Türk bitki ressamlarının imza attığı projeler

Bitki ressamlığının Türkiye’de ilerlemesiyle birlikte, bu alandaki çalışmalar özellikle projeler çevresinde toplandı. Bitki ressamlığının Türkiye’deki serüvenini, bitkilerin görsel gücünü kullanarak yıllardır onları geniş kitlelere farklı yorumlarla aktarmaya çalışmış isimler olarak dosya editörlerimiz Gülnur Ekşi, Işık Güner ve Hülya Korkmaz anlatıyor.

Türk bitki ressamlarının imza attığı projeler

Gülnur Ekşi

Hacettepe Eğitim Fakültesi Biyoloji Bölümü’ndeki lisans eğitimimin ilk yıllarında bir gün Prof. Dr. Sayın Adil Güner’den aldığım bir telefonla başladı her şey. İngiltere Kraliyet Botanik Bahçesi (KEW) bitki ressamı Sayın Christabel King hanımın Boğaziçi Üniversitesi’nde iki haftalık bir bilimsel bitki resim kursu vereceğini, bu nedenle yetenekli gençleri davet ettiklerini, benim de öncesinde birkaç makaleye yapmış olduğum çizimlere istinaden listesinde yer aldığımı belirtti. Ancak İstanbul’da iki hafta ikâmet etmek bir lisans öğrencisi için kolay değildi. Kursiyerlerin masraflarını bir doğa gönüllüsü olan Ali Nihat Gökyiğit’in karşılayacağını öğrendiğimde yaşadığım mutluluğu hâlâ hatırlıyorum. Boğaziçi Üniversitesi’nde 2002-2005 yılları arasında, her sene on iki kişi, iki hafta süreyle dört yıl devam eden kurslarda Sayın Christabel King’den bitki ressamı olmanın inceliklerini öğrendik. Christabel hanım bizlerden harikalar yaratıyordu. Her sene başarılı olanlarımız kalıyor, aramıza yeni adaylar ekleniyordu. Kursa başladığım ilk günün sonunda her zaman aradığım şeyi bulduğumun farkındaydım. Her gün elimde resim çantamla beni gören lisans arkadaşlarım için benim adım “çiçek çizen kız” idi. Sonrasında ise çiçek çizen kız “bilimsel bitki ressamı” olacaktı. 2006 yılından bu yana Ankara, İstanbul, Kars, Erzurum, Eskişehir, Isparta, Edinburgh ve Şili’de çok sayıda bilimsel bitki resim kursunda eğitmenlik yaptım. Türkiye, İskoçya, İngiltere ve Şili’de birçok karma ve kişisel sergide yer aldım. 2009, 2010, 2012, 2013, 2015 yıllarında İngiltere’de Royal Horticultural Society (RHS) ve Botanical Images of Scotland (BISCOT) tarafından düzenlenen uluslararası bilimsel bitki illüstrasyonu yarışmalarında toplam beş altın madalya kazanarak ülkemi temsil ettim. 2007-2015 yılları arasında Edinburgh Kraliyet Botanik Bahçesi’de (RBGE) hazırlanan Plants from the Woods and Forest of Chile kitabında bitki ressamı olarak yer aldım. Şu an Resimli Türkiye Florası Projesi kapsamında sanat editörü olarak çalışmaktayım.

Türkiye’nin Soğanlı Bitkiler Projesi

Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi adına sayın Adil Güner’in 2006 ve 2007 yıllarında gerçekleştirdiği arazi çalışmalarında yer aldık. Botanikçi hocalarımız bitki toplarken bizler de çizimlerini yapıyor, soğanlı bitkileri doğal ortamlarında gözlemleme ve resmetmenin tadını çıkarıyorduk. Türkiye’nin dört bir yanından toplanarak NGBB’de doğal koşullarına uygun olarak yetiştirilen soğanlı bitkileri resmetmeye 2004 yılında başlamıştık. Bahçe bu anlamda biz ressamlar için bulunmaz bir atölye niteliğindeydi. O zamanlar Ankara’da yaşadığımdan hafta sonları İstanbul’a seyahat ediyor, hızla eskizlerimi hazırlıyor ve Ankara’ya döndüğümde hazırladığım taslak çalışmalarını temize geçiriyordum. Artık bitki resmi yapmak dışında bir tutkum daha vardı: “Soğanlı Bitkiler”. Güzelliklerinin büyüsüne ben de kapılmıştım bir kere. Çizimlerini yapmanın yanında, haklarında daha çok bilgi edinmek istiyordum. Şu anda Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Botanik Anabilim Dalı’nda araştırma görevlisi olarak çalışmaktayım ve Türkiye’nin soğanlı bitkilerinden “Brevispatha Seksiyonuna Ait Allium L. Cinsi Türlerinin Farmasötik Botanik Olarak Araştırılması” başlıklı doktora tezimi bitirmek üzereyim. Henüz yolun başında olsam da her geçen gün yeni bir bilgiyle tanışmak beni mutlu ediyor.

Arazi Çalışma Esnasında Gülnur Ekşi Tarafından Çizimi Yapılan Bitkiler (2006)YAPILAN BİTKİLER (2006)
Allium L. Projesi

Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Botanik Anabilim dalında, yüksek lisans eğitimim esnasında (2010-2012) “Türkiye’de Allium L. Cinsine Ait (Sect. Allium) Endemik Türler Üzerine Morfolojik ve Etnobotanik Bir Çalışma” başlıklı tez konum kapsamında, halk arasında kullanımı olan yabanî sarımsak türlerini de içinde barındıran taksonlar üzerine çalışmaya başladım. Bu kapsamda Türkiye’nin önde gelen yabani sarımsak uzmanlarından Prof. Dr. Mehmet Koyuncu danışmanlığında, Türkiye’de ikiyüzden fazla türle temsil edilen yabanî sarımsakların, en geniş grubu olan Allium seksiyonuna ait endemik türleri (otuz civarı), taksonomik açıdan ele alarak botanik çizimlerini hazırladım. Bu çalışma, hem botanikçi hem de bitki ressamı olarak yer aldığım ilk projem olması nedeniyle meslek hayatımda ayrı bir öneme sahiptir.

Berlin-Bağdat Demiryolu

Berlin Bağdat Demiryolu’nun inşası I. Dünya Savaşı öncesinde başlamıştır. Avrupa ve Ortadoğu’yu kapsayan proje, inşa edildiği topraklarda derin ekonomik, kültürel ve çevresel izler bırakmış olan dönemin en büyük projelerinden dir. Demiryolu inşası sonrasında bazı bölgelerdeki bitkiler yok olmuş, bazı bölgelerde ise o güne kadar görülmeyen yeni türler ortaya çıkarak bölgenin eski sahipleri ile uyum içinde yayılışlarını sürdürmüşlerdir. Bu projede Berlin’den Bağdat’a kadar flora elemanlarında, yani bitki çeşitliliğinde meydana gelmesi muhtemel değişimler araştırılmaktadır. Hem bir botanikçi, hem de bir bilimsel bitki ressamı olarak yer aldığım projenin sonuçlarını heyecanla bekliyorum.

Işık GÜNER

Üniversite eğitimimi Çevre Mühendisliği üzerine aldım, ve çoçukluğumdan beri hayatımın büyük bir parçası olan resim yapmayı bu dönemde de sürdürdüm. 2006 yılında üniversiteden mezun olduğum zaman, resim yapmanın çekiciliğine daha fazla karşı koyamadım, ve tam zamanlı bitki ressamı olarak çalışmaya başladım. Tabii çalışmaya başladım derken, bir yerde bu konu ile ilgili işe girip çalışmaktan bahsetmiyorum, çeşitli kurum ve kuruluşların bünyelerinde bitki ressamı çalıştırması pek olası değildi o zamanlar. Çalışmaya başladım derken, durmadan resim yapmaktan bahsediyorum. Arada derede değil de, saatlerce. Bir bitkinin ardına diğerini resmettim, ya da resmetmeye çalıştım o zamanlar. Bilgim kısıtlı, pratiğim yok, tek çözüm durmadan resim yapmak. İşte bütün zamanımı bitki resimlerine ayırdığım, sürekli resim yaptığım o ilk yıllarda, bu konudaki bilgim de derinleşmeye başladı, becerilerim de hızla gelişti. İlerlemenin sonu olmayan bir deneyim ne de olsa resim. Bütün zamanınızı ve enerjinizi, son derece keyif aldığınız bir işe odakladığınız zaman, becerilerinizin gelişmesi kaçınılmaz olacaktır. İşte ben de bunu yaptım, odak noktam bitki resimleriydi.

