banner17

Ya Hannan ilahisi ne de güzeldir öyle

Sivas camilerinde bir Ramazan geleneği olan “Ya Hannan” ile başlayan ilahi, gittiğiniz her yerde sizi selamlayan bir mihmandar olacaktır..

Ya Hannan ilahisi ne de güzeldir öyle

 

Manevi güzelliklerin yaşandığı şu mübarek ayda, sıcak yaz günlerinin hafif de olsa serinleten akşamlarının bir başka letafeti olan teravih namazları, gündüz tutulan oruç sonrasında esenliğe yapılan bir yolculuk misali insanın gönlünü huzura erdiriyor ve secdede iken selamette olmanın hazzını yaşatıyor.

Teravih hatıraları ne güzeldiSivas

Okunan yatsı ezanı ve alınan taze abdestlerle cami yoluna düşüldüğü teravih namazlarının anılarda ve çocukluk hatıralarında yeri büyüktür. İbadet olarak elbette icra ve ihyasının karşılığı olarak derece ve sevabının bizim tahayyülümüzün dışında olmasının yanında, daha çocuk iken elimizden tutan büyüklerimizle yola çıkışımız, kafamızdaki beyaz dantelli takkelerin tekrar tekrar başımıza yerleştirilmesi, eğriliğinin düzlüğünün sık sık kontrol edilmesi ve elbette muhakkak caminin girişinde tutulan biraz gül suyu ve bir renkli akide şekeri de bu teravih hatıralarının ayrılmaz motifleridir.

Çocuk yaşta uzun süren rekâtların hesabını bilmediğimiz için ısrarla sorduğumuz “kaç kaldı?” sorusuna karşılık parmak işaretleri ile cevaplar verilirdi. İki üç arkadaş aynı safta bir araya geldi isek, muhakkak gülerdik. Herkes secdede iken birbirimize bakar, birbirimizin takkesi ile oynar, oradan oraya koştururduk. O zamanlardan aklımızda fikrimizde biraz sert bakışlı uyarılar, biraz cami çıkışında güler yüzlü babacan dedeler tarafından uzatılan bozuk paralar; kulaklarımızda ise her dört rekât arasında söylenen ilahiler kaldı. Henüz Yûnus Emre’yi okuyup tanımadan ilahileriyle tanıştığımız meclislerdi.

Tabii bu tablo, birçok kişinin çocukluğunda yaşadıkları ile aşağı yukarı uyuşur; aynı bayrağın dalgalanıp aynı ezanın okunduğu gök kubbenin altında yaşadıklarımız da elbette ortak olacaktır.

Ya Hannan ilahisi bir başka iklimden gelmiş sanki

Bir de eğer yolunuz bir Ramazan mevsiminde Sivas’tan geçti ise, dinlediğinizde gayriihtiyarî onun ritmine ve derinliğine kapılacağınız, bir Esma-i Hüsna derlemesinden vücuda gelen ve Sivas camilerinde bir Ramazan geleneği olan “Ya Hannan” ile başlayan ilahi, gittiğiniz her yerde sizi selamlayan bir mihmandar olacaktır. Çocukluğumuzdan itibaren duyup ezberimize aldığımız bu ilahiyi, yaşımız ilerleyip ortaokul çağına geldiğimizde artık müezzin mahfilinde mahalleden arkadaşlarla koro halinde icra eden bizler olmuştuk. Mahyalarda “hoş geldin 11 ayın sultanı” yanarken, beklenen dostun bizleri ziyareti Ya Hannan ilahisinin içerisinde “merhaba, merhaba şehr-i Ramazan merhaba” şeklinde can-ı gönülden karşılanır… O bizlerden gitmeye meylettiği vakit, “bizden hoşnut olarak git, yine gel” temennisi ile son günlerinde ilahide “elveda, elveda şehr-i ramazan elveda” diyerek ayrılır Ramazan şehrimizden…

SivasSivaslı yazarlarımızdan Berat Demirci, Turna ve Gayda adlı eserinde de uzunca yer verdiği bu “Ya Hannan” ilahisi üzerine çok geniş çaplı bir araştırma yapmış, hatta akademisyen Nazım Hikmet Polat hocadan da yardım istemiş ama sonuçta elle tutulur bir kaynak çıkmamış ortaya bu ilahinin menşei hakkında. Ama genel kabule bakılırsa dünyadaki sayılı “şems” lakabına sahip muhterem zevatlardan bir tanesi olan ve Sivas’ın manevi güneşliğini yapan Şemseddin Sivasî hazretlerinin dergâhından şehre yayıldığı düşünülüyor. Zaten başlı başına bir zikir olan bu ilahi de ”el-Afüvv, el-Gaffar, el-Mü’min, el- Evvel, el-Âhir, ez-Zâhir, el-Bâtin, el- Vahid, el- Ehad, es- Samed” gibi Allahın (c.c) birçok ismi nekaratlarla zikredilmektedir.

Sivas’a misafir olanlar, ilk duyduklarında hem şaşırıp hem beğenerek ezberledikleri bu ezgili ilahiyi, gittikleri başka şehirlerde ararlar da bulamazlar. Belki de bu onların bu şehre tekrar gelmeleri için bir vesile olarak kalır dudaklarında. Sivas halkı ise her Ramazan’da olduğu gibi bu Ramazan’da da istisnasız her camisinde bu geleneği yeni bir kuşağa yek avaz aktarmaya devam ediyor. Kimsenin elinde sözleri yazılı kâğıdı yoktur ama ezberinden okur başı eğik gözleri kapalı…

 

Sefa Toprak yazdı

Ya Hannan ilahisi

Güncelleme Tarihi: 26 Temmuz 2012, 11:36
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
ahmedöztürk
ahmedöztürk - 6 yıl Önce

nureddin yıldız hoca'ya(!) selamlarla. ramazan müminin eğlence ayıdır efendi :)

sivas tozu
sivas tozu - 6 yıl Önce

merhabaaa ya şehr-i ramazan.. şehir insan ve ramazan..

muhammet mücahit kesgin
muhammet mücahit kesgin - 4 yıl Önce

o zaman ramazanda bol bol okuyalım ki ruhumuza bir serinlik olsun diye.....

banner8

banner19

banner20