banner17

Türkler Bir Kaledir, İslam Âleminin Kalesi

Yıllarca beyaz adam tarafından sömürülmüş bir kıtada, evinde bir bardak suya hasret insanlara kuyu hediye eden adamdır Türk... Irktan çok daha kapsamlı bir medeniyet ve adalet aşkının ifadesidir Türklük... Haşim Akın yazdı.

Türkler Bir Kaledir, İslam Âleminin Kalesi

İnsanoğlu, kendisini öne çıkaracak ve kazanmadan harcayacağı birçok farklı düşünce ve argümanları buldu. Bunlardan birisi de ırkçılıktı. Toplumlar kendi ırklarını ve mensubiyetlerini kutsamayı ve onu diğerlerinden daha üstün görmeyi sevdiler. Bu nedenle Veda Hutbesi, “Arab’ın Acem’e, Acem’inse Arab’a karşı bir üstünlüğü yoktur!” uyarısıyla yankılandı. Çokluklarını ifade etmek ve bu konudaki yarışı kazanmak için kabirleri bile saymaya varan davranış yasaklandı.

Biz ümmete yakışan bir duruşu ve düşünceyi önemsediğimiz için, ırkçılık manasına gelecek şeylerden de uzak kaldık. Türk olmaktan utanmadık. Ama bunu ayrıca bir gurur ve başkalarına karşı üstünlük meselesi olarak da görmedik.

Başka milletleri ve ırkî mensubiyetleri aşağılamama konusunda düşüncemiz değişmedi. Lakin “Türk” kelimesine eskisi kadar da mesafeli durmamaya başladık. Zira bugün haber akışının çok hızlı ilerlediği bir dünyada yaşıyoruz. Dünya bir avucun içine sığacak kadar küçüldü.

Bir proje vesilesiyle geçen hafta eski görev yerim olan Burkina Faso’ya gittik. Yanımda bu coğrafyayı ilk kez görecek yol arkadaşlarımla beraber... Bu seyahat sırasında benim için çok büyük sürprizler olmadı. Onların birçoğunu yaşamıştım. Ama ekip arkadaşlarım için ilginç deneyimlere sahne oldu.

Türkler bir kaledir

Orada Türk kelimesinin sadece bir ırkı temsil etmediğini gördük. Kuyu açılışı için gittiğimiz bir köyde bir grubun silah atışlarıyla karşılandık. Bunun çok özel bir saygı göstergesi olduğunu öğrendik. Yıllarca beyaz adam tarafından sömürülmüş bir kıtada, evinde bir bardak suya hasret insanlara kuyu hediye eden adamdır Türk...

Köye kuyunun açılmasına delalet eden bir hocayla karşılaştık. Konuşmasında; “Ben bu güne kadar Türklerden en küçük bir yardım görmedim. Lakin…” diye başladı sözlerine ve şöyle devam etti: “Biz Türkleri bugün yeni tanımadık. Osmanlıdan bu yana biz onları tanıyoruz. Onların İslam âlemine ve tüm dünyaya nasıl insanlık ve adalet taşıdığını çok iyi biliyoruz. Türkiye’nin sıkıntılı günler yaşadığı darbeyi de biliyoruz. Ben o gece haberlerden darbeyi öğrendim. Kalkıp namaz kıldım ve Allah’a Türkiye’nin zaferi için dua ettim. Hanımım bana itiraz etti. ‘Türkiye neresidir? Bizim onlarla ne işimiz olur ki onlara bu kadar uzun dua ediyorsun?’ dedi. Ben ona dedim ki; Türkiye İslam âleminin hamisidir. Onlar bir kaledir. Kalenin duvarları yıkılmamalı. Onlar zarar görürse, bu ateş hepimizi sarar. Müslümanlara baş olacak başka bir toplum da yoktur. Çok dua etmek lazım…”

Türkler dua alan millettir

Kuyu açılışına bölgenin belediye başkanı da gelmişti. Kendisi Hristiyan bir kişiymiş. O da konuşmasında şöyle dedi: “Buraya suyu getirmek ve bu sorunu çözmek aslında benim görevim. Lakin buna imkânım yok. Çok uzaklardan gelip bizim derdimize derman olan Türklere çok teşekkür ediyorum.” Üç defa şu duayı tekrarladı: “Hayırla geldiniz. Memleketinize tekrara hayırla dönesiniz.”

Böyle bir konuşmayı buğulanan gözlerle dinliyorsunuz. Hamd etmekten başka bir şey de yapamıyorsunuz. Orada Türk olmayı, doğuştan gelen bir ırk ve kan ayrımı olarak algılamıyorsunuz. OOnun, oyanusta batan bir gemideki insanların son tutunduğu tahta olduğunu görüyorsunuz. Tabi bu arada bunca tuzağın nasıl boşa çıktığını anlamak zor olmuyor.

15 Temmuz’dan bu yana okunan hatimlerin sebebidir

Pazartesi günü sabah erken bir saatte bir grup Müslümanla beraber hatim okuya başladık. Bunun 15 Temmuz olayından bu yana her hafta düzenli olarak devam etiğini, Türkiye’nin selameti için 5000 km uzaktan bulunan bir çözüm olduğunu anladığınızda, farklı duygular hissetmemek mümkün değil.

Kaya isimli bir kente yaptığımız ziyarette bir hoca gelmişti. “Sizin buraya geldiğinizi duydum da teşekkür etmek için uğradım. Ben yıllardır gece halakasında hocayım. (Gece -Ateş halakası: Akşamları köy meydanına bir ateş yakılır ve onun ışığında çevresine oturan insanlar Kur’an talim ederler.) Öğrencilerimin hiç Mushaf’ı yoktu. İlk kez geçen yıl siz Türklerden bize Mushaf ulaştı. Onların da artık ellerinde birer Mushaf’ı var… Bu nedenle sizlere teşekkür etmek için geldim. Onların da her okuduklarında size dua ettiklerini biliniz…”

Teşekkürü kabul edecek cümleler için bile boğazınız düğümlenir. İşte orada “Türk” kelimesinin çok farklı anlamlara geldiğini bir daha anlarsınız.

Irktan çok daha kapsamlı bir medeniyet ve adalet aşkının ifadesidir Türklük. Irkçılığın her türlüsü bizim iman ve amel sınırlarımızın dışındadır. Teninizin beyazlığını, siyah renkli bir insanı kucaklayarak şükre vesile kılmaktır. Ama İslam’ın ve Müslümanların hamisi olarak yaşamış ve hâlâ bu görev için beklenen bir topluluk için de yapılan dualara âmin demek düşer.

 

Haşim Akın

Güncelleme Tarihi: 29 Ocak 2018, 10:14
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Mehmet Aktaş
Mehmet Aktaş - 1 yıl Önce

Sizi tebrik ediyorum Sevgili Kardeşim. Türkler İslam'ın kalesi olur mu olmaz mı onu zaman gösterecek ama o insanlarla birlikte olmak gerçekten elde edilmesi kolay olmayan büyük bir saadet. Sizi kutluyorum. Rabbim ziyaretinizi mebrur eylesin.

Adem
Adem - 1 yıl Önce

Eline yüreğine sağlık Haşim hocam Allah ahiret azığı kılsın

banner19

banner13

banner20