Taptaze bir gelenek dirilticisi!

Yedi İklim'in kendini dikkatle okutan bir yazısı daha. Hasan Aycın yepyeni bir duyarlılıkla Siyer-i Nebi yazıyor.

Taptaze bir gelenek dirilticisi!

‘Seyer Otlağına geldiklerinde, Âlemlerin Övüncü ganimeti paylaştırdı.’ Böyle başlıyor Hasan Aycın Ustamızın Yedi İklim dergisindeki yazısı. Allah’ın Elçisi’nin yaşamını anlatıyor. Ağustos sayısında Bedir Harbi sonrasında yapılan ganimet paylaşımını hikâye ediyor öncelikle.

Hasan Aycın
Hasan Aycın
Hasan Aycın
Hasan Aycın
Hasan Aycın
Hasan Aycın
Hasan Aycın
Hasan Aycın
Görselleri büyütmek için üzerini tıklayınız

Hasan Aycın’ın dilini önceki kitaplarını okuyanlar bilir. Çizgi diliyle yazı dili birbirine benziyor gibi geliyor bana. İkisi de sade. Gösterişten uzak. Fazlalıklarından arınmış, yüklerinden kurtulmuş bir sanat: Hem çizdikleri hem yazdıkları. Duygulara değil, kalbe ve bozulmamış akla seslenen…

Biz gene yazıya dönelim: Mesela Ebu Cehil’in devesi Allah’ın Elçisi’ne düşüyor. Münebbih b. Hacca’nın Zülfikar isimli kılıcı O’na düştü.

Bu rivayeti biliyor musunuz?

Esirlerle ilgili görüşlerini sorar Ashabına. Hazreti Ebubekir fidye karşılığı serbest bırakılmasını önerir. Hazreti Ömer ise boyunlarının vurulmasını ister. Hazreti Ebubekir affedilen müşriklerin müslüman olmasını ummaktadır. Hazreti Ömer ise, ‘böyle yapalım ki kalplerimizde kafirlere karşı bir zaaf ve yumuşaklık olmadığı belli olsun’ der. Efendimiz Hazreti Ebubekir’i İbrahim ve İsa aleyhimüsselam’a, Hazreti Ömer’i de Nuh ve Musa aleyhimüsselam’a benzetir. Bu arada Cebrail aleyhisselam gelip esirlerin öldürülmemesinin Yüce Allah tarafından uygun bulunmadığını bildirir. ‘Ya hisselerine düşen esirleri sana iade etsinler; sen onları öldür, ya da gelecekte o esirlerin adedince şehid olmayı kabul ederek fidye alsınlar.’

Efendimiz’in lanetine uğrayan yüzüstü düşüverdi!

Ukbe bin Muayt, Âlemlerin Övüncü’nün hicret ettiğini duyunca galiz bir herze söylemişti. Evvelinde de Mekke’de Allah’ın elçisini boğmaya kalkışmıştı. ‘Allah’ım, boğazlanacağı yere onu yüzüstü düşür.’ diye lanet okumuştu. Ve esirlerin arasında gördüğünde boğazlanmasını emretti.

Çölün şehadet parmağı Bilal!

Ümeyye bin Halef… Hani şu Bilal’e ‘Muhammed’in dininden dönsün’ diye akıl almaz işkenceler yapan adam. Takati kesilen Bilal, ‘Allah bir’ diyemeyince şehadet parmağıyla gökleri işaret ederdi.

Bilal, esirler arasında Ebü’l-küfr Ümeyye’yi ve oğlunu görünce kükredi ve üstlerine yürüdü. Ne yaptılarsa durduramadılar Bilal’i. ‘O kurtulursa ben kurtulmam’ diye diye oluşturduğu hengamede Ümeyye’yi ve oğlunu öldürdüler.

Bedir sonrası Mekke’ye dönenlerin telaş ve korkusu

Haysuman bin Abdullah ilk dönendir Mekke’ye. Şöyle bağırmaktadır: Utbe öldü!.. Şeybe öldü!.. Velid öldü!.. Ebu’l-Hakem öldü!.. Ümeyye öldü!.. Sonra Ebu Süfyan bin Haris ve şöyle der: Vallahi onlar bizi nasıl esir etmek istedilerse öyle esir ettiler, nasıl öldürmek istedilerse de öyle öldürdüler. Onlara yardım eden boz atlara süvar olmuş boz benizli yiğitler vardı, ki önlerinde hiç bir kuvvetin durması kabil değildi.

İslam hüküm verirken zahire bakar

Peygamberimiz’in amcası Abbas, Hazreti Ali’nin kardeşi Akil de esirler arasındaydı. Allah’ın Elçisi, amcasına, kendi fidyesini, Akil’in fidyesini ve Utbe’nin fidyesini ödemesi gerektiğini söyler. ‘Ya Resulallah ben müslümandım’ dedi Abbas; ‘müşriklerin zoruyla Bedir’e geldim.’ Allah’ın Resulu şöyle der: ‘Ama senin işin görünüşte bizim aleyhimizeydi.’ Ve üstünden çıkan paralar ganimet sayıldı ve kendisinden fidyeler tahsil edildi.

Hasan Aycın okumayan varsa hemen bir kitabından başlasın okumaya. Güneşin Altında söyleşsin onunla, hayata merhaba dersin Müşahedat'ıyla. Masalların Esrar(name)ını okusun mesela...  Sözün özü, Hasan Aycın okumak bizi mümin bir kalbin saflığına ve bozulmamış bir aklın aydınlığına ulaştırabilir.

 

Mustafa Nezihi Pesen haber verdi

Güncelleme Tarihi: 22 Ağustos 2010, 23:20
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13