Şiir yazanlara kılavuz!

Şiir yazan arkadaşlarımıza altın niteliğinde bir kılavuz. Hakan Arslanbenzer yazdı.

Şiir yazanlara kılavuz!

Genç şairler ve şiir okuyucuları şiir ortamını içeriden göremedikleri için bazı önemli iletişim kazaları oluyor. Bazen bir gencin, "Abi, derginize şiir göndermek istiyorum, mümkün mü?" gibi şeyler sorduğunu işitiyoruz. İçeriğiyle çelişen bir soru olduğunu genç arkadaş göremiyor, Hakan Arslanbenzerçünkü kendisine öğreten olmamış, yol yordam bilmiyor. Hani aransa aksi örnek de bulunur belki, ama matbuat tarihimizin başından beri dergiler genç şairlerin şiirlerine açıktır. Bazısı dümenden bazısı sahici olarak tabii. Belki de gençler bunu sezdikleri için bize soruyorlar, şiirimizi gönderebilir miyiz diye; o da başka mesele.

Yahut da günümüzün yayın karmaşası içinde çıkarsız bir şekilde şiir okumak isteyen bazı okuyucular şaşkınlık içinde öylece bekleşiyorlar. "İnternet sitenizi takip ediyorum, ama neden şiirlerinizi okuyamıyorum siteden?" diye sitem edenler de var bunun içinde; şiiri hangi dergilerden takip etmesi gerektiğini merak edenler de.

Şiir gibi esnek bir konuda hiçbir şey mutlak ve mükemmel olamaz. Burada maddeler halinde vereceğimiz kılavuz inşallah yüzeysel de olsa bir görüntü verir, kısmen de olsa bir netlik kazandırır. Kılavuz arayanlar için konuştuğumuzu açıkça söyleyelim. Kılavuza ihtiyacı olmayanların veya kendisi kılavuz olma iddiasındakilerin itirazlarına da kapıyı kapatmadığımızı açıklayalım. Bir hedefe tek bir yoldan gidilmez zaten. Yahut aynı yoldan giderek de başka hedeflere varmak mümkündür. Şiir alanı ana yollar, ara yollar ve keçi yollarıyla dolu. Biz burada hepsinden bir renk vermeye çalışacağız sadece. Buyrun: Genç şair için 21 maddede şiir ortamı kılavuzu:

dergiŞiirin nabzı dergide atar

1. Şiirin nabzı dergilerde atar. Bazı şairler, özellikle ünlü bazı şairler dergileri terk etmiş, mesela gazetede şiir yayımlıyor ya da şiirlerini sadece kitap olarak çıkarıyor olabilirler. Ama şiirin kayda değer kısmı, şiiri devam ettiren şiirler dergilerde yayımlanır. Şiir yayımlamak isteyen gençler dergilere yönelmeli, şiiri yakından izlemek isteyen okuyucu da dergi okumalı.

2. Hangi dergiyi ya da dergileri seçeceğiz? Dürüstlük, samimiyet ve zihin açıklığı burada bize yol gösterecektir. Bir genç şair takip ettiği dergilerden en çok hangilerinde çıkan şiirlere kendini yakın hissediyorsa önce o dergiye veya dergilere yönelsin. Derginin sosyal çevresi veya pahalı yahut ucuz görüntüsü önemli olmasın. Taşrada çıkan basit bir dergide çıkan şiirleri daha çok beğeniyorsanız o dergiye önem verin. Ölçünüz şiir zevkiniz olsun, başkaKitap-lık şeylere bakmayın. Yani diyelim ki sosyal olarak, ideolojik olarak kendinizi Kitap-lık dergisine yakın hissediyorsunuz ama Dergâh'ın şiirleri size daha iç açıcı geliyor. Hiç düşünmeden şiirlerinizi Dergâh'a gönderin.

