Türkler İngilizce öğrenemez mi?

Geçtiğimiz günlerde henüz yeni mezun olan bir ahbabımla konuşurken, 'sahi' dedim, 'bu İngilizce dersleri ne işe yarar?'

Türkler İngilizce öğrenemez mi?

Liseli İngilizce bilen mi olurmuş!

Henüz yeni mezun olmuştu. Dersleri başarılı idi. Bu sebeple Amerika’da okuyacaktı üniversiteyi. “Ama” dedi, “öncelikle burada İngilizce öğrenmem lazım.” Şaşırmadım ama “insaf” dedim. 9 yıl bir öğrenciye İngilizce eğitimi verilir de nasıl olur İngilizce konuşamaz, insaf! Serzenişim elbette ki İngilizce kursuna yazılacak dostuma değildi. Serzenişim hatta yuhalayışım bir İngilizce sistemi koyup, bu sistemi başarıyla bitirebilen öğrencisine dahi İngilizce öğretemeyen zavallı eğitim düzenineydi. Basit sanmayın sakın. Durum oldukça vahim. Şimdi yaslanın arkanıza ve iyi okuyun sıralayacaklarımı.İlköğretim

10 yaşında başlar bu zulüm!

Ülkem öğrencisi ilkokul 4. sınıfta başlar İngilizce eğitimi almaya. 4. sınıfta haftada 2 saat İngilizce dersi vardır. Ortalama bir öğretim yılı 35 haftadan ibaret olduğuna göre, 4. sınıfta 70 saat İngilizce dersi alır öğrenci. 5. sınıf öğrencisi için de durum tıpa tıp aynıdır. Haftada iki saat dersten 35 haftada 70 saat ders daha alır. 4 ve 5. sınıfta aldığı İngilizce derslerini topladığımızda ise 140 saat olur.

6, 7 ve 8. sınıflarda zorunlu İngilizce eğitimi haftada 4’er saatten devam eder. Yani 6. sınıfta bir öğrenci haftada 4 saatten, bir öğretim yılında 140 saat ders görür. 140 da 7. sınıfta. Bir o kadar da 8. sınıfta İngilizce dersi gören öğrencimiz, ortaokul öğreniminde 420 saat İngilizce dersi almış olur. Unutuyordum. 140 saat de, 4 ve 5. sınıfta olduğuna göre her ilköğretim öğrencisi mezun olurken 560 ders saati İngilizce öğrenimi almıştır muhakkak.

İşte burada donakalırız. İngilizce notları 4. sınıftan, 8. sınıf sonuna kadar 100 puandan aşağıya inmeyen öğrenci dahi asla ve asla mezun olurken İngilizce bilmiyordur. Ne kadar da vahim! Bir öğrenciye 560 saat İngilizce dersi verip İngilizce öğretememek! Halbuki, kaliteli bir İngilizce kursu istekli bir öğrenciye azami 3 kurda (maksimum 300 saat) üniversitede kullanabileceği bir dil sunmakta. Yalnız elbette ki M.E.B.’nın İngilizce fecaati bu kadarla sınırlı değil. Gelin devam edelim serüvene.

İngilizceAnadolu lisesi mezunu İngilizce bilir mi?

Yukarıda kendisinden bahsettiğimiz kardeşimiz bir Anadolu meslek lisesi mezunu. Serüvenimize onun okulundan devam edelim iyisi. Her Anadolu ve Anadolu meslek lisesi 9. sınıf öğrencisi haftada 9 saatlik İngilizce dersinden yılda 315 ders saati öğrenim alır. Bu da demektir ki, 9 sınıfta da İngilizce dersi alan öğrencimizin, ilköğretim İngilizce dersleriyle beraber ulaştığı sonuç 875 saat derstir.

Anadolu, meslek ve genel liselerde 2. sınıfta İngilizce eğitimi haftada 4 saatten devam eder. Ders saatini toplamaktan sıkıldığım İngilizce dersinin son aşaması da şudur ki; haftada 4 saat, bir öğretim yılında yılda 140 saat ders eder. Lise 3 ve 4 ile de toplanınca 420 saat ders daha ilave edilir büyük rakamımıza.

İşte şimdi korkunç tabloyu açıklıyorum. Korkunç olan elbette ki bir öğrencinin eğitim alması değil! Korkunç olan binlerce saatini verip de bir İngilizce diline muvaffak olamayışı. Elbette ki bunun sorumlularını öğrencileri değil, sistemi bu şekilde oluşturanlar olarak görüyoruz. Netice odur ki; 40 dakikadan 1295 İngilizce dersi alır lise mezunu garip öğrencimiz.T.C. M.E.B.

