banner17

Urfa'da Eyyüp Peygamber Camiindeyim!

Zamanın içinden geçmişi yaşıyorum, Eyyûb peygamberin mekânında, sahabe Eyyûb’un huzurunda...

Urfa'da Eyyüp Peygamber Camiindeyim!

 

Urfa’da Eyyub Peygamber Camii’nde oturuyorum. Yeşil bir huzur doluyor ruhuma; tanıyorum çok eskilerden. İstanbul’da Eyüp Sultan’dan tanıyorum bu yeşil huzuru. Şiirlerden tanıyorum. Zamanın içinden geçmişi yaşıyorum, Eyyûb peygamberin mekânında, sahabe Eyyûb’un huzurunda... Biri peygamber, sabrın mihenk taşı, son noktası, Eyyûb Peygamber; öbürü peygamber arkadaşı, en talihli ev sahibi, evinde iki cihan serverini konuk etmiş Mihmandâr-ı Nebi, Ebû Eyyûb El-Ensârî.

Yolculuğum iki Eyüp konukluğunda sürüyor

Yolculuğum iki Eyüp konukluğunda sürüyor. Peygamber olan Eyyûb’de sabrı talim ediyorum, zamanın dilini okuyorum. Sahabe olan Eyyûb’de tevazuu öğreniyorum.

Sabır ve tevazu… İnsan olmanın ölçüsü… Sabrın eritmediği dağlar yoktur, Cudi misal olmuştur. Ve insan mütevazı olunca hakikate ram olurmuş. Aslında İslamiyet’in özüdür, mesajıdır, Peygamber’in haber verip yaşamında gösterdiğidir. Belalara, sıkıntılara, musibetlere, dertlere sabır etmek ve Rabbimi bilip mütevazı olmak…

Hazreti Peygamberin hayatından sabır sahneleriEyyub Peygamber Camii

Ömrü hayatında bir insanın yaşayabileceği bütün sıkıntıları yaşamamış mıdır Hazreti Resul? Hayata gözlerini öksüz açmamış mıdır babasız doğarak? Çocuk yaşında annesini kaybederek yetim kalmamış mıdır? Sonra biricik kızı Fatımat’üz Zehra’nın göz menzilinde eza ve eziyetlere uğramamış mıdır? Amcası Ebu Talib’i ve vefakâr eşi Hatice-i Kübra’yı ebedi âleme uğurlamamış mıdır aynı günlerde? Sonra çok sevdiği amca ve amcazadelerin Hazret-i Hamza’nın, Cafer-i Tayyar’ın, Akil İbn-i Ebu Talib’in şahadetlerini yaşamamış mıdır? Sevgili torunları Hasan ve Hüseyin’in acılarını şu fani dünyada hadiseler vuku bulmadan evvel görmemiş midir?  Pek sevdiği Mekkesini terk etmemiş ve sevgili şehrine yaşlı gözlerle dönüp bakmamış mıdır? Evlatlarını kendi elleriyle kabrine koymamış mıdır? Buna benzer daha nice acı olaylar. Ne yapmıştır Sevgili Resul? Sabretmiş. Sabretmesini bilmiştir. Atası Eyyûb Peygamber gibi.

Hazreti Peygamberin hayatından tevazu örnekleri

Sonra tevazu. Asıl ve aslî peygamberlik hücceti. O kadar alçakgönüllüdür ki Hazret-i Resul, evde kendi hususi işlerini kendisi yapardı, “Her mümin, taşıyabiliyorsa kendi yükünü kendisi taşısın” derdi. Yanaklarında iz bırakan hasırlı odasında pek bir şey bulundurmazdı. Sade yaşardı, Hazret-i Ömer’e, “Dünya onların olsun, ahret de bizim” derdi.

Açlık

Aişe Validemizin ifade ettiği gibi, Hazret-i Resul, bütün ömrü hayatında hiç doyuncaya kadar yemek yememiştir. Sıkıntı içerisinde olmasına rağmen bir günde iki öğün yememiştir. Ekmek ile hurmayı bir arada yediği de vaki değildir. Ve iki cihan serveri bütün bir ömrü boyunca da kızartılmış bir koyun eti görmemiştir.

