Şiirlerinde deniz imgesi sıkça yer alıyor

Son dönemde şiirlerine Dergâh dergisinde sıkça rastladığımız Atasoy’un genelde serbest ölçüye sahip şiirlerine deniz ve gemicilik konuları hâkim.

Şiirlerinde deniz imgesi sıkça yer alıyor

 

Mustafa Kadir Atasoy 1977 doğumlu bir şair… Son dönemde şiirlerine Dergâh dergisinde sıkça rastladığımız Atasoy’un genelde serbest ölçüye sahip şiirlerine deniz ve gemicilik konuları hâkim. “Yoroz Fenercisi”, “Su Yok”, “20. Yüzyıl'ın Garip Hatırlanışı”, “Sonya”, “Suların Şarkısında” gibi şiirlerinde sıklıkla denizden bahseden şairin söyleyişinde dinî bir söylemi de var.

Atasoy, “Erol Hamit Nesline” şiirinde 31 Mart Ayaklanması’nın bastırılmasında ölenlerin anısına dikilen Abide-i Hürriyet anıtına şiddetli bir şekilde itiraz etmektedir: “ey ucube/ yıkıl hürriyet-i ebediye'de dikilmesen de”

“Sonya” adlı şiirde ise “adını durmadan söyleyeceğim” derken Sonya’nın anagramı Yason’a ve Yason’daki kiliseye göndermede bulunmaktadır. Şiirde Sonya’ya şöyle seslenilmektedir: “karaya vurmuş şu sır sandığından/ doğrulup kıbleye yönelmelisin/ abdestini alıp karadeniz’in/ günahını buraya gizlemelisin”

Yine “20. Yüzyıl'ın Garip Hatırlanışı” adlı şiirde fetih kavramıyla Otranto seferine gönderme yapılmaktadır: “mezara indirdiğim birisinin/ ve fethin sembolü o çiçeklerin adına/ fortuna favet fortibus fethiye fulya”

Şiirlerde -“Güçsüzlüğün Çırpınışı” ve “Yoroz Fenercisi” örneklerinde olduğu gibi- aşk kendine ölümle birlikte yer bulmaktadır. Saygı kavramı ise duyusal olarak öne çıkıp ideolojik bir anlama bürünmektedir. "X"te "âşık olmayı hafif kılan saygıya", "Yeni bilgiler"de ise "saygıcılık benim ideolojimdir" denmektedir.

Bütün bunlara ilave olarak, şiir algısını tarih, din ve kültürden beslenerek oluşturan; zaman zaman anagram, aliterasyon gibi unsurlar da barındıran Atasoy’un şiirlerinin coğrafya veya mekâna göndermelerde bulunmasından da söz etmek gerekir.

 

Deniz Yılmaz yazdı

Güncelleme Tarihi: 19 Mayıs 2016, 16:13
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13