Şimdi çocuklar konuşuyor; susalım lütfen!

Melekler en çok, çocuğun beyanına önem verirler. Her sözü aynı titizlikle kayıtlarlar; ancak çocuk sözüyle etkilenme hallerine engel olamazlar. Çocuklar çünkü yansız, menfaatsiz tarifler, tanımlar, tespitler yapabilirler. Onların kirlenmemiş naturaları, bombadan daha tesirli sözü ortaya koyabilir. Ahmet Mercan yazdı.

Şimdi çocuklar konuşuyor; susalım lütfen!

 

 

Melekler en çok, çocuğun beyanına önem verirler. Her sözü aynı titizlikle kayıtlarlar; ancak çocuk sözüyle etkilenme hallerine engel olamazlar.

Çocuklar çünkü yansız, menfaatsiz tarifler, tanımlar, tespitler yapabilirler. Onların kirlenmemiş naturaları, bombadan daha tesirli sözü ortaya koyabilir.

Çocuğun muhayyilesinde savaşa yer yoktur. Her çocuk annesini, babasını sever; işte bu nedenle de bir başka çocuğun onlardan ayrı kalmasına razı olmaz.

Çocuk dünyaya değmemiş insandır. Dimağına zulüm bulaşmamıştır ve bu haliyle dünyevileşmiş büyüklerine söz söyleme, yol gösterme makamındadır.

Ne yazık ki, o her defasında susturulandır!

Onu susturmak, rüzgârı susturmak, gülün kokusunu susturmaktır; suyun akışına karşı durmaktır. Bu suskunluğun, susturmanın ortamında ortaya çıkar bombalar, insansız savaş uçakları, savaş gemileri, tanklar, kimyasal silahlar gülün kokusunun duyulmadığı yerde başlar.

Ve şaşkına döner çocuklar!

Anne kan içindeyken ev tarumar edildiğinde ve baba “adresi terk ettiğinde”, korkar dünyadan çocuk.

Çocuk ölümü görür ömrün erken saatinde. Bu demde çocuk her sarıldığına “Anne!” der. Ağaç gövdesine, pencere pervazına, uçan bir perdeye “anne” der. Ve yaşamın kaynağı olan buğdayı hatırlar. Ekmek kokusunu duyar; o evrensel masum kokuyu.

Dünyada anne kokusuyla karışıp gelen ekmek kokusu elinde kalan tek hatırlanandır. Ve anne dediğine sorar:

“Anne, cennette ekmek var mı?” Bu söz, dünyanın yakasına sarılma vaktinin gelip geçmekte olduğunun belirgin işaretlidir.

 

Ahmet Mercan yazdı

Güncelleme Tarihi: 28 Mart 2014, 14:05
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13