Sosyal medyada sözün şehvetine kapılmamak için

"Sosyal medya üzerinde her yaptığımız paylaşımımızdan sorumluyuz. Bir şeyi yaparken işin ucunun nereye dayandığını bilmek, sağlam adımlar atmak demektir. Bir tweet, bir görsel paylaşımı veya kısa bir TikTok videosu çekmenin ne anlama geldiğini kafalarımızda netleştirmemiz gerekiyor." Yakuphan Güleç yazdı.

Sosyal medyada sözün şehvetine kapılmamak için

Sosyal medya, anlık olayların ve sıcak gündemin takip edilebildiği bir ortam. Bu mecralarda işitsel, görsel ve yazılı içeriklerle pek çok kullanıcının bilgi ve yorumlarına ulaşabiliyoruz. Peki, kullanıcıların vermiş olduğu bilgilerin ne kadarı doğru? İşte orada her bir kullanıcıya büyük sorumluluklar düşüyor.

Twitter ve Instagram gibi mecraların başı çektiği, TikTok’un da kısa videolar ile sosyal medya kullanımını farklı bir anlayışa taşıdığı günümüzde her şeyin arapsaçına döndüğü bir gerçek. Twitter’da çıkan bir haberin doğruluk payını araştırmadan inanabiliyoruz, Instagram’a düşen bir görselin ne amaçla yapıldığını bilmeden her şeye atlayıveriyoruz. Sanki sosyal medyada takip ettiğimiz onca kişi mahallemizdenmiş gibi “Ya bu adam yalan söylemez, çok iyi biri” düşüncesiyle hareket ediyoruz. Böylece durum epey bir karmaşık hale geliyor.

Doğal afetlerin yaşandığı dönemde sosyal medya kullanımları çok üst seviyelere ulaşıyor. Çünkü her birimiz bir şeyler yapmak istiyoruz. İçimiz parçalanıyor. Bu tür felaketlerin son yıllarda ülkemizde ne kadar büyük imtihanlara sebep olduğunu görüyoruz ve maalesef pek çok birey sanki ortak acımız değilmiş gibi tuttuğumuz tarafın avukatı olmayı seçiyor ve “Ne nedir? Ne değildir?” diye sormuyoruz. Sevdiğimizi tam seviyor, nefret ettiğimizden tam nefret ediyoruz. Ve giderek nefret ettiklerimiz artıyor. Ve maalesef çoğu kez de işin kolayına kaçıyoruz.

Sosyal medya üzerinde her yaptığımız paylaşımımızdan sorumluyuz. Bir şeyi yaparken işin ucunun nereye dayandığını bilmek, sağlam adımlar atmak demektir. Bir tweet, bir görsel paylaşımı veya kısa bir TikTok videosu çekmenin ne anlama geldiğini kafalarımızda netleştirmemiz gerekiyor.

Sosyal medyada yaptıklarımız, ağzımızdan çıkan kelimelerle aynı anlamı taşımıyor mu? Çektiğimiz videoda attığımız adımlar gerçek hayatta attığımız adımlar değil midir? Niyetlerimiz hareketlerimizle birleşerek bir sonuca varıyor dostlar. Sosyal medyadaki sorumluluklarımızın gerçek hayattan hiçbir farkı yoktur. Sanal duvarların arasından söylediklerimiz yüz yüze söylememizden çok daha büyük tesirlere yol açabiliyor. O yüzden paylaşmadan önce bir kez daha düşünmemiz gerekiyor. Düşünmeden yol alanların yolda kaldığı bir âlemdeyiz zira.

WeAreSocial ve HootSuite’nin hazırladığı Temmuz 2021 Dijital Raporu[1]’nda yer alan “Dijital Haberler” kısmındaki verilere baktığımızda ülkemizin haber alma aracı olarak sosyal medya kullananların oranı %61’dir. Yani ülkemizde yaklaşık 60 milyon sosyal medya kullanıcısının 36,7 milyonu gündemi sosyal medya üzerinden takip etmektedir. Haber medyasına olan genel güvenin %41 (dünya ort. %44), sosyal medyadaki haberlere olan genel güvenin ise %36 (dünya ort. %24) olduğu görülmektedir. Haber kaynakları ile sosyal medya üzerindeki haber kaynakları arasında var olan %20’lik uçurum derinlemesine bir analizin yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Zira yatırım yapılarak ülke kullanıcılarına sunulan haber mecralarının doğru haber yapmadığından endişe duyulduğu, diğer yandan da sosyal medya üzerinde kaynağı belli olmayan içeriklerin doğruymuş gibi kabul edilmeleri gibi bir risk unsuru bulunmaktadır. Peki, o zaman soralım: Sosyal medya üzerinden doğru bilgiye nasıl ulaşabiliriz?[2]

  1. Doğrulayın: Önünüze düşen haberi tek bir platformdan değil, farklı farklı platformlardan araştırın. Bu sayede akıl süzgecinden geçirerek doğru bilgiye ulaşma imkânınız artacaktır.
  2. Kaynağın güvenirliğini test edin: Takip ettiğiniz sosyal medya hesabından çıkan içerikler ile ilgili o hesabın biosunda yer alan bilgilere dair araştırma yapın. Eğer bir site adresi paylaşmış ise o sitenin hakkımızda ve iletişim bilgilerine bakın. Anonim hesapların güvenirliğini test etmeden hareket etmeyin.
  3. Karşınıza çıkan bir haber ile ilgili eleştirel, sorgulayıcı ve haberin amacının ne olduğunu iyice bilerek hareket edin.
  4. Özellikle sosyal medyada çıkan haberlere hemen inanmayın. Haberin arka planındaki bilgileri edinin. Gerekirse resmi ve ilk kaynakla iletişime geçin.
  5. Yalan haberlerdeki tarih ve saat tutarsız ve değiştirilmiş olabilir. Tarihi ve saati dikkatlice inceleyin.
  6. Her ne paylaşırsanız paylaşın önce bir düşünün. Zira bazı haberler yönlendirme, yanıltma ve provakasyon amacı güdüyor olabilir.
  7. Olağandışı iddialar, ilgi çekmek için abartılmış başlıklar ve çok fazla kullanılmış noktalama işaretleri, genellikle asılsız haberlere veya reklam içerikli haberlere aittir.
  8. Sahte haber siteleri, güvenilir ve resmi haber kaynaklarına çok benzeyen, taklit edilmiş bir adres (URL) kullanır. İnternet adreslerine mutlaka dikkat edin.
  9. Sahte haber ve bilgiler, montajlanmış, garip görüntüler veya videolar içeriyor olabilir. Görselleri doğrulamak için arama motorlarından arama yaparak görselin hangi zamana ait olduğu, ne zaman yayınlandığına ulaşabilirsiniz.
  10. Bazı web siteleri, parodi, reklam veya sahte haber üretip yayma amacı güdüyor. Bunun bilincinde olun.

Son olarak söyleyebilirim ki yaşadığımız coğrafya itibariyle her gün yüzlerce gündemle karşılaşıyoruz. Bu gündemlere dair sağlıklı bilgi elde etmek istiyorsak taraf seçmeden önce iyi bir analiz ve muhakemeye sahip olmak zorundayız.

Yakuphan Güleç

Yayın Tarihi: 07 Ağustos 2021 Cumartesi 16:00
banner25
YORUM EKLE

banner26