3. Dergi takibini nasıl yapacağız? Bunun tabii ekonomik tarafı da var. Ben yirmi senedir bu işin içindeyim. İzlediğim her dergiyi satın alma gücüm olmadı. Ama şükür ki kitapçıların dergi reyonları, rafları, sergileri var. Kitapçıya gidin, hiç çekinmeden merak ettiğiniz dergiyi poşetinden çıkarın ve okumaya başlayın. Beğendiğiniz, tekrar okumak istediğiniz metinleri daha çok olan dergileri gücünüz oranında satın alırsınız zaten. Yani kitapçı sergisinden 10 dergiyi takip eden, ama sadece bir veya iki dergi satın alan bir insan zengin bir yolda ilerliyordur. Bunun ayıbı olmaz. Dergiler okunmak içindir, satın alma kısmı ikinci planda kalır. Zaten iyi bir dergi 300 satıyorsa 3000 okunan dergidir.

İyi çırak ustasını seçer

4. Kılavuzluk, ustalık bulunmaz nimetlerdendir. Bizler İsmet Özel gibi, Mustafa Kutlu gibi insanları tanıdık. Daha gençlerin de tanımakla kazançlı çıktığı başka isimler vardır. Fakat esas olan, genç okuyucu ya da yazarın ustasını seçerken attığı o tedirgin, sonucu belirsiz fakat etkin ve belirleyici adımdır. Burada atacağınız adım sosyal çevrenize veya entelektüel ve ideolojik önyargılara göre olursa, ona göre bir sonuç alırsınız. Ustalara yaklaşımınız herkes gibiyse, ustalardan alacağınız da herkesin alacağıyla sınırlı olur. Yok eğer yüreğinizin ve aklınızın yettiği yere kadar gitme azmindeyseniz, o zaman bazı dezavantajlarınız olabilir ama çıktığınız ağacın meyvesini de yersiniz. Popüler isimler, herkesçe kabullenilmiş ustalar değerlidir mutlaka. Ama özgün kafalar, yaratıcı simalar da yok değildir ve genç bir şair arkasından gittiklerine bir anlam yükler ve onları takip etmesiyle kendisi de bir anlama kavuşur. Cahit Zarifoğlu çok anılan ama az okunan bir şairken 1970 küsur doğumlu genç şairler Zarifoğlu'nu çok sıkı okudular ve ondan esinlendiler. Bugün Zarifoğlu okumak, ondan esinlenmek daha yaygın bir şey artık. Geçmişte bu bir riskti ve merkezde duran birçok dergide şiir yayımlama şansınızı azaltırdı. Bugün bir iltifat nedeni. Bu işte kazançlı çıkan riske girenle aynı kişidir.

5. Sıfırdan başlayamaz mıyız, yepyeni bir şiir yazamaz mıyız? Son derece mümkündür. Herkesin mutlak bir ustası olacak diye bir kaide yok. Fakat tümüyle sıfırdan da başlanmaz. Bir bilgi, görgü, tarz mutlaka vardır başlangıçta. Yani genç şair bireyliğini, biricikliğini ortaya koymaya can attığı kadar kendisini önceleyen birilerinin, bir şeylerin izini de taşıyordur. Özgünlük genç bir şair için dikkat çekme fırsatı yaratır. Ama tümüyle özgün bir şiir tümüyle boş bir uğraştır. En azından neden şiir yazdığımızı düşünecek olursak, bizden önceki şairlerle bir ortak noktamız olduğunun idrakine varırız. Mutlak doğru yok şiirde, ama bu işin doğrusu, genç şairin zevkine ve isteğine göre kendi şiir kültürünü yaratmasıdır. İyi bir temel matematikte ya da futbolda olduğu kadar şiirde de şairin gelecek hamlelerine yardımcı olacaktır. Mesela hece veznini bilmenin veya epik-lirik ayrımını tanımanın genç şaire çok az zararı, fazlasıyla yararı olur.

Ülkü Tamer6. Bugün yaşayan en eski kuşak İkinci Yeni kuşağıdır. Bu kuşaktan Sezai Karakoç, Gülten Akın ve Ülkü Tamer hayattadır. Kuşağın diğer şairleri (en önemlileri Turgut Uyar, Cemal Süreya, Ece Ayhan ve Edip Cansever) uzun yıllar önce ölmüşlerdir. Bu kuşağın veya akımın ayırdedici özelliği imgeciliktir. İmgeciliği yaratan, şiirde modernizmi zirveye çıkaran kuşak İkinci Yeni’dir. Bilinen dünyaya yepyeni bir nazarla bakmak, alttan akan varoluşçuluk, hatta biraz arabesk İkinci Yeni’nin âlemini kısmen de olsa açıklar.

Şiirin yaşayan ustaları

7. İkinci Yeni’den hemen sonra gelen 1960 kuşağı şairlerinin çoğu bugün de hayattadır ve şiir yayımlamayı sürdürürler. Bunlar İkinci Yeni imgeciliğinden beslenmekle birlikte siyasî tarafı da olan veya açıkça siyasî bir şiir yazmış ve yazmaktadırlar. Bu kuşaktan Cahit Zarifoğlu vefat etmiştir. İsmet Özel, Süreyya Berfe, Güven Turan ve Ataol Behramoğlu hayattadır. ‘Gençlik, mücadelecilik, devrimcilik, ahlakçılık, sisteme karşı birey, dünya sistemine karşı Türkiye bu kuşağın şiarlarıdır’ dersek abartı sayılmamalıdır.

8. 1970'lerde şiire başlayanlar net olarak bir akım veya kuşak sayılmazlar. Ben bunlara birçok nedenle ‘Ara Kuşak’ diyorum. Cahit Koytak, Kamil Eşfak Berki, Enis Batur, Ebubekir Eroğlu, Ahmet Ada, Ali Günvar bu ara kuşağın üzerinde daha çok durulan, daha çok benimsenmiş şairleridir. Erol Çankaya da bazı çarpıcı şiirleriyle isminden söz ettirir. Ahmet Telli ve Ahmet Erhan popüler şairlerdir; fakat şiir sanatı açısından durumlarına tam bir açıklık getirildiği, şiirin neresinde durduklarının tespit edildiği söylenemez. Akıp giden zaman, oluş ve daha çok bozuluş, insan ve doğa arasında uyum ve uyumsuzluk, tarihle bugünün karşılaşması gibi bu kuşağın en çok dikkat ettiği şeyler denebilir.Haydar Ergülen

9. ‘80 Kuşağı denen kalabalık şair grubundan sıyrılan isimler, Ahmet Güntan, Haydar Ergülen, Lale Müldür, Osman Konuk ve Küçük İskender denebilir. Bu kuşağa dâhil edilen şairlerin sayısı yüzlerle ifade edilir. Hüzün, mutsuzluk, yalnızlık gibi temaları ve kelime oyunları, kelime ve deyim bozma gibi teknikleri ortaktır denebilir. Çok sayıda ve kısmen çeşitli şiirler yazmışlardır. Ahmet Güntan gibi politik, Lale Müldür gibi psikolojik ağırlıkla yazanları da vardır. Son yıllarda Küçük İskender, Haydar Ergülen ve bilhassa Ahmet Güntan'ın en verimli dönemlerini yaşadığı söylenmeli. Bunlar arasında Güntan yeni kuşaklarla da bağ kurmakla özel bir yere varmış bulunuyor.

10. 1990'larda şiire başlayanlardan daha gençler için usta kabul edilebilecek kadar etkili olmuş şairler: Süleyman Çobanoğlu, Ah Muhsin Ünlü, Murat Menteş, İbrahim Tenekeci, Hakan Arslanbenzer, Eren Safi. Bunlardan Ünlü ve Menteş'in çarpıcı ifadelerle, Tenekeci'nin realist tarafı olan duygusal mısralarla, Çobanoğlu'nun hece veznini ihyasıyla, Safi'nin şiire konuşmayı getirmesi, Arslanbenzer'in ise daha geniş bir şiir yazma özlemiyle etkili oldukları söylenebilir. Bunlar en sıcak gelişmeler olduğu için genel kabule açık şeyleri söylemekle yetiniyorum. Tabii 90'ların ustaları bunlarla sınırlı değil, onu da söyleyelim. Biz sadece daha yaygın etki yapanları söylemiş olalım dedik.

