banner17

Vur Ömer Nasuhi'nin romanına!

İslam ilmihali ve tefsiri ile bildiğimiz âlimlerimizden Ömer Nasuhi Bilmen'in romanını duymuş muydunuz?

Vur Ömer Nasuhi'nin romanına!

“Babasıyla evlatlıktan başka bir ilişkisi vardı Tahsin’in adeta. Müthiş hürmeti kadar belki ondan da daha ağır basan muhabbeti birleşince, yeryüzünün eşini zor görebileceği bir evlat kılıyordu Hasan Tahsin’i.”Ömer Nasuhi Bilmen

Evet, böyle başlamıştı Ömer Nasuhi Bilmen’in “İki Aşk Çiçeği isimli romanı. Üstad’ın edebi yönünü gösteren eser, ince hacmine tezat büyük bir betimleme gücü sergiliyor. Aşk lafzının, telefon ekranlarından, internet köşelerine ayaklar altına alındığı şu günlerde, böylesi de oluyor muymuş dedirtiyor okuruna.

Ağlamasına, Melekler ağlardı

Hasan Tahsin’in, kendi tabiriyle canlar feda etmek istediği Aleaddin Bey, babası uzun süren gurbette Şam diyarında vefatıyla, ergenliğe girmemiş olan bu edep timsali çocuğun ağlayışına melekler de ağlıyordu.

Ömrünün genç vaktinde babasını kaybeden Hasan Tahsin’i, yıllar sonra bir başka sevda bekliyordu. Uzun yıllardır aile dostları olan mülk sahibi Kemaleddin Bey’in kızı Sabiha’ya gözleri takılmış, takılmak bir yana gözlerini onda kaybetmişti. Kendisi ve Halik’inden başka hiç kimsenin şehadet etmediği bu gizli sevda kendisini yemekten, içmekten ve tüm dünyevi faaliyetlerden alıkoymaya başlamıştı. Bu durumu anne Behçet Hanım fark etmişti.

İki Aşk Çiçeği, Ömer Nasuhi Bilmen, Semerkand YayınlarıÂh mine’l aşk

Roman devam edip gider iyi örülmüş bir kurguyla, güzel, zengin bir dille. Ve son nefes öncesi Hasan Tahsin'in cümleleri Ömer Nasuhi’nin aşka bakışını da saklamaktadır satır aralarında:

Ey sonsuz  birliğine karşı... acz ile... baş eğmiş... olduğum Mabudum!

Kulluğu yapmadaki kusurum üzülmeme sebep oluyor. Yüceliğinin eşiğine utanarak çıkacağım. Beni affet! Kusurumla yargılama. Gözlerimin yaşlarına merhamet buyur. Artık hayatımı elinde tutan hastalığa dayanamıyorum. Kendi ulvi nurundan aydınlanan ruhumu, kudretinin nefesiyle söndür. Bu dünyadan âciz kulunu vicdanının kadınına... Ruhunun arkadaşına âh! Sabiha’sına ulaştır. Senin sonsuzluk yurdun... iyiliklerin görüldüğü yüceliklerdir. Kulunun isteğini kabul buyur Allahım!

Entelektüel âlim

Roman Ömer Nasuhi Bilmen’in edebi cenahını gösteriyor. Tasvir ve betimlemede iyi bir kabiliyetinin olduğu aşikâr. Bunun dışında bu roman, âlim insanların entelektüel vasıflarının da olabileceğini gözler önüne seriyor.

Oluşturduğu Tahsin ve Sabiha tiplemeleriyle, bu kadar safiyane, temiz ve gerçek mânâda aşk ismine layık sevdanın esasında ancak İslâmi endişelerle mümkün olabileceğini gösteriyor.

Aşkı; sıkılınan, monoton, suni ve yalancı kavramlardan çıkarıp bir nevi haklı yerine koyarak kutsallaştırıyor. Yaptığı ileri seviye tasvirleri ise bazı kesimler anlamakta güçlük çekiyor.

Milliyet neyi saptırmadı ki, Ömer Nasuhi Bilmen kurtulsunMilliyet

Ömer Nasuhi Bilmen’in orijinal ismiyle İki Şukufe-i Taahhuk adlı romanı 2007 yılında Semerkand Yayınlarından çıkmasıyla Milliyet Gazetesinden ilginç ve bir o kadar komik yorumlar geldi:

Sabiha, romanda cinsel kimliğiyle ince bir üslup tutturularak şöyle tarif ediliyor: "En canlı tebessümlerin öpücük yeri olan dudakları o kadar mükemmel bir durumda bulun ki, insan baktıkça akşam güneşinin rengi bu dudaklardan alınmış diyeceği gelir. En mahir ressamların bile eserlerinde bulunmayan nazı, edası en goncalara benzeyen yüzünü süsler, ortaya koyduğu hoş durum ile Sabiha'nın ne kadar güzel bir ahlak ile bezendiğini gösterir." (Milliyet 16 Kasım 2007)

MinyatürBu kadar safiyane ve şehvetin okyanuslarca ötesinde yapılan dudak tasvirini kendi halleri üzere şehevi bulmuşlar. Yaratılan bu eşsiz güzelliğe yapılan bu güzel tasviri bazı kesimlerin aşk olarak anlamasını zaten beklemiyoruz. Ancak Ömer Nasuhi Bilmen’i de kendilerine benzetip cinsellik vurgusu yaptığını söylemelerini, komik olduğu kadar aptalca buluyoruz.

Tüm kitapseverlerin okuması gereken bu eser, aşkın  ‘edep’le daha kıymettar ve bâki olduğunu görmesi gerekir. Edebin olmadığı muhabbeti, “aşk” diye isimlendirmemizin yanlışlığının farkına varmalı.

 

 

Mehmet Bahadıroğlu aşk istedi

Güncelleme Tarihi: 21 Nisan 2016, 12:08
YORUM EKLE
YORUMLAR
yusuf kenan hasenoğlu
yusuf kenan hasenoğlu - 8 yıl Önce

cahil muhabirlerine kuran'dan huri ayetlerini okutabilirler. huri tasvirleri, bu işin sınırlarını belirliyor, tabi zihinleri pornografi makinası gibi çalışan bu adamlar anlar mı bilemem orasını.

derseadet
derseadet - 8 yıl Önce

Hz. Mevlana ''sen şehvete aşk adını koymuşsun,ikisi arasında ne uzak bir yol olduğunu bilsen...''buyurmuş.
Aşkı taşıyan yüreklere selam

ssss
ssss - 8 yıl Önce

anlamaz ham olan adamdan, sözü uzatmadan kemek lazım vesselam...

banner8

banner19

banner20