Hendek

Sonra hendek kazma günlerinde devam eden şiddetli açlık ve kıtlıkta, arkadaşları çalışırken, açlıktan düşüp bayılmamak için karınlarına taş bağlamışlardır. Bir ara karşısına dizilmişlerdi. Ahrette kendilerinin bu fedakârlıklarına şahitlik etmesini istemişlerdi. Ve elbiselerini sıyırıp, taşları göstermişlerdi. O sadece tebessüm etmişti. Sonra da kendi elbisesini sıyırmıştı. Karnında iki taş birden bağlıydı.

Eyyub Peygamber CamiiKulluk

Hazreti Resul arkadaşlarının yanına her geldiğinde arkadaşları hızla ayağa kalkarlardı. En sonunda bir gün dayanamadı Resul, "İranlıların birbirlerini büyük görerek ayağa kalktıkları gibi siz de bana ayağa kalkmayın. Çünkü ben, bir kulun yemek yediği gibi yemek yiyen, bir kulun oturduğu gibi oturan bir kulum" dedi.

Kurutulmuş et

Yeni Müslüman olmuş ve kendisini ilk kez gören bir göçebe Arap heyecanından Hazret-i Resul karşısında titremektedir. Hazreti Resul ise,  "Arkadaş, sakin ol. Ben kral değilim. Kureyş kabilesinden kurutulmuş et yiyen bir kadının oğluyum" dedi.

Dua

Hz. Ömer (ra) Hazret-i Resul’den umre yapmak üzere Mekke'ye gitmek için izin istemektedir. Hazret-i Resul ise, sevinerek izin vermiştir ve giderken de öğütlemiştir, "Kardeşim! Duanda beni de unutma." Bütün bir hayatı tevazu ile geçmiş Hazreti Peygamber’in hayatında nice böyle olaylar vardır ki anlatmakla bitmez. Ki o vefat ederken de dünyalık olarak sadece yedi gümüşlük nakit bırakmıştır.

Peygamber Eyyûb

Rabbim, iki Eyyûb’un yüzsuyu hürmetine bize sabırlı ve mütevazı olmayı nasip et. İnsan iki Eyüp olamıyorsa, o zaman nedir yaşamak bin ya da daha fazla sene. Meyvelerin sabırla olgunlaşması misali, insan da sabırla olgunlaşırmış, Ahsen-i takvim üzerindeki suretine dönermiş, alâ-yi illiyyîne yükselirmiş. Eyüp peygamber imanın lezzetine sabırla ulaşmış.

Sahabe Eyyûb

Ve tevazu, alçakgönüllü olmak, kendini herkeslerden hakir görmek... Hazreti Peygamber Medine’ye ilk ayak bastığında hicretle, ensarın ileri gelenleri peygamberi konuk etmek istedi. Ama biri vardı ki, kendini herkeslerden küçük görürdü, peygamberin evine teşrif etmesini hiç beklemezdi. “Ben kimim ki, peygamber gelsin konuğum olsun” diye düşünürdü. Fakat sırf bu alçakgönüllü olmaktan dolayı peygamber yedi ay boyunca Ebû Eyyûb El-Ensârî’ye konuk olmuştur.

Dağların en alçakgönüllüsü Cudi ise, ashabın en mütevazısı da Eyyûb-ı Ensârî Hazretleridir. Beşer Cudi kisvesine bürünüp ortaya çıksa, karşımıza sırf peygamberin fethini müjdelediği İstanbul’un sevdalısı Eyyûb El-Ensârî çıkar, yaşlı bir çınar misali, vakur ve mütevazı.

 

Faik Öcal yazdı

Güncelleme Tarihi: 20 Haziran 2012, 02:14
YORUM EKLE
YORUMLAR
Mert Cumhur
Mert Cumhur - 7 yıl Önce

"Ve iki cihan serveri bütün bir ömrü boyunca da kızartılmış bir koyun eti görmemiştir." Bunu ilk defa duydum.Farkli zamanlarda Efendimiz(SAV) yemek ikram edildigini okudum.Hicbirinde pismis koyun eti yok muymus? Hep kurutulmus et mi yeniliyor o donemde?

banner8

banner19

banner20