Strateji sanatı

"Her şeyimizi paylaştığımız, güvendiğimiz, kendimize yakın gördüğümüz dostlarımızı, her yönleriyle tanıdığımızı varsayarız. Güvenilir, sadık, yardımsever… Peki, bir gün dostumuzun zihnimizdeki profilinden bambaşka bir özelliği daha olduğunu öğrenirsek…" Rümeysa İnce yazdı.

Strateji sanatı

Ömür dediğimiz bilinmezlikte, nefes alıp verdiğimiz süre zarfında çok farklı olaylar ile karşılaşıp farklı insanlarla muhatap olmaktayız. Söz konusu farklılıkları tolere edebilme düzeyimiz, çoğu zaman “Uyum” dediğimiz kavramla ifade edilmektedir.

İnsan zihni, zaman zaman belirsizliklere ve çelişkili durumlara tahammül etme konusunda zorlanabilmektedir. Yapısı gereği uyum sağlama çabası içerisinde olan zihnimiz, farklı stratejiler izleyerek problemli durumu aşmaya çalışır. İçselleştirdiğimiz inançlarımızla çelişen bir durum veya olayla karşılaştığımızda, zihnen ya da ruhen yaşadığımız huzursuzluk hâli baş etme stratejilerimizi belirleme sürecinde yol gösterici işaretlerden biri olabilmektedir. Örneğin, sigaranın sağlığa zararlı olduğunu bilmesine rağmen sigara tüketmeye devam eden bir kişinin; “Sigara içtiğim içim stresle daha kolay baş edebiliyorum.”, “Yokluğunu hissettiğim bir arkadaşın yerini doldurmakta yardım ediyor.” şeklide sahip olduğu inançlar, bilgi-davranış arasındaki çelişkiyi gidermeye yardım eder. Böylelikle söz konusu çelişkinin meydana getirdiği nahoş duygular, yerini daha hoş olan duygulara bırakır.

1950’lerde Leon Festinger’in “Bilişsel Çelişki Kuramı” ismi verdiği çalışması; her insanın yaşamı boyunca duygu, düşünce ve davranışları arasında bir denge sağlamaya çalıştığı, bu denge sağlanamadığı zaman kişide oluşan tatsız duyguların giderilmesiyle bilişsel uyumun yakalanması şeklinde açıklanabilmektedir. Festinger, 1956 yılında yayınlanan “Kehanet Boşa Çıktığında” isimli kitabında dünyanın UFO’lar tarafından işgal edilip kıyametin kopacağı ve sadece kendilerinin hayatta kalacaklarına inanan bir tarikatı anlatır. Tarikat üyeleri kıyametin, liderlerinin söylediği zamanda kopmadığını ve UFO işgalinin gerçekleşmediğini gördüklerinde güçlü bir zihinsel çelişki yaşamışlardır. Bunun üzerine tarikat üyelerinin çoğunluğu, liderlerinin de desteğiyle bu durumu şu şekilde çözmüşlerdir: Uzaylılar, sahip oldukları imandan dolayı tarikat üyelerini ödüllendirmek ve imanlarını güçlendirmek için onlara ikinci bir şans tanımıştır. Ayrıca daha çok insanı kurtarmaları için kıyameti ertelemiştir. Böylece tarikat üyelerinin liderlerine olan güvenleri ve imanları sarsılmamış, aksine bağlılıkları daha güçlü hâle gelerek aynı grup içinde var olmaya devam etmişlerdir.

ÖYLE DEĞİLSE?