Yıllık kayıp sadece 1 katrilyon değil!

Şimdi yetkililere soruyoruz? Sizler 863 saatini aldığınız insanlara bunun karşılığını verebiliyor musunuz? Eğer verebiliyorsanız niye bu insanlar İngilizce bilmiyor!? Yahut nasıl oluyor da sizlerin 1300 derste öğretemediğiniz İngilizce’yi, özel kurumlar 300 derste öğretebiliyor!? Şaka yapmıyorum, abartmıyorum. Başından beri tüm teferruatlarını matematiksel olarak ortaya koymuş bulunmaktayım. M.E.B. bir öğrenciye 1300 derste İngilizce öğretemiyor.

Şimdi bir öğrencisi olarak, soruyorum sisteme? 1300 dersimi ve hayatta en değerli varlığım olan zamanımın 863 saatini ne yaptın? Bana nasıl geri döndürdün? Ne hakla çöpe attın? Bir soru daha soruyorum sisteme? 40.000 İngilizce öğretmeninin ücretlerini ödemek için biz halkından aldığın yıllık 960 trilyon lirayı neye mukabil sayacaksın!?

Elbette ki bu sorun sadece bugünün sorunu değil. Bu sorunun kaynağına inmek bir asır öncesine yaklaşmak demek. Elbette bu hak tecavüzünün faili, sistemi bu şekilde yürütmek zorunda kalanlar değil, bu şekilde tertip edenler. Ancak, olur mu bilmem, belki bu saatten sonra dahi bir çözüm üretilebilir!

Not: Sizler bunları okurken, bu haber, asıl okuması gerekenlerin de okuması için Milli Eğitim Bakanı ve Cumhurbaşkanı gibi siyasilere de gönderildi. Hem de okumayacaklarını varsayarak, okusalar da hiçbir şeyin yapılmayacağını bilerek!

 

Mehmet Bahadıroğlu günahkâra değil, günaha düşman

Güncelleme Tarihi: 15 Ekim 2010, 17:02
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Kemal
Kemal - 10 yıl Önce

Yazi cok hosuma gitti. Allah razi olsun. ABD'de doktorasini yapmakta olan biri olarak soyleyebilirimki: Belli basli universitelerden mezun olmus kisiler bile buraya geldikleri zaman bir sure dil soku yasiyorlar. Bu isi adam gibi elden gecirmekte yarar var. Hem neslimizi hem de paramizi heba ediyoruz. Bir de bu dil ogrenme isi %60 gibi bir oranla kabiliyet meselesi. Ozellikle bilim adamlarimizi bu konuda zorlamanin manasi yok. Sirf ingilizce icin adam harcamasak? Saygilar

mustafa üstün
mustafa üstün - 10 yıl Önce

öğrenci kursa gittiğinde sadece o kurs için gider ve almaya gitmiştir.. okullarda ise bir çok derse giren öğrenci bir de alanı olmayan derse girer ve pek de ilgilenmez.. almaya gelmemiştir.. bu farkı da unutmayalım lütfen..

:)
:) - 10 yıl Önce

son dakika;
yazıların siyasilerede gönderilmesi etki etmiş. sayın başbakan aşağıdaki yorumunda, yazıyı hoş bulmuş. icraatlarını bekliyoruz. :)

Recep Tayyip ERDOĞAN
Recep Tayyip ERDOĞAN - 10 yıl Önce

yazı hoş...

m.y.z.
m.y.z. - 10 yıl Önce

ingilizce eğitimindeki yanlışlıkarı ne kadar tartışsak az kalır ama benim size acizane bir tavsiyem olcak http://www.ingilizcebitmistir.com bu siteyi on dakikanızı ayırarak ziyaret edin ve hocasıyla mutlaka tanışın arkadaşlarınıza da tavsiye edin bende böyle bir tavsiye ile öğrendim.

temel sorunları ve de cevapları bulabileceğinizi umuyorum....

Mahsun
Mahsun - 10 yıl Önce

Kemal Bey in yorumuna sonuna kadar katiliyorum. Boyle bir degerlendirmeyi bir akademisyenden duymak beni daha mutlu yapti. Dil onemli elbette ama bir yere kadar....

Fatıma Nur Esra
Fatıma Nur Esra - 10 yıl Önce

Duygularıma bu kadar tercüman olan bir yazı daha olamazdı! (:

banner19

banner13

banner26