banner17

Sivas'ta sınav dönemlerinde çıkan dergi

Fecr-i Afak dergisi, samimiyet kalesini muhafaza ederek yoluna devam ediyor. Sefa Toprak yazdı.

Sivas'ta sınav dönemlerinde çıkan dergi

Hayatın ve dünyanın gerçek manasını kendine iade edecek bir cümle arar dururuz. Hayatımız boyunca süren bu arayışta aslında bulmak değildir mesele, önemli olan arıyor olmaktır. Usanmadan, bıkmadan... İşte bu cümlenin sancısını hissedebilenlere, sözün gücüne inananlara, edebiyata gönül verenlere, bir mısraın peşine takılıp gidenlere, bir muştu olacak; “Gelecek, boyun eğecek Asım’ın Nesli’ne” sloganıyla yola çıkmıştı Fecr-i Âfâk dergisi. Yolun yüceliğini bilerek… Aramakla bulunmaz fakat bulanlar yalnız arayanlardır diyerek.

2012 yılının Aralık ayında Sivas’ta ilk sayısı yayımlanan dergi, edebiyat dünyasında büyük sarsıntılar yapmadı belki ama samimi çırpınışlarıyla taşranın o dışarıda kalmışlığına da boyun eğmedi. Samimiyet kalesini muhafaza ederek yoluna devam etti. Fecr-i Âfâk dergisinin doğuş hikâyesine baktığımızda idealleri aynı minvalde buluşan birkaç üniversite öğrencisi gencin, imkânsızlıklara rağmen büyük uğraşlar vererek dergiyi inşa ettiklerini görüyoruz. Derginin çıkış zamanlarının sınav dönemlerine denk gelmesi de dergiyi daha muteber kılıyor.

Gelecek, boyun eğecek Asım’ın nesline

Edebiyat ve fikriyat konseptiyle yayın hayatına devam eden dergide bir kavramı ısrarla görmekteyiz. Medeniyet kavramı… Son sayıda geniş biçimde bu kavramın üzerine gidilmiş ve “durdurulmuş olan medeniyetimizin tekrar ivme kazanmaya başladığı” ifade edilmiştir. Gerçi bu sayıda raconu kesen cümle sanırım şudur: “Her yazar, ruh cephesindeki medeniyet değişiminin hakiki savaşında bir vazife üstlendi, bir mevziye odaklandı, asker edindiği cümlelerini, kaybettiğimiz değerleri yeniden kazanmak için meydana sürdü.”

Derginin ismi ve slogan cümlesi üzerinde durmakta fayda var. Slogan cümlesi olan “Gelecek, boyun eğecek Asım’ın nesline” ifadesi Safahat’ten ilhamla kurulmuş. Gerçekten manidar.

Derginin ismi ise ilk iki sayıda “Âfâk” iken başka bir dergi ile karışmaması için “Fecr-i Âfâk” olarak devam etmiş. Fecr, güneşin doğmaya başlama zamanı, güneşin doğmasından önceki alacakaranlık. Âfâk ise ufuklar anlamında. Ufuk çizgisi anlamına da geliyor. 3. sayıda şu ifadeler mevcut: “Karanlığın en zifiri olduğu an, gün ışığına en yakın olduğu an olması boşuna değildir. İçinde bulunduğumuz yüzyılda bu zifiri karanlığın izlerini görmek fazlasıyla mevcut. Dileğimiz odur ki; her bir satırımız, her bir cümlemiz, gecenin bu zifiri karanlığına bir darbe indirsin ansızın! Bir bıçak gibi saplansın karanlığın tam ortasına!”

E-dergi olarak da okuyabilirsiniz

Fecr-i Âfâk dergisi profesyonel bir dergi değil. Fakat uzmanlaşmak isteyen genç kalemlere bir okul misyonu görmekte. Ve dergi birçok çalışmalara örnek olarak kullanılmakta. Yazar kadrosu içinde farklı şehirlerden yazarlar var. Hiç ummadığımız bir yerde bu dergiyi görebiliyoruz… Fakat menşei bakımından Sivas merkezli bir etki alanına sahip. Sosyal paylaşım siteleri de aktif olarak kullanılmakta. E-dergi formatında okumak veya bilgisayarınıza indirmek isteyenler için issuu.com/muhal adresi hizmet veriyor.

Derginin her sayısının büyük emeklerle çıkarıldığını söylemiştik. Fecr-i Âfâk dergisini çıkaran kardeşlerimiz birçok defa “buraya kadarmış” fikriyle mücadele ettiklerini ifade ediyorlar. Bu işler azim ve sabır ister.

5. sayının kapağındaki Nurettin Topçu üstadın bir sözü ile yazımıza nihayet verirken Fecr-i Âfâk dergisini takip etmenizi tavsiye ediyoruz: “Yarınki Türkiye’nin kurucuları, yaşama zevkini bırakıp yaşatma aşkına gönül vererek, sabırlı ve azimli, lakin gösterişsiz ve nümayişsiz çalışan, ruh cephesinin maden işçileri olacaktır. Bu ruh amelesinin ilk ve esaslı işi, insan yetiştirmektir.”

Fecr-i Âfâk dergisinin 6 ayda bir yayımlanması tamamen imkân dâhilinde bir durum. Bu süre doğal olarak aksamalara neden olabiliyor.

 

Sefa Toprak yazdı

Güncelleme Tarihi: 19 Ağustos 2015, 14:56
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Hatice Incekara
Hatice Incekara - 4 yıl Önce

Sinav zamani en münbit zamandir. Kitaplar en iyi o donemde okunur, siirler en iyi o donemde ezberlenir, filmler en iyi o donemde izlenir :)

banner19

banner13

banner20