Ben bitkiler ve suluboya dünyasının içinde zaten kaybolmuşken, yurtiçi ve yurtdışı birçok projede yer aldım, daha da kayboldum. Bitkilerin her bir detayını, kıvrımını, rengini, damarlarını saatlerce incelerken ve resmederken kaybolmak gerçekten çok kolay. Yer aldığım her proje, başka bir şey kattı bana, yeni yöntemler keşfettim, başka teknikler geliştirdim, farklı bitkiler öğrendim. Öğrendikçe öğrettim. Uzun yıllardır bitki ressamlığı üzerine eğitimler vermekteyim. Türkiye başta olmak üzere İspanya, İskoçya, İngiltere, Çin, Fas, Şili gibi birçok yerde dersler verdim, Edinburgh Botanik Bahçesi’nin uzaktan eğitim kursunda eğitmenlik yapmaktayım. Vermiş olduğum bu eğitimler, yine kendi gelişimimin birer parçası oldu. Öğrettikçe öğrendim.

Gelişimin ve ilerlemenin sonu olmayan bir dünya burası. Her bir bitki başka dünyaların kapısını açmakta size. Ben de araladığım bu dünyanın içinden inanılmaz güzellikteki bitkileri resmetmeye, resimlerimle öğrenmeye, öğrendiklerimi öğretmeye devam edeceğim.

IŞIK GÜNER’İN PROJELERİ

Lán Zhi Mèi - Keşfedilen Orkideler

Binlerce yıldır orkideler, eşsiz güzelliğinden dolayı hep çekici olmuştur. Süs bitkisi olarak ya da tıbbî ilaçlar üretmek için orkideler doğadan toplanarak satışa sunulmuştur. Günümüzde birçok orkide türü kendi güzelliğinin kurbanı olmuş ve aşırı toplanmadan dolayı soyunun tükenmesi ile karşı karşıya kalmıştır.

Yürütücülüğünü Işık Güner ve İrlanda Bangor Universitesi’nden Sophie Williams’ın yaptığı bu proje ile Çin’in Yunnan bölgesinde yetişen, soyu tükenmekte olan orkidelerin öneminin vurgulanması, ‘Vahim’ kategorisinde olan bu türler için farkındalık yaratılması amaçlanmıştır.

Işık Güner, 2015 - 2016 yıllarında, projenin merkezi olan Xishuanbanna Tropik Botanik Bahçesi’ni ziyaretleri sırasında, soyu tehlike altında olan bu türlerin bir kısmını resmetmiştir. Bu orkide resimleri, bölgenin ünlü ressamlarından Hui Rui Hua’nın, Çin resim sanatının bir çeşidi olan ‘Gong bi’ tarzıyla hazırladığı eserleri ile birlikte Çin’in beş farklı botanik bahçesinde sergilenmiştir

Sanatın gücü kullanılarak, farklı bölgelerde yapılan bu sergilerle daha fazla kitleye ulaşılması hedeflenmiş ve ikibinin üzerinde ziyaretçi ile anketler yapılmıştır. Yapılan bu anketler üzerinde çalışmalar devam etmekte olup, 2017 yılının sonunda tamamlanacaktır

Nepal Bitkileri, Katmandu Vadisi

Nepal Bitkileri’nin babası olarak bilinen Dr. Francis Buchanan Hamilton, 1801 ve 1802 yılları arasında, Katmandu vadisinde ilk çalışmalarını gerçekleştirmiştir. Dr. Hamilton Buchanan, Katmandu Vadisi’nde çalışmalarını tamamlarken, o dönemin Nepalli sanatçılarının bir seri bitki resmi yapmasına olanak sağlamıştır. Maalesef bu resimlerin birçoğunun sanatçısı bilinmemektedir, ancak yüzden fazla olan bu bitki resimleri şu anda Londra’da ‘Linnean Society’ koleksiyonunda yer almaktadır. Bu resimler günümüzde hâlâ bilimsel amaçlı çalışmalar için kullanılmaktadır. Şu anda Katmandu’da ‘Academy of Science and Technology’, Tokyo’da ‘The Society of Himalayan Botany’ ve Edinburgh Botanik Bahçesi, Nepal Florası’nın çalışmalarını birlikte sürdürmektedirler.