Dergah dergisiŞiir mahfilleri

11. Her eğilime açık, merkez dergiler: Kitap-lık, Dergâh. Bu iki dergi aşağı yukarı yirmi yıldır Türk şiirinin ve edebiyatının ortasını temsil ediyor. Bu ortanın her ikisi açısından biraz sağa sola çekildiği de söylenebilir. Kitap-lık Avrupaîliği, modernizmi, bir anlamda Türkçe yazan evrensel yazar olmayı daha çok sahiplenen bir dergidir. Dergâh ise yirmi yıldır yerliliğin, yerliciliğin bayraktarlığını yapmaktadır. Her iki dergide her türden ve tarzdan şiirin yayımlanması muhtemeldir. Şiir kaliteleri bazen düşer bazen yükselir ama genel bir seviye tutturdukları rahatlıkla söylenebilir.

12. Merkezin çeperini oluşturan ikinci türden merkezler: Hece, Yedi İklim, Varlık. Bunlar da öncekiler gibi belli bir şiir görüşüne bağlı kalmadan şiir yayımlarlar ve her kuşak ve renge açıktırlar. Fakat belli seviyede ideolojik kayıtları, sosyal çevreden kaynaklanan sınırları yok değildir. Açıktan siyaset yapmasalar da siyasî bir rolleri var denebilir. Bunların, bu tür dergilerin zenginliği sık sık yeni başlıklar açmaları, yeni deneylere girmeleridir. Belli sürelerle bu dergileri idare eden görüş ve gruplar olabilir. Bu dergiler şiir ve edebiyat kadar kültüre de ağırlık verirler.

13. Merkezin hemen karşısında yer alan yeni merkezler: Fayrap, Heves, Karagöz, İkindi Yağmuru. Bunlar henüz tüm topluma hitap edecek genişlikte olmayan veya hiçbir zaman olmayacak, bir anlamda merkezi besleyen ve bir başka anlamda merkezi tehdit eden yayınlardır. Merkezde geçerli şiirin eleştirisi bu dergilerden beklenir. Merkezin erdemlerinden çok kusurlarını görmeye en çok bu dergiler açıktır. Şiir ortamını insan vücuduna benzetirsek, bu tip dergiler sinir sistemini oluşturur. Belli olgunluğa ulaşmış, açık seçik bir amacı olan insanlar bu dergileri yürüttüğü için, özellikle yeni kuşaklar üzerinde merkez dergilerden daha etkili olma potansiyeli taşırlar. Birbirleriyle araları iyi olmayabilir. Ama aslında geleceği fethe koşanlar da bu tür dergilerdir. Bu dergilerden Heves'in kapandığını işittim. Haberin doğru olmamasını umuyorum ama kaynak sağlam. Ne diyelim, geçmiş olsun. Dergiler siyasi partiler gibidir. İşlevini yerine getireni, miadı dolanı, hizipçiliğe kurban gideni kapanır; yerine yenisi açılır.Sincan İstasyonu dergisi

14. Merkezin hemen arkasında duran yarı merkez dergiler: Özgür Edebiyat, Sözcükler, Yasakmeyve, Sincan İstasyonu, Edebiyat Ortamı. Bunlar da merkez dergiler gibi toplayıcıdır. Fakat beklentileri daha yüksek, önyargıları daha sert, çevreleri daha sınırlı fakat gözenekleri daha açıktır. Bunların çoğu birkaç yıllık dergilerdir ve yıllar içinde merkeze yaklaşırlar veya bizzat merkez olurlar. 1980'lerde merkezde duran dergiler bugün yok, 90'ların yarı merkez dergileri artık merkez. Bu dergilerin çeper dergilere bir üstünlüğü ideolojiyi veya kültürü hiçbir zaman sanatın üstüne koymamalarıdır. Böylece çok zengin sayfaları olabiliyor. Bir parlayan bir sönen dergiler bunlar.

15. Bir de amatörler var. "Amatör"ü burada düz anlamda, artı eksi anlam yüklemeden söylüyorum. Kertenkele ve Sonat son zamanlarda öne çıkan amatör yayınlar. Sonat tam anlamıyla öğrenci kulübü dergisi. İzmir'de çıkıyor, Heves çevresine yakın denebilir, çok genç isimlerin ilk eserlerine yer veriyor. Kertenkele daha dengeli, daha geniş kadrolu, profesyonel dergileri geride bırakabilecek bir iki özelliğe de sahip bir dergi. Özellikle Kertenkele'nin eleştiriye sağladığı yer dikkat çekici.

Bir şiir bir dergiye nasıl gönderilir?

16. Bir dergiye şiir göndermenin yolu nedir? En iyisi kısa bir biyografi ekleyerek, en iyi şiirleriniz arasında yaptığınız bir seçmeyi derginin elektronik posta adresine göndermektir. Editöre, gönderdiğiniz şiirin yayımlanmasını veya editör tarafından eleştirilmesini istediğinizi belirten kısa bir not yazarsanız editör bunu takdir edecektir, ama ‘sen sus da gözlerin konuşsun’ olayına girip yalnızca şiirlerinizi göndermekle de yetinebilirsiniz; hiç zararı olmaz.

17. Bir şiiri birçok dergiye gönderebilir miyim? Aynı anda bir şiiri birçok dergiye göndermek hiçbir derginin onaylamayacağı, mantıken de sakat bir hareket olur. Doğrusu bir dergiye göndermek, orda çıkmayacaksa başka dergiye göndermektir. Burada dergi ve süre tercihleri genç şaire kalmış ama bir dergiye gönderdiğiniz şiir hiçbir açıklama yapılmadan iki üç ay yayımlanmamışsa şiirinizi başka dergide yayımlamanız doğaldır. Ama editöre, ‘kardeşim ne yaptın benim şiiri’ diye sormanın da zararı olmaz. İletişime açık olmaktan olmaktan, kendinizi ifade etmekten çekinmeniz için bir neden yok. Bütün dergiler buna açıktır.

18. Bir dergide mi sebat edeyim, birçok dergide birden mi görüneyim? Belli bir dergide sebat etmenin faydası var. Ama bu derginin şiir ortamındaki yerine göre bazı bedeller de ödenebilir. Merkez dergide şiir yayımlamak iyidir ama çok da ilginç değildir. Daha özellikli dergilerde şiir yayımlarsanız, o derginin çevresinden kabul edilirsiniz ve bu sizin zaten istediğiniz bir şey değilse aleyhinize dönebilir. Orta yolcu iseniz hem tercih ettiğiniz bir dergide hem merkez dergilerde şiirler yayımlayın derim. Sosyalleşmek iyidir ama sosyalleşme manyağı olmaya da gerek yok.

19. Şiir konuşmak istediğim insanlara nasıl ulaşabilirim? İstanbul veya Ankara'da değilseniz ne çıkarsa bahtınıza. Ama internet sayesinde mesafeler kısaldığı için kendi benzerlerinizi bulmak daha kolay. Herkesle tanışmak zorunda değilsiniz, hatta herkesle tanışmanın da bazı sakıncaları olabilir. En iyisi mutedil davranmaktır. Merak ettiğiniz şairlerle tanışmak daha güzeldir. Genellikle de olumlu sonuç verir. Yaşıtlarınızla tanışmanın da bir bedeli var; ama özellikle yeni şeyler yapacağına inanan genç şairler için yaşıtlarıyla tanışmak, hatta onlarla birlikte hareket etmek kaçınılmaz bir şey.

20. Kendim dergi çıkarmak istiyorum, ne yapmalıyım? İnternet siteleri, fanzinler, küçük dergiler, taşra dergileri vs. şiir ortamına belli düzeyde çeşitlilik getirse bile amatörlük bu tip hareketlerin özünü oluşturur. Amaç şair olmak, hakkıyla şiir yazmak, Türk şiirinin ön saflarına katılmaksa, önce iyi dergilerde şiir yayımlamak, çıkarılacaksa da yukarıdaki tablo içinde önemli bir yerde durabilecek kadar sıkı dergiler çıkarmak gerekir. Merkez veya muhalif dergilerden geçmek genç şair için öğretici olacaktır. Ama kendi göbeğini kesmek isteyene de kimse mani olamaz sonuçta.

21. Kaç yaşında genç şairlikten kurtulurum? Eskiden 26 yaşında olgun sayılıyordunuz. Şimdi 35'ten önce herkese genç deniyor. Hatta 40 yaşın altındakiler genç olarak anılabiliyor. At binenin kılıç kuşananın, demişler. Genç olmak ve hep genç kalmak mı istiyorsunuz, bunun yolunu kendiniz icat etmek zorundasınız. Şahsen bu tür şeylerin şiirden gelmediğine inananlardanım. Yok eğer her yaşın ve durumun olgunluğunu yansıtmak isteği mi var içinizde? O zaman 20'li yaşlarınızı şiir açısından denemedik ve çalışmadık bir şeyler bırakmamacasına yani çift kat yaşamanız önerilir. 20'ler insanın ömründe her günü özel bir yeri olan dönemdir. Ama şiirde ayrıca ölümcül olabilir. 21 yaşında bir adam dünyayı değiştirmeye adaydır. On senenizi buna verin, sonra olgunlaşırsınız.

 

Hakan Arslanbenzer yol gösterdi

Yayın Tarihi: 16 Ağustos 2010 Pazartesi 12:29 Güncelleme Tarihi: 20 Ağustos 2010, 17:39
YORUM EKLE
YORUMLAR
hatice islamoğlu
hatice islamoğlu - 12 yıl Önce

yapmış olduğunuz çalışma için teşekkürü minnet biliriz. gençlere yol gösterici bir eğitim yazısı olmuş. Bence dergilerde de yayınlanmalı.

Mustafa UĞURLU
Mustafa UĞURLU - 12 yıl Önce

Bazıları bu tarz konuşmaları gereksiz bulur sanki herkes bilirmiş gibi. Ama Hakan bey gerçekten güzel bir iş yapmış. Edebiyat ve şiir üzerine konuşulacak her meselenin ciddi ve resmi bir dille yazılması şart değil. ara ara böyle samimi rahat akıcı şeyler de söylenebilmeli. Elinize sağlık.

ünsal Ünlü
ünsal Ünlü - 12 yıl Önce

Hakan Arslanbenzer'e birikimlerini rahat bir şekilde burada da paylaşması şiir adına önemli bir katkıdır. Teşekkür hak eden bir katkı.

Ahmet Yusuf Çamoluk
Ahmet Yusuf Çamoluk - 5 yıl Önce

Böyle bir yazıda, kılavuz olma potansiyeli olan bir yazıda Nurullah Genç ismine değinilmemesi nasıl mümkün olabilir? Anlayamadım.

artunç konat
artunç konat - 12 yıl Önce

aydınlatıcı ve gerçekten yol gösterici bir yazı...eline sağlık arslanbenzer..hep böyle yaz ve besle şiiri...bence şiire başlayan her yeni genç bu yazıyı başucuna asmalı...muhabbetle

Kenan Subaşı
Kenan Subaşı - 12 yıl Önce

hüseyin atlansoy,murat kapkıner,c.ünaldı hasannebioğlu da yaşıyor biliyorum,bu şairlerin de bu yazıda yeri olmalıydı diye düşünüyorum.yazı için teşekkürler aslanbenzer.

ayrıca sayın asım gültekin,

alim kahraman adında biri var.bu şahıs hakkında yazı göremiyorum.çok oldu,Bir Duyarlığın Çağdaş Biçimleri adlı kitabı okumuştum,daha neleri var ama beni etkileyen o kitabıydı.eleştride çok sağlam bir dili,bir ustalığı var,biri çıkıp bu şahıs hakkında neden yorum yazmaz.bunu anlayamıyorum

haticealgın
haticealgın - 12 yıl Önce

bazen bir yol yordam bilememenin, dergi ve şiir yolunu kendi başına tecrübe etmenin yaşattığı sıkıntılar yok değil.
bir de birşeyleri bilmek bile yetmiyor. önemli tavsiyelerin olduğu bir yönlendirme muhakkak lazım. bilhassa "bir şiir bir dergiye nasıl gönderilir" kısmını okuduktan sonra dergilerde yeni bir hareketlenme olacağına da inanıyorum..

mehmet
mