Türkçe olarak yayımlanan ilk gazete: Vakayi-i Mısriyye

Osmanlı Devleti’nin ilk resmi gazetesi denildiğinde aklımıza ilk olarak Takvim-i Vekâyi gelir. Ancak basın-yayın tarihine baktığımızda Türkçe olarak çıkarılan ilk gazetenin Takvim-i Vekâyi olmadığını görürüz; bugünkü Türkiye sınırları içinde çıkmış ilk Türkçe gazete Takvim-i Vekâyi olduğu için Vakayı-i Mısrîye ona nazaran duyulmamış bir gazetedir.

Türkçe olarak yayımlanan ilk gazete: Vakayi-i Mısriyye

1928 yılında Kavalalı Mehmed Ali Paşa tarafından yarı-resmi olarak çıkarılan Vakayı-i Mısrîye gazetesi Osmanlı’da resmi gazetenin çıkışına dair adımları hızlandırır. Bu nedenledir ki resmi gazetelerin incelenmesi noktasında ilk durak olarak Vakayı-i Mısrîye daha sonrasında ise Takvim-i Vekâyi seçilir.

Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın 1805 yılında Mısır’a vali olarak atanması üzerine Mısır, askeriyle  başta olmak üzere birçok alanda gelişmeye başlar. Mehmed Ali Paşa yönetimi ekonomi, tarım, eğitim gibi konularda gelişim sağlayarak bunları ülke geneline yaymak ister. Bu amaçlarla Mısır’da modern bir ordu, askerî okullar ve fabrikalar kurmuştur. Artık her anlamda yenilenen Mısır’da bir haberleşme aracı ihtiyacı ortaya çıkar. Mehmet Ali Paşa, bu iletişim ihtiyacı üzerine Nikola Musabek’i 1815 yılında baskı sanatını öğrenmesi için İtalya’ya gönderir. Basımevinde çalışacak birçok kişiyi yetiştirmenin ardından Bulak Basımevi kurulur ve ilk eserler yayımlanmaya başlanır.

Mehmed Ali Paşa, Avrupa gazetelerine sürekli konu olan bir paşadır ve bu gazeteleri yakından takipe etmek amacıyla haberlerin toplanılıp rapor edildiği bir “Curnal Divanı” kurmuştur. Bu gazetelerdeki en önemli haberleri derleyerek “Curnal el-Hidivi” adıyla 100 adet bastırmış ve en yakınlarına dağıtmıştır. Gazeteciliğe dair ilk adım, Curnal el-Hidivi’nin basımıyla birlikte atılmış olur. Fazlalaşan ihtiyaçlar ve Curnal el-Hidivi’nin daha geniş kapsamlı olarak tüm idarî ve yüksek kadrolara dağıtılma amacı doğrultusunda Kahire’de yarı Türkçe yarı Arapça olan Vakayı-i Mısrîye ilk yerli gazete olarak çıkarılmaya başlanır.

Vakayı-i Mısrîye, İslâm Basın Tarihi açısından Türkçe-Arapça olarak yayımlanan ilk gazete olması sebebiyle oldukça önemli bir yerdedir. Vakayı-i Mısrîye’nin İslâm basını açısından en dikkate değer noktası ise bir Müslüman tarafından çıkarılmış ilk gazete olmasıdır. Türkçe-Arapça olarak basılması da, Türk ve Arap Basın Tarihi’nin en önemli süreli yayını olarak karşımıza çıkmasında son derece önemli bir rol üstlenir. Vakayı-i Mısriyye, uzun yayın hayatı boyunca muhtevası ve hedefleri itibariyle değişik oluşumlar ortaya koyar. Kavalalı Mehmed Ali Paşa, gazetede yer alacak metinleri daima Türkçe olarak hazırlamaktaydı. Arapça metinler, Türkçe hazırlanan metinlerin tercümesi olarak yer alırdı. Gazetenin o dönem Türkçe-Arapça olarak iki dilli yayımlanmasının amacı, belirli iki kesime ulaşmaktı: Türkler ve Araplar. Vakayı-i Mısrîye’de resmi gazetede bulunması doğal olan yasalar, divan kararları, çeşitli talimatlar gibi idarî konuların yanında farklı olarak çeşitli alanlardaki makaleler, haberler, reklam ve ilanlar da bulunuyordu.

Vakayı-i Mısrîye âdeta bir devlet bülteni gibi dönemin mevcut idaresinin görüşlerini, yaptıklarını, bunların nedenlerini, hedeflerini yönetim kademelerine ileterek idarecileri yönlendirmeyi amaçlıyordu. Bu açıdan gazetenin, dış kamuoyundan ziyade iç kamuoyuna hitap ettiğini söyleyebiliriz. Hedefi itibariyle içe dönük yani devlet görevlileri ve iç kamuoyu için yayın yapmayı amaçlayan bir gazete iken o dönem içinde bulunulan durum, ülke dışına haber akışını da yönlendirmeyi gerektirir bir hâldeydi.

Vakayı-i Mısrîye’nin hemen her detayı ile bizzat ilgilenen Mehmed Ali Paşa, çıkacak yazılar ile önceden ilgilenerek dil bilgisi ve dizim hatalarına titizlikle dikkat ederdi. 1963’te daha geniş çevrelere ulaşma amacıyla Ruzname-i Vakayı-i Mısrîye Gazetesi çıkarılarak İstanbul ve bazı Anadolu şehirlerine gönderildi. Böylelikle Mısır’da başta Vakayı-i Mısrîye ve daha sonra çıkarılan gazeteler aracığıyla iletişim gelişti, gazeteciliğin önemi kavrandı ve süreli yayınların çıkarıldığı bir yayıncılık hâkim olmaya başladı. O dönemlerde Osmanlı başkentinde de gazetecilik yavaş yavaş da olsa gelişme göstermekteydi. Osmanlıda, 31 Temmuz 1840 tarihinde ilk özel gazete Ceride-i Havadis çıkmış, bunu Agâh Efendi’nin Tercüman-ı Ahvali (21 Ekim 1860) ve Şinasi’nin Tasvir-i Efkârı (28 Haziran 1862) takip etmişti. Daha sonra birçok gazete de bu sıralamada yerini alır. İlk Türkçe Gazete olan Vakayı-i Mısrîye, diğer gazetelerin de yayın hayatına girmesiyle birlikte tarihteki yerini almıştır.

Yayın Tarihi: 31 Aralık 2020 Perşembe 22:52 Güncelleme Tarihi: 05 Ocak 2021, 22:54
banner25
YORUM EKLE

banner26