Nepal Projesi, işte bu tarihî resimlerden esinlenerek doğmuştur. Bu proje, içlerinde Işık Güner’in de yer altığı altı bitki ressamının Katmandu florası üzerinde çalışarak, çağdaş bitki resimlerinin oluşturulmasına olanak sağlamıştır. Seçilen bitkiler, etnobotanik önemi olan, koruma statüsünde yer alan bitkilerdir. Yine bu proje ile birlikte, Katmandu’da bir seri bitki ressamlığı kursları düzenlenmiş ve bilginin yayılmasını hedeflemiştir. 2015 yılında başlayan çalışmalar, 2016 yılında tamamlanmıştır. Yeni yapılan eserler, ‘Linnean Society’nin koleksiyonunda yer alan bu tarihî resimler ile birlikte, 2017 Mart ayında Edinburgh Botanik Bahçesi’nde sergilenmiştir. Jacqui Pestell’in yürütücülüğünü yaptığı bu projede yer alan diğer ressamlar Sharon Tingey, Claire Banks, Sarah Roberts ve Lynne Campbell’dir

Bitki resimleri çok eski çağlardan günümüze kadar çeşitli şekillerde resmedilmiştir. Tibet Budistlerinin yaptığı bu eski Tanka resimlerine bitkilere oldukça sık yer verilir.

Bu projeyle bitki ressamları Jacqui Pestell, Sharon Tingey Nepal kültürünün bir parçası olan bu Tanka resimlerinden esinlenerek, Nepal florasının tıbbî bitkilerini bu tabloda resmettiler.

Hülya KORKMAZ

Her şey, 2001 yılında Süleyman Demirel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarım Bölümü’nü kazanmamla başladı. Eğitim aldığım dönem içerisinde, üniversitenin Biyoloji bölümündeki akademisyenlerin hazırlamış oldukları kitaplarda ve yayınlarda gördüğüm böcek ve hayvan çizimleri çok ilgimi çekti. Sonradan bu çizimleri yurtdışında yaptırdıklarını öğrendim. “Bu çizimleri neden biz yapmıyoruz?” sorusu kafama takıldı ve akademisyenlerin bilimsel bilgilerine başvurarak Malakolojik (yumuşakçalar bilimi) illüstrasyon çalışmalarına başlamış oldum. Bilimsel biyolojik illüstrasyon çalışmalarıma başladığım ilk gün, bu sanatla yaşamaya karar vermiştim bile.

Üniversitede eğitimim devam ederken, Biyoloji bölümündeki hocalarımın tavsiyesi ile böcek illüstrasyonları yapmaya başladım. 2004’te Türk tarihinin ilk bilimsel biyolojik illüstrasyon sergisi olan “I. Bilimsel Biyolojik İllüstrasyon” konulu kişisel sergimi, Çukurova Üniversitesi XVII. Ulusal Biyoloji Kongresi’nde Adana’da açtım.

Sonrasında, Ege Üniversitesi I. Ulusal Malakoloji Kongresi’nde (2004) açtığım bir sergi esnasında, bitki illüstrasyonu konusunda kurslar düzenlendiği bilgisini aldım. Bir taraftan böcek illüstrasyon çalışmalarıma devam ederken, 2004-2005 yılları arasında, Boğaziçi Üniversitesi’nde ANG Vakfı tarafından düzenlenen, eğitmenliğini KEW Kraliyet Botanik Bahçesi bitki ressamlarından Christabel King’in yaptığı, bitki resmi kurslarına katılarak, bu alandaki eğitimimi tamamladım. Bitki çizimi ile tanışmam bu şekilde oldu. Öncesinde böcek ve hayvan illüstrasyonları yaptığım için, temel bilimsel illüstrasyon bilgilerimin üzerine bu sanatı kavramam uzun zaman almadı. Daha sonra bu alanda çalışan, araştırma yapan botanikçi bilim insanları ile tanışarak, makaleler ve birçok farklı projelerde bitki resimleri yapmaya başladım.

Yaşadığım çevreye görmek için bakan, türleriyle, renkleriyle, şekilleriyle, tatlarıyla, aynı coğrafyada yaşadığım tüm canlıların, bu evrende yaşam haklarının olduğunun bilincinde olan ve doğa sevgisini yaşam biçimi olarak algılamaya çalışan bir ressam olarak, Türkiye’de çok büyük bir ihtiyaç ve gereksinim olan bu sanatı öğrenmeli, uygulamalı ve gelecek nesillere aktarmalıyım, düşüncesi ile kendimi bir anda bitkilerin içinde buluverdim.

