banner17

Tek Bir Çocuğun Dahi Olsa Hayatına Dokunmaktır Öğretmenlik

Doğu’da dağların ardında, gülüşlerini hiç kaybetmeyen, ezilmiş kola şişelerini oyuncak yapan, tahtalardan temsili uzaktan kumandalı araba yapan çocuklar vardır. Başlarını okşarken dahi mahcubiyet akar gider tüm bedenlerinden. Şule Işıklı yazdı.

Tek Bir Çocuğun Dahi Olsa Hayatına Dokunmaktır Öğretmenlik

Çocuk sen makpela tarlasından geçtin mi ki/ üstüne sinmiş/ eski çağların güngörmüşlüğü” diyor Hüsrev HatemiGrili Çocuk” şiirinde. Çocuğun rengi olur mu diye düşünerek başlayalım yazımıza. Arafta kalmak gibidir aslında grili çocuk olmak. Çocuk olmak ile erken büyümek arasında gidip gelmek. Doğu’da dağların ardında, gülüşlerini hiç kaybetmeyen, ezilmiş kola şişelerini oyuncak yapan, tahtalardan temsili uzaktan kumandalı araba yapan çocuklar vardır. Başlarını okşarken dahi mahcubiyet akar gider tüm bedenlerinden. Doğu-Batı bir kavramdır zihinlerin oluşturduğu ve peygamberler şehrinde yüzünün her zerresine tarih kazınmış bir amcanın dediği gibi sınırları biz çizdik Allah değil. Sadece zihinlerimizin bir izdüşümü sınırlar aslında. Çocuğun olduğu ve çocuk kalabildiği her yer tek bir kara parçası.

Biraz Ağrı’dır, biraz Yüksekova, bir uzantısı Kars, diğer taraf Amed. Yüksektir, sarptır dağları ve insanları. Böyle olmasının sebepleri vardır elbet, en etken sebep ise İbn Haldun’un tespitlerinden biri: Coğrafya kaderdir. İsteseniz de istemeseniz de bulunduğunuz coğrafya sizi olduğunuz kişi yapmaya başlayacaktır. Olması gereken kişiyi meydana getirenler ise öğretmenlerdir.

Onları ‘en güzele’ dönüştürmekten asla vazgeçmemek

Doğu’da öğretmen olmak, İki Dil Bir Bavul belgesel filminde olduğu gibi bazen çocukların ne dediğini anlamak için zihin yormaktır. Bazı beldelerde dersten önce Türkçe öğretmek, bazen ise korkma, senin için buradayım demektir. Arınmaktır, filozofluktur. Soru üstüne soru almaktır, sana hayran hayran bakan gözlere tane tane anlatmaktır. Peygamberin toplumu usanmadan inşa etmesi gibi, kendi ruhunu peygamberî ruh ile harmanlayıp kalemin gücünü göstermektir.

Makpela tarlasındaki grili çocuk birçok duyguya tercüman olur. Dijital çağdan soyutlanmış, en büyük eğlencesi peşinde koşturduğu topudur. Unutulmuş oyunlar Doğu’nun çocuğu için hâlâ yenidir. Türkiye’nin neresinden gelmiş olursanız olun yapmanız gereken her daim insan yanınızla seslenmeniz, sevgi nazarı ile bakmanız ve onları ‘en güzele’ dönüştürmekten asla vazgeçmemenizdir. Sevgi nazarı Allah’ın Vedud (cc) isminin tecellisi. İbrahim’in İsmail’i kutlu davaya hazırlaması gibi.

Bir çocuğun hayatına dokunmak

Doğu’da öğretmenlik, muhteşem misafirperverlik kültürünü yaşadığınız süre boyunca unutmamanızdır. Mutfak kültürünüzün tamamen değişmesi, yeni yeni yemek isimleri öğrenmeniz, Türkiye’nin bir diğer ucunu gezmek isteyip de vakit bulamadığımız zamanlara inat Allah’ın gezin, görün, tefekkür edin dediği yeryüzünü seyyah edası ile gezmek demektir. Koca kış boyunca, buzlanan yollarda düşmeden, yıkılmadan yürüme çalışmaları yapmak, on dakikalık yolu akrobatik hareketlerle yarım saatte yürümek, bazen de çocukların elinden tutup güç almaktır. Zordur ama güzeldir. Biraz olmanız gereken kişiye dönüşmeniz için bırakıldığınız araftır. Öğretirken öğrenmek, karakışta kendi içinize dönmektir. Tanımlardan, tanımlamalardan uzak, yaşamadan anlaşılmayacak bir yerdir. Bütün betimlemelerin ötesinde, bir çocuğun hayatına dokunduğunu bilerek rahat uyumaktır. Başını yastığa rahat koymak, sabah daha güzel uyanmana sebeptir.

Mustafa Kutlu, Tarla Kuşunun Sesi’nde vatanı anlatırken şöyle seslenir okuyucuya: “Vatan kuş uçmaz- kervan geçmez köylerde dil bilmez çocuklara öğretmenliktir.” Öğretmenleri onları dönüştürmek için ilmek ilmek işlerken, onlar çoktan karda kışta okul bahçesinde mini kayak merkezi yapmışlardır; bir yanda dalgalanan bayrak, diğer yanda o bayrağın gelecekteki koruyucuları masum yürekler. Bazen gülüşleri ile arındığınız o çocukların konuşmasına benzeyen konuşmanızdır bu bölgeye biraz daha ait olmanızın, benimsemenizin belirtisi. Konuşurken soru eklerini kaldırmanızdır: “Öğretmenim bugün ödev vereceksiniz?”, “Hocam bana kızmadınız değil?” Bir süre sonra ‘ödevini yapmadın?’ gibi bir cümleye dönüştürmüş olur Şark’ın öğretmeni konuşmasını. Ve ardından gülüşmeler, “siz de bizim gibi konuştunuz öğretmenim..”

Grili çocuğun en sevdiği gezi ise il’e yolculuktur

Tüm dünyayı köyden, kuzudan, koyundan, metropollerde çok rastlayamayacağınız o müthiş kuyruğu ile salınan saksağan kuşundan ibaret sanan, dünyası o kadar olan grili çocuğun en sevdiği gezi ise il’e yolculuktur. Hastaneye, gezmeye, okul gezisine il’e giden küçüğümüz dünyanın en mutlusudur artık.

Her şey zıddı ile kaimdir. Güzel olanlar da zıttında var olan zorluklarla güzeldir. Elektrik gider, su gider. ‘Gemi’yi merak eder, asansöre binmek için ikna olmayı bekler. Bilmediğinden korkar çünkü. Bilmezsek korkarız, tanımazsak uzak kalırız. Her uzak kalışımız, uzatmamız gereken eli her çekişimiz aslında bizden çok şey kaybettirir. Bayrağı, vatan, millet sevgisinin imandan oluşunu anlatmaktır Doğu’da öğretmen olmak. “Muallimim diyen olmak gerektir imanlı, edepli, sonra liyakatlı, sonra vicdanlı” diyen İstiklal şairini düsturunu şiar edinmek.

Belki iki yüz kişide bir kişi, belki iki, belki hepsi ama bir çocuğun dahi hayatında iz bırakan olmak; bu Allah’ın bir ihsanı bizlere. Bir yüze tebessüm olmak, tek bir güzel işi onların hayatlarına katmak. Nerede olursanız olun bir gün sizin için, sizi hatırlayarak, “bizim köyde, ilçede bir hoca vardı, şöyle demişti: ‘Kim olursanız olun, nerede olursanız olun, ülkenin herhangi bir yerinde, fark etmez. Sizin azığınız iyi niyet olsun.’” diyecekler.

 

Şule Işıklı

Güncelleme Tarihi: 18 Nisan 2018, 13:54
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Feyza
Feyza - 7 ay Önce

Sule ogretmenim.. yuregine saglik.. yureginde kaleme dökülen incilere saglik. Boylesi guzel bir anlatis sizden beklenirdi.. okuyunca yasadim adeta. Dogu bizim cizdigimiz sinirin otesinde aslinda harikalar beldesi .. Ve bu guzelligin zorlugun en guzel kaleme alinis ornegi. Bize de bu lezzeti tattirgin icin tesekkur ederim ogretmenim..

Seda
Seda - 7 ay Önce

Çok begendim yazilarinizin devamini bekliyoruz Şule hanım

Kadir Özden
Kadir Özden - 7 ay Önce

Çok beğendim Şule hocam insanın içine işliyor yazdıklarınız. Başarılar dilerim.

Kübra
Kübra - 7 ay Önce

Kalemine, yüreğine sağlık arkadaşım. Her zamanki gibi gönüllere hitab etmişsin.

banner8

banner19

banner20