banner17

Üstadın sadık şakirdi!

Gençliğin El Kitabı'nı hazırlayan gönülleri bir tanımalı değil mi?

Üstadın sadık şakirdi!

Zübeyir GündüzalpHayatımızda bazı düsturlar, prensipler vardır, can alıcı hatta can verici noktalar... En sıkıntılı zamanlarımızın karanlığına bir ışık gibi düşer, aydınlatır içimizi. Öğrendiklerimizi tazeler cihetindedir. Şevkimizi yineler, ümidimizi ziyade eyler... Solmaya yüz tutmuş hüsn-ü zan çiçeğimizi yeniden sular, dallarına, toprağına baharı yeniden getirir. Hayat düsturları; çiçeklerdeki öz gibi… Hayatımızı bal misal kıvama getirici ve tat verici…

Üstad Bediüzzaman’ın has talebesi, Risale-i Nur’un sadık şakirdi Zübeyir Gündüzalp’in de sözlerinde böylesi bir hayat vericilik vardır; Allah’ın izni, Üstad’ın himmeti, Risale-i Nur’un kerametiyle.

Zübeyir Gündüzalp, BediüzzamanBu hizmetleri kim yapacak?!

19 yaşında yanına gelen bir gence iman hakikatlerini anlatıp, insanlığın imanını kurtarmaya hizmet etmenin öneminden bahsederken, genç öğrencisi ‘’Ağabey benim kusurlarım, günahlarım, hatalarım var, ben nasıl hizmet ederim.’’ diye mahcup bir soru yönelttiğinde, hayatı boyunca unutamayacağı bir hayat düsturu söyler Gündüzalp: ‘’Kardeşim, ‘Kusurum olsa dahi ben yine hizmet edeceğim’ demeliyiz. Aksi halde, onun kusuru, bunun kusuru var deyip kusursuz aramaya kalkarsak, bu hizmeti kim yapacak!’’

Genç talebesi, o sözden sonra bir daha yanından ayrılmaz Zübeyir Ağabey’in. Gözlemlerini de her fırsatta anlatır, yıllar öncesinin taptaze heyecanıyla. ‘’Zübeyir Ağabey öyle bir insandı ki aramızda büyük yaş farkı olmasına karşın, bize karşı bir büyük gibi değil de bir arkadaş gibiydi. Derin ilmine rağmen, birimiz farklı bir fikir beyan ettiğimizde yeni bir şey öğreniyormuşçasına bizleri dikkate alır, küçümsemezdi. İnsanların idraklerine göre muvazeneli konuşmamızı öğütler, kendisi de öyle yapardı. ‘Düz gitmeden, idareli, muvazeneli, kitâbî, muknî, mutedil, mülayım serd-i kelam eylemek’ derdi.’’

Zübeyir Gündüzalp, Gençliğin El KitabıZübeyir Gündüzalp, Gençliğin El KitabıGençler, bu kitabı ıskalamayın!

Nesil Yayınları; bu kıymetli insan Zübeyir Gündüzalp’in hayat düsturlarını Gençliğin El Kitabı ismini verdiği kitapta toplayarak, insanlığın hizmetine sundu. Zübeyir Ağabey’in talebesi olmak şerefine nail olan Necmeddin Şahiner ise kitabın Önsöz kısmından sonra söz alıp, onu bize daha da yakından anlattı, derin bir saygı ve son derece hayranlıkla. Hem gülümseten hem düşündüren şu hatırası da anlatılar arasında: “Hastalığı sırasında, kendisini tedavi etmek için çırpınan, bu maksatla bir evi adeta klinik haline getirip onu tekrar sıhhatine kavuşturmak için çalışan doktorlara şöyle der: “Doktor kardeşim, hadi ki beni tedavi ettiniz. Ben iman ve Kur’an’a hizmet için bir kara sevda hastalığına tutulmuşum, sizin doktorluğunuzda bu kara sevdanın ilacı var mı?”

Kitapta hayatın her alanından kesit bulabiliyorsunuz. Kısa kısa paragraflardan oluşuyor. Sizi içine çeken bir gücü var, yumuşacık bir üslubu. Bazen emektar bir Cerrah’ın elindeki keskin bir bıçak gibi, ameliyat edilmesi lazım yerlerimizi bulur, tedavi eder ve sarar.

Bir gün Eyüp Sultan’a giderseniz orada sizi bekliyor olacaktır, toprağa kavuşmuş bedeni ve dimdik ruhuyla!...

 

Özge Sena Bigeç "Bilseniz ki gayret ne kadar kıymettardır; bir dakika boş durmazdınız." diyerek haber etti

Güncelleme Tarihi: 05 Mayıs 2016, 15:08
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20