Doğadaki canlıları yakından incelerken, detaylarını gözlemlerken ve onların muhteşem renklerini, detaylarını kâğıda suluboya ile resmederken aldığım keyif tarif edilemez. Bu sanatı sadece uyguluyor olmakla yetinmeyip, bitki türü bakımından eşsiz zenginliğe ve güzelliğe sahip olan ülkemizde, bilimsel çalışmaları görsel olarak desteklemek ve bitki türlerimizi kayıt altına almak ve bitki ressamlarının yetiştirilmesi gerektiği düşüncesiyle 2006 yılından bu yana özel veya kurumsallaşmış merkezlerde bu sanatın eğitimini vermekteyim.

Bu eğitimlerimin sonucunda, çok sayıda bitki ressamı yetiştirdim, onlarla birlikte farklı projeler ürettik ve hatta ikinci kuşak bitki ressamı olarak eğitim vermeye başlayan öğrencilerim bile var. Ayrıca farklı kurumlarda verdiğim bitki ressamlığı eğitimlerinin yanı sıra Üsküdar’da bulunan atölyemde de bilimsel illüstrasyon alanında eğitimler vermeye devam etmekteyim

Bununla birlikte, akademik anlamda da kendimi geliştirmek için, 2011 yılında Haliç Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Grafik Tasarım Bölümü’nde başladığım, “Bilimsel Biyolojik İllüstrasyonların Grafik Değerlendirmeleri” başlıklı yüksek lisans tezimin Türkiye’de yazılmış bu konuda ilk tez olması beni oldukça mutlu etti.

HÜLYA KORKMAZ'IN PROJELERİ

Şifalı Sebzeler, Meyveler

İlk insanların, hastalıklarla mücadele edebilmek için uyguladıkları tedavi yöntemleri olarak cerrahî tedavi ve mistik tedavinin yanında doğayı da gözlemledikleri bilinmektedir. Doğayı gözlemleyerek deneme yanılma yolu ile edindikleri içgüdüsel yöntemlerle hangi bitkilerin şifalı olduğu, hangilerinin zehirli olduğu ayrımını yapmışlardır.

İnsanların binlerce yıldır ilgilendiği bitkileri mercek altına alarak daha detaylı incelemek, şifalı, zararlı kısımlarını ayrıntılı bir şekilde resmetmek, bu resimleme yöntemi ile arşiv oluşturup gelecek kuşaklara görsel bir belge bırakmak, tıp camiası için önemli bir bilimsel çalışmadır. Bu resim türü, yüzyıllar boyunca, önce elle yazılan, sonraki dönemlerde çeşitli baskı teknikleriyle çoğaltılan kitaplarda ve koleksiyonlarda yer almıştır. Bu resimler, sadece kitapları süsleyen resimler olarak kalmamış, fotoğraf gibi teknolojinin henüz gelişmediği dönemlerde bütün bilim tarihine görsel belge de sağlamıştır.

Çevremizde, faydası ve zararıyla tanıdığımız yüzlerce hatta binlerce bitki türü yaşamaktadır. Bu tıbbî bitkiler ve ağaçlar önemli şifa kaynakları olmuştur.

Bu bilgilerden yola çıkarak, yürütücülüğünü Hülya Korkmaz’ın üstlendiği, İbrahim Saraçoğlu danışmanlığında hazırlanan bu projede, İSMEK Türk İslâm Sanatları İhtisas Merkezi, bilimsel bitki illüstrasyonu branşı olarak “Şifalı Sebze ve Meyveler” konulu eserler, içerisinde resimlerin ve kısa betimlemelerin bulunduğu katalog haline getirilmiştir.

Eserlerin orijinal görsellerinin, sanatseverlere ve farklı kesimden ilgililere ulaşması amacıyla 2014 yılında Beyoğlu Öğretmen Evi’nde sergilenmiştir. Projede 18 bitki ressamı, 55 eser üretmiştir.

Çayı İçilen Şifalı Bitkiler

İnsanoğlu, var olduğu günden bu güne, dermanı doğada aramıştır. İşte bu sebepten dolayı şifalı bitkilerin tarihi insanlığın tarihi kadar eskidir. Eski çağlardan günümüze kadar, hastalıkların tedavisinde, çareyi bitkilerde aradığı ve bitkisel ilaçlar kullandığı birçok kaynakta anlatılmıştır. Örneğin Yunan tıbbının babası sayılan Hipokrat’ın kitabında bitkisel ürünlerden söz edilmektedir. Türk ve İslâm tarihindeki Lokman Hekim, İbn-i Sina ve İbn-i Baytar gibi bilim adamları, Anadolu’da yetişen baharat ve şifalı bitkiler hakkında çeşitli yazılı ve görsel eserler bırakmışlardır. Hititler döneminde, Anadolu’da yetiştirilen bazı şifalı bitkilere, günümüze kadar saklanan yazılı ve görsel kaynaklarda rastlamamız mümkündür. Ancak bitkilerle tedavi yöntemi daha ziyade Çin, Hindistan ve Mısır uygarlıkları zamanında dünyada daha yaygın hâle gelmiştir. Kutsal kitapların birçok bölümünde de şifalı bitkilerle tedavi yöntemleri yazılmış, bitki ve baharat isimleri belirtilmiş, tedavi amaçlı kullanılmaları öğütlenmiştir.

Bu bilgilerden yola çıkarak, 2015 yılında, yürütücülüğünü Hülya Korkmaz’ın üstlendiği projede İSMEK Türk İslam Sanatları İhtisas Merkezi, bilimsel bitki illüstrasyonu branşı proje grubu olarak, şifalı bitki illüstrasyonları konusunda kategorize edilen, Çayı İçilen Şifalı Bitkiler Projesi’ndeki eserleri, Türkçe-Latince isimlerinin yer aldığı “Bir Fincan Şifa” adı altındaki katalogla birlikte Üsküdar Bağlarbaşı Kültür ve Sanat Merkezi’ndeki açılan sergiyle sanatseverlerin ve farklı kesimden kişilerin beğenisine sunulmuştur. Bu projede on dokuz bitki ressamı, 43 eser üretmiştir.

Ağaçlar Projesi

Doğayı koruyabilmek için öncelikle, doğanın içerisinde barındırdığı unsurları tanımak gerekir. Bir bitkiye, bir ağaca, bir canlıya, tanıdığımız ve bildiğimiz ölçüde sevip bağlanırız, koruruz. Tabiattaki yaşam alanlarını tanıyarak, tabiatta bulunan tüm canlıların görüntüsünü, gelecek kuşaklara aktarabilmek için fotoğrafın yanında resimleme çok daha etkili olacak ve sanatsal olarak da farklı bir değer katacaktır.

Doğanın en önemli parçalarından biri olan ve yaşamın akciğerleri diye tanımlanan ağacı, dış görünümüyle tanımak amacıyla, birebir görüntüsünü, meyveli ya da çiçekli bir dalını hatta tohumunu aynı kompozisyon içerisine yerleştirerek bir bütünlük sağlaması amaçlanmıştır.

Battal tekniğindeki Türk ebrusu üzerine akrilik boya tekniğinde resmedilen ağaç kompozisyonlarına, kaligrafi sanatıyla yazılan, ağacın Türkçe ve Latince isimleri eşlik etmiştir. Bu şekilde bilimsel bir çalışma olmasının yanı sıra, üç farklı sanatın da bir arada kullanılarak işlenmesi, Dünyada ve Türkiye’de disiplinler arası bir çalışma olması açısından bir ilktir.

Yürütücülüğünü Hülya Korkmaz ve Pınar Yılmaz’ın üstlendiği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Ağaç ve Peyzaj A.Ş. bünyesinde gerçekleştirilen projede, on iki bitki ressamı, toplamda 50 Ağaç resimlemiştir. Eserler, 2015 yılında İstanbul’da Avrasya’nın en büyük Bitki ve Peyzaj Fuarında (VII. Uluslararası Süs Bitkileri Fuarı, Peyzaj ve Yan Sanayileri İhtisas Fuarı) sergilenmiş, sergi, yerli yabancı birçok katılımcı tarafından izlenmiştir.

Kaynak: Z Dergi/Bitki Ressamlığı, sayı: 1

Yayın Tarihi: 01 Temmuz 2021 Perşembe 11:00 Güncelleme Tarihi: 01 Temmuz 2021, 11:42
banner25
YORUM EKLE

banner26