banner17

Vicdan Gününe bir ses de Konya'dan!

Üniversiteli gençler kendi aralarında toplanıp 'Binlerce Rachel Aşkına' dedi, büyükler de bu davete icabet etti.

Vicdan Gününe bir ses de Konya'dan!

Dünya vicdan günü kapsamında Konya Selçuk Üniversitesi önemli isimlere ev sahipliği yaptı. Mazlumder Şube Başkanı Cihat Gökdemir, Furkan Doğan’ın Avukatı Ramazan Arıtürk ve bir diğer Avukat Uğur Sevgili’yi konuk etti.

Dinleyici kitlesinin çoğunluğunu hukuk bölümü öğrencileri oluşturuyordu. Ama onun öncesinde sabahın ilk saatlerinde Endülüs kitap kafede bizi bekleyen kahvaltı masasına dâhil olduk. Burada bizi düşünmeye sevk eden, düşündürürken de diğer insanlara nasıl yardım edebiliriz sorusunu sorduran ve akabinde de hayata umutla, gülerek nasıl kucaklayacağımıza dair birkaç paylaşımları oldu.

Ufuk turu

Gönlünüze sığdırabildiğiniz her yerde olabilir, yardım edebilirsiniz. Bunun için Afrika, Etiyopya ve Kanada izlenimlerini paylaştılar. Her cümle can alıcı, her olay şaşırtıcıydı. Yani insan vicdan muhasebesinde açlıkla, misyonerlerle, sefaletle mücadele eden ülkelere yüreğini ve dualarını koyabiliyorsa, savaş altında olan ülkelere de vicdanında yer ayırabilir cümlesine bizleri dahil ettiler.

Öyle ki; Cihat Gökdemir’in paylaştığı Etiyopya turu bize okulun ya da eğitim veren mecranın sadece dört duvar arasında olmadığını, bir ağaç gölgeliğinde bile onlarca talebenin toplanıp bir tahta ve bir hocanın olmasının yeterli olduğunu öğretti.

Mavi MarmaraAfrika’da kötü şartlar var ama güzel olan şu, biz çok güzel bir ülkede yaşıyoruz. Gerçekten muhteşem bir ülkede yaşıyoruz. Düşüncemizle, hayat tarzımızla, anlayışımızla ve dini inancımızla ete kemiğe bürünmüş ve hayata aksetmiş şekliyle gerçekleşmiş, örnek alınacak derecede yaşıyoruz. Mutlaka eksiklerimiz var. Daha güzeli olabilir mi? Elbette olabilir. Bu sebepten ötürü güzel hareketlere dâhil olmamızı tavsiye ettiler.

Peki, güzel hareketler nedir?

Bunun cevabını da bizlere Ramazan Arıtürk veriyor. Dünyanın neresinde olursa olsun bir güzel hareket başlamışsa o bir şekilde gidiyor. Bazı zamanlarda zayıflıyor, bazı zamanlarda gürül gürül akan çağlayan haline geliyor, bazı zamanlarda dere haline dönüşüyor damla damla akmaya başlıyor. Ama toprağını, zeminini bulduğu zaman yeniden gürül gürül çağlamaya başlıyor. Buradaki insanlara ulaşma gayreti içinde olmalı ve yabancı dil öğrenmeye ağırlık vermeliyiz. Öyle ki Afrika halkı İngilizceyi ana dili gibi konuşabiliyor, bunun yanında da birkaç tane kabile dili biliyor.

Ve Mavi Marmara…

Cihat Gökdemir söz aldığında bizlerle şunları paylaştı. Vicdanları kadar imanlarının da kuvvetli olduğunu gösteren bir hareketti. Furkan Doğan’ın babası ile olan son anılarını okuduğumda; Furkan Doğan babasına; “Baba içimde ki ateşi söndüremiyorum” diyor. Nedir o içindeki ateş? Vicdandır.

Mavi MarmaraPeki, vicdan nedir? Din merkezli bir anlayıştır. Yani Yahudi’nin içinde olan vicdan da, Hıristiyan’ın içinde olan vicdan da, Müslüman’ın içinde olan vicdan da, aslında vahiy kültüründen gelen kırıntılardır. Bu yüzden biz Mavi Marmara da Yahudisiyle, Hıristiyanıyla, Müslümanıyla o ortak vicdandan dolayı bir araya gelmiştik.

Pek çoğumuz şuan çok rahat bir hayat yaşıyoruz. Ama görmekteyiz ki dünyanın çeşitli ülkelerine mensup pek çok genç hiç bilmediği, insanların zor şartlar altında yaşadığı bir ortamda gözleri kapalı davaları uğruna gelebiliyorlar. Dünyada vicdanlı insanlar var. Biz Mazlumder olarak 1991 de kurulduğumuzda bir şeyi örnek alarak yola çıktık: Hz.Muhammed (sav)’i!

Filistin, vicdanımızın somut hali!

Vicdanın sesine kulak verip yolda kalmışlara, yetimlere, yoksullara böyle bir hareketle inşallah sahip çıkacağız. Yani vicdani hareket çok çaplıdır. Bu yüzden tek bir güne sığdırılmamalıdır.

Biliyoruz ki Filistin de yaşananlara çok uzak değiliz. Filistin dediğimiz yer şuradan arabayla beş saat sonra varabileceğimiz yer. Ama uzak kaldık. Gözlerimizi kapadık, kulaklarımızı tıkadık ve bir şekilde haberdar olamadık. Ama artık haberdarız.

Mavi Marmaraİsrail’in zulmünü durdurmadığımız müddetçe zulümleri artacaktır. Gazze onlar ve dünya için çok önemli. Filistin’i önemli kılan ise dünyanın bütün sinir uçlarının orada toplanmış olmasıdır. Kudüs’te bir köşe taşı hareket etse Güney Afrikalı gelir ve tutar, Japonyalı gelir ve tutar, Hindistanlı gelir ve tutar. Bütün dinler orda. Bütün peygamberler o şehirde yaşadı. Topu topu bu şehir dediğimiz yer 10 km. Hz.İsa, Hz.Musa, Hz.Muhammed Mustafa ve diğerleri hepsi buradan geçtiler.

Ben ilkokuldan sonra İstanbul’a geldiğimde İstanbul’da Fatih Sultan Mehmet’i, Yavuz Sultan Selim’i ve diğerlerini gördüm. Onlardan izler taşıyordu bu şehir ve onlar buralara ayak basmışlardı. Haliyle bunları düşündükçe heyecanlanıyordum.

Düşünün bir kere. Burada peygamberlerden bahsediyorum. O yüzden dünyanın niçin bu kadar değer verdiğini daha iyi anlıyoruz.

 

 

Nurcan Kara, vicdan muhasebesinde can kulağıyla dinledi

Güncelleme Tarihi: 26 Mart 2011, 15:58
YORUM EKLE
banner8

banner20