması. Bu hatıralar sayesinde Demirel’in “kim” olduğunu, Turgut Özal’ın siyasette kısa bir zaman kalmış olmasına rağmen nasıl başarılı bir konuma yükseldiğini, Ecevit’in CHP’yi bir daha göremeyeceği kadar büyük bir oy oranına nasıl yükselttiğini göreceksiniz.

Hatırat, Türkiye’nin bugününü anlamak için size yeni olanaklar sağlayacak. Darbeler tarihinin ortasında kalan bu “yalnız” ismin hatıralarına tanıklık ederken, bugün yaşanan karmaşanın temellerinin çok da gizemli olmadığını, tarihi yapanların anlattıklarına kulak vererek, Yalnız Demokrat’ın satır aralarına inerek kolayca anlamamız mümkün. 27 Mayıs’ın öfkesine öfkelenerek siyasete giren Ferruh Bozbeyli, size yalandan, dolandan azade geçirilmiş siyasi hayatının bütün emeğini, gözlerinin ağrısını aktaracak.

Kitap, Bozbeyli’nin “Benim siyasi hayatta gördüğüm şeylerden birisi şu: Kötülükler ve yanlışlıklar sığınacak bir yer bulduğu müddetçe o yanlışlıklarla mücadele etmek daha zor oluyor. Onu himaye edenlerle de mücadele etmek gerekiyor.” sözleriyle size bir erdemin seslerini çağrıştıracak.

 

Yakup Öztürk bildirdi.

Yayın Tarihi: 24 Ekim 2009 Cumartesi 10:51 Güncelleme Tarihi: 27 Ekim 2009, 06:13
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
mustafa yıldırım
mustafa yıldırım - 11 yıl Önce

beğenerek okudum,içtenlikle anlatmış bozbeyli,çok önemli ayrıntılar da vermiş,mesela demirel'in üyesi olmadığı locadan üyemiz değildir belgesi alması gibi...

banner26