Her şeyimizi paylaştığımız, güvendiğimiz, kendimize yakın gördüğümüz dostlarımızı, her yönleriyle tanıdığımızı varsayarız. Güvenilir, sadık, yardımsever… Peki, bir gün dostumuzun zihnimizdeki profilinden bambaşka bir özelliği daha olduğunu öğrenirsek… Zihnimiz, çelişkili bir durum karşısında iki seçenekten birini tercih etmektedir. Bunlardan ilki var olan durumu nihayete erdirmek; ikincisi ise düşüncesine uygun bir kılıf bulmak. Söz konusu örnekte, arkadaşımızın çevresindekiler tarafından “Yalancı” olarak tanındığını ama bizim bunu yeni öğrendiğimizi düşünelim. Bir yandan dürüstlüğün hayattaki kırmızı çizgimiz olduğunu ifade ederken diğer yandan öğrendiğimiz bu yeni gerçekle birlikte en yakın arkadaşımızla ilişkimiz nasıl devam ettirebiliz? Ortaya çıkan çelişkiden (Yalana tahammül edememek ve arkadaşımızın yalancı olduğunu öğrenmek.) nasıl kurtulabiliriz? Böyle bir durumda arkadaşımızla ilişkimizi devam ettirmek kabul edilebilir bir durumdur diyebiliriz ancak bu, “Yalancı”lığı kabul etmemizi de beraberinde getirmez mi? Bilişsel Çelişki Kuramı’na göre tutarsız bir durumla karşılaşan birey bu durumu inkâr edebilir, saldırgan bir tutum sergileyebilir ya da bu durumu yok etmek isteyebilir.

BİLİŞSEL ÇELİŞKİ İLE BAŞA ÇIKMA STRATEJİLERİ

Hayatta karşılaştığımız sorunlara çözüm arayışına girerken aynı arayış bilişsel çelişki yaşadığımız durumlar için de geçerlidir. Çelişkiden bir an evvel kurtulmanın yollarını, aslında bu çelişki ile başa çıkma stratejilerini aramaya çalışırız. Yaşamda karşılaştığımız tutarsızlıklar ile başa çıkabilmek adına genelde kendimize şu 3 soruyu yöneltiriz:

  1. Ben kimim?
  2. Bu nasıl bir durum?
  3. Benim gibi birisi bu durumda nasıl davranır?

Hayata dair önemli konularda karar verirken yukarıda belirtilen 3 soruya sahip olduğumuz kimliklerimizle cevap veririz: Evde anlayışlı anne-baba kimliği, futbolda taraftar kimliği, işte disiplini yönetici kimliği gibi.[1]

Festinger’e göre bilişsel çelişki durumunda 2 sonuç ortaya çıkabilir:

  1. Davranış Değişikliği: Birey, davranışlarını uyumlu bilişleri ile değiştirebilir. Örneğin, kişi televizyon izlemenin vakit kaybı olduğuna dair inancını değiştirip televizyonu hayatından çıkartma kararı alabilir.
  2. Tutum Değişikliği: Birey, televizyon izlemenin zaman zaman zihnini dinlendirmeye faydası olduğunu, aslında çok da fazla vaktini almadığı fikrini savunabilir.[2]

Yaşama uyum sağlamak adına birçok problemle başa çıkmak zorunda kalırız. Söz konusu olan uyum çabası kimi zaman saniyeler içerisinde çözülebilecek kadar kolay, kimi zaman da hayattaki anlam arayışımızı yeniden sorgulatacak kadar zor bir hâl alabilmektedir. Var olan zorlukları aşılabilir kılmak, yaşamımızı umduğumuz doğrultuda sürdürebilmek adına yaşanan problemler ile inançlarımız arasında tutarsızlık olduğu durumlarda ise ortaya çıkan bilişsel çelişkiyi belli stratejilerle yok etmeye çalışmaktayız. Kullandığımız stratejilerin, benliğimize hizmet ettiğini ifade etmemiz mümkündür.

Eğer mevzu bahis uyum ise kişiyi zorlayacak olan şey de elbette zıddı olan uyumsuzluktur. Hayattaki tüm uyumsuzlukları yok etmek mümkün olmayacağına göre sahip olduğumuz enerjiyi en işlevsel biçimde kanalize edebilmek için karşı karşıya kaldığımız çelişkiyi bertaraf etmeliyiz. Seçim bizim, davranışımızı mı değiştireceğiz yoksa tutumumuzu mu?

Rümeysa İnce

Hüma Dergisi, Sayı:7

Kaynakça:


[1]  “Bilişsel Çelişki” A. Baltaş,(2014)

[2] “Bilişsel Uyumsuzluk Teorisi Üzerine Kavramsal Bir İnceleme: Satın Alma Perspektifi” E. Yücel & B. Çizel, (2018)

Yayın Tarihi: 24 Nisan 2022 Pazar 17:00
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner26