Ümit veren kitaplar yayınlandı tarih alanında

Türkiye'de üzerine çok konuşulan fakat nitelikli eser bulmanın konuşulduğuna oranla az olduğu bir alan tarih. Fakat son yıllarda bu alanda ciddi çalışmaların sayısının arttığını sevinerek görmek mümkün. Mehmet Erken yazdı.

Ümit veren kitaplar yayınlandı tarih alanında

 

 

Türkiye'de üzerine çok konuşulan fakat nitelikli eser bulmanın konuşulduğuna oranla az olduğu bir alan tarih. Fakat son yıllarda bu alanda ciddi çalışmaların sayısının arttığını sevinerek görmek mümkün.

Hatta bu sene görünce heyecan duyulabilecek çalışmalarının önemli bir kısmının tarih alanında olması, önümüzdeki yıllar için ümit verici olacaktır.

Osmanlılarda Sahaflık ve Sahaflar

Ele alacağım eserler arasında okuduğum tek kitap olmasından ötürü İsmail Erünsal'ın, Timaş Yayınları’ndan çıkan “Osmanlılarda Sahaflık ve Sahaflar” kitabından başlayacağım. Çok uzun bir zamana yayılarak hazırlanan bu çalışma, yaklaşık üç yüz yıllık bir dönemi kapsıyor. İlgili döneme ait sahaf terekelerinden yola çıkılarak hazırlanan eser, bir esnaf grubu olarak sahafların gündelik yaşamlarından, ekonomik ilişkilerine, bu esnaf grubu içinde zamanla değişen meselelere kadar, sahaflığın Osmanlı’daki konumunu bütün çerçevesiyle ortaya koymaya çalışıyor.

Osmanlı kitap kültürü, Osmanlı sahaflığı, kitap tarihi gibi daha sipesifik konularda bir kurucu eser olduğunu/olacağını rahatlıkla söyleyebileceğimiz Erünsal'ın kitabının, aynı zamanda bir esnaf kolunun tarihi hakkında yapılmış ilk çalışma olması da oldukça dikkate değer bir özelliği.

Daha önce Osmanlı Vakıf Kütüphaneleri ile ilgili eserleri yayınlanan Erünsal, aynı zamanda kuruluşundan beri İSAM Kütüphanesi’nin danışmanlığını yapıyor. Bu mufassal eserinden sonra, hem ondan etkilenerek ne gibi kitaplar yazılabileceği, hem de Erünsal'ın nasıl bir eser yayınlayacağını merakla bekliyoruz.

Erünsalın kitabından sonra, yine Osmanlı döneminden birkaç eserin tenkitli neşrini zikretmemiz gerekiyor. Klasik Yayınları tarafından basılan “Tarih-i Rüşdi” kitabı, 18. yüzyılda kaleme alınmış ve yazıldıktan sonra büyük bir ilgi görmüş bir tarih kitabı.

Tarih-i Rüşdi ile beraber zikretmem gereken diğer çalışmalar Mahya Yayınları tarafından seri halinde yayınlandı. Yayınevinin başlattığı Katip Çelebi ve Evliya Çelebi serilerinin kültür dünyamız için büyük bir önem taşıdığını zannediyorum. 17-18 yüzyılın önemli eserlerinin peş peşe yayınlanıyor olmasının nasıl anlaşılabileceğini şimdilik kestiremesem de, bu nevi eserlerin yakın/uzak gelecekte artacağını zannediyorum.

Gülru Necipoğlu, Mimar Sinan’ı anlattı

Son olarak zikretmek istediğim eser de, Gülru Necipoğlu'nun daha önce İngilizce yayınlanan Mimar Sinan hakkındaki eseri olacak. Bilgi Üniversitesi Yayınevi tarafından yayımlanan kitap, Osmanlı mimarisinin kilit ismi hakkında, birincil kaynaklar temel alınarak hazırlanmış.

Gülru Necipoğlu kitabıyla, yerleşik Mimar Sinan yargılarını bir kenara bırakarak yeni bir yaklaşım sunmaya çalışıyor. Daha önce Türkçeye çevrilmiş “15. ve 16. Yüzyılda Topkapı Sarayı- Mimari, Tören ve İktidar”isimli bir kitabı mevcut. Türkçeye çevrilmemiş yayınları da bulunan Necipoğlu, sanat tarihi dergisi Muqarnas'ın editörlüğünü ve Harvard Üniversitesi Ağa Han Sanat Tarihi Bölümü Koordinatörlüğü’nü yürütüyor. Boğaziçi ve Koç üniversitesinde öğrencileri bulunan Necipoğlu'nun bu kitabı ile Mimar Sinan'a dair üstü örtülmüş tartışmaları yeniden başlattığını söyleyebiliriz.

Tarih alanında İSAM Yayınları’nın bu sene yayınladığı birkaç kitaba değinmek istiyorum: “Sergüzeştname-i Zaifi” (Vildan Coşkun), “Selçuklular I” (Osman Gazi Özgüdenli), “Endülüs” (Mehmet Özdemir). İkisi telif bir tanesi Osmanlıcadan çeviri-yeniden basım olan bu kitapları, birkaç açıdan kıymetli bulduğum için zikretmek istiyorum. Evvela, ilim adamları tarafından Türkçe hazırlanmış olması, kitapların niteliğine bakılmaksızın önemli bir mevzu. Bunun yanında, İSAM Yayınları’nın güçlü potansiyelini yansıtması/yansıtmaya başlaması açısından mühim. Binlerce insanın her gün kullandığı, pek çok araştırmacı yetiştirmiş olan bir kurumun, en yoğun mesaisini alan ansiklopedinin neşrinin bitmesinin ardından bu sene itibariyle yayınevine ağırlık vereceğini zannediyor, 2014 deki neşirlerini merakla bekliyoruz.

 

Mehmet Erken yazdı

Güncelleme Tarihi: 22 Ocak 2014, 21:30
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13