banner17

Sultanahmet'te 50 genç!

Zarifoğlu'nu anma programına katıldım geçen gün. Bu programla ilgili birkaç şey söylesem kızar mısınız?

Sultanahmet'te 50 genç!

Geç kaldığımı düşünerek hızlı bir şekilde, ‘Zarif Haykırışlar’ın İstanbul ayağının yapılacağı Sultanahmet’te Alman Çeşmesi'ne ilerlerken güvercinlerin yanındaki çimenlikteki insan çemberini gördüm. Hemen yana, bir yere iliştim. İsteyen okuyucu, isteyen dinleyici oluyordu da, herkeste bir bezginlik vardı sanki. Oruçtan mı acaba desem, yok, Çamlıca'da da böyleydi bu durum. Şiirlerini ya da Yaşamak'tan bölümleri okuyanların seslerini duymak bazen ne zor geldi bana ya da okunurken şiire verilecek o anlam, vurgunun eksikliği vardı diğer programda da olduğu gibi. Diğer tarafta da okumamayı tercih edenler ya da benim gibi okumaktan utananları gördüm.

Cahit Zarifoğlu, Zarif Haykırışlar
(+)

İşte ‘Zarif’in anlamı budur!

Cahit Zarifoğlu'nu düşünmeyi başarmak istediği için gelen bu topluluğun böyle sessiz ve sakin görünümünün ardında dünyayı kurtaracak bir aktiflik görmek istedim. Kendimde de bunu görmek istedim. Pıs pıs değil de yaşayarak, şiirlerin hakkını vererek okumayla dolu dolu programdan ayrılmak güzel bir şey. Bunu istedim, istiyorum.

Adem Turan, Zarif Haykırışlar
(+)

Gerçi Asım Hocaların gelmesi ne güzel oldu. Asım Gültekin, “en çok utanan okusun” dedi, sonra “Yanma” şiirini okuduk hep beraber, güzel oldu. Canlılık geldi. Şair Âdem Turan, Zarifoğlu'yla tanışmasını, heyecanını, Zarifoğlu’nu sakallı beklediğini ancak TRT'de çalıştığı için o dönemde sakalsız olduğunu anlattı. Öyle ki "zarif adam”, “zarif okumalar”, zarifle ilgili olan her tanım (kendim de artık böyle tanımlamayacağım) bana artık itici gelirken Âdem Turan onun gerçek bir zarif insan olduğunu yumruğunu sıkarak, Allah’a yemin vererek öyle içtenlikle söyledi ki, işte ‘zarif'in anlamı budur dedim.

Cahit Zarifoğlu, Zarif Haykırışlar
(+)

Kelimeleri eşleştirdik

Bunun haricinde okunanları duymadığımız bir anda Ayşe Sadiye Doymuş’a, Yaşamak'tan sevdiğim bir bölümü gösterdim. Ayşe okudu, sonuna geldi, “belki bir haber çıkar” dedi, yazının son bölümünü, üniversite için hazırladığı etkinlik defterinin beyaz sayfalarına not etti. Büyük defterde rahat yer bulan kelimeler zihnimde yer değiştirdi.

“Dört kutsal kelime duydum;

acz

nasip

rahmet

ölüm

dört kutsal kelime daha duydum;

tutsaklık

teklif

kabul

özgürlük

ve dört kutsal kelime daha duydum;

kendi sancağımdı tutunduğum

zulmedince kendim

lütfedince sen

seni andım hamdettim sana taptım

Tutunduğum kendi sancağım acizliğimden gelen tutsaklığımdı; seni andığım, hamdettiğim, sana taptığım da ölümüm, benim özgürlüğümdü; sen lütfettiğinde rahmetini teklif ederdin, kendime zulmettiğimde nasibimi kabul ederdim.”

Cahit Zarifoğlu, Zarif Haykırışlar
 
(+)

Ayşe’yle kelimeleri birbirine eşledik, sanki bir hazine bulacaktık. Bunun anlamı böyle mi olmalı ki, yoksa böyle de biz mi yeni anladık” dedik. Heyecanladık, güldük. Ne güzeldi.

Namazı sen kıldır

Sonra Sultanahmet’te ikindi namazını kılarken aklıma geldi. Âdem Turan bahsetmişti; onun için değerli olan anısı, Zarifoğlu'na ikindi namazını kıldırmasıydı. Bunu da anlatmıştı. Daha o zaman heyecanı ve kaçışına rağmen Zarifoğlu ona, “namazı sen kıldır” demişti. Bu nasıl bir duygudur ki...

Sonra geç oldu. Tramvaya binmedim, otobüslere kadar yürüdüm Ramazanı son kez görmeye, duymaya çalışayım diye. Güneş portakaldı, üç dört kişilik ilahiler okuyan gruplar vardı, insanlar koşturuyordu. Eve yetişeyim diye dua ettim, ezanla eve girdim, duam kabul oldu.

 

Gözde Nurcan, Zarif Haykırışlar’da idi

Güncelleme Tarihi: 13 Eylül 2010, 12:04
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Yavuz Selim Güneş
Yavuz Selim Güneş - 8 yıl Önce

Adem Turan ve birkaç erkek arkadaşla program sonrası Firuzağa Camii'ne gittik ikindi namazı için. Adem Hoca selam verdi. Dedik "Hocam Cahit Zarifoğlu'na ikindi namazı kıldırmış birisi olarak, bize de kıldırırsınız artık" :) Ama Adem Abi farzı kılmıştı. İçimizden dedik, bir dahaki sefere artık.. Bir dahaki sefer.. O günkü gibi. Yanımızda Zarifoğlu varmış gibi..

Haber güzel olmuş. Elinize, emeğinize sağlık.
Programlar devam edecekmiş. Bir dahakini bekliyoruz. 7 Ekim'i :)

tuğba seçgel
tuğba seçgel - 8 yıl Önce

orda olmayı okadar çok isterdim ki yani o kadar!!!

mehmet etik
mehmet etik - 8 yıl Önce

yordamın internet grubunda yazılarınızı okumuştum.hocanız sait çakar'ın yazar(insan) yetiştirme noktasındaki çabalarını takdirle karşılıyor,size de bu yolda azm ü cehd ü gayret diliyorum gözde hanım!

banner8

banner19

banner20