banner17

Tartışmaya ayrılan zaman tefekküre verilse...

Tefekkür, menzili maveraya çıkan, zengin alfabeden okuyuş yapan, kişiyi her defasında mutmain bırakan, ılık bir bahar günü etkisine sahiptir. Ahmet Mercan yazdı.

Tartışmaya ayrılan zaman tefekküre verilse...

İnsanın tartışma arzusu, karşısındakini dönüştürüp kendine benzetme isteğinin ortaya çıkışı olarak anlaşılabilir.

İnsan endişe duyan varlık olarak, güven içinde bulunmayı/ yaşamayı önemser. Kendi duygu ve düşüncelerinin karşıtlığında tedirginliğe kapılır. Farklı fikirler ortaya çıktığında, varlık alanın daralacağı zehabına kapılır. Kendi düşüncelerini, duygunun itici gücüyle, eşit düzeye indirmekten imtina eder.

Bu durum, tartışmanın egoya yansıttığı lezzet oranında, akışkanlığa dönüşür ve karakterin bir parçası haline gelebilir.

Tartışmanın hususi konusundan ziyade, “insan niye tartışır?” sorusu üzerinde durmaya değerdir.

Şüphesiz insanın cahil, unutkan, yanılan varlık oluşunun yanında, içinde bulunduğu, idrakte aciz kaldığı, varlık/ âlem karşısındaki acziyetinin de etkisi işin içine giriyor.

Diğer taraftan tutkularının, farkında olmadan, güdümüne girmesi, ayetlerin tefsirinde zorlama etkilenmelere sebep olabiliyor.

İnsanın kâinattan öğreneceği çok şey var.

Tartışmaya ayrılan zaman ve efor tefekküre verilse, insan kemalat yolunda önemli menziller kat edecek.

Taşla yıldızın, çiçekle güneşin, gölgeyle zamanın sessiz lisanına ortak olsa, sükûtun ortak diline ram olsa, göğsünün genişlediğini hissedebilecek.

Tefekkür, menzili maveraya çıkan, zengin alfabeden okuyuş yapan, kişiyi her defasında mutmain bırakan, ılık bir bahar günü etkisine sahiptir.

İnsanın insandan koparıp onunla abad olacağı ne var?!

İnsan Rabbine yolculuğa çıktığında, dünya lehçesi tartışmadan kurtulup, hallerin tanımlardan azade hazinelere yolunu düşürür.

 

Ahmet Mercan yazdı

Güncelleme Tarihi: 08 Ağustos 2015, 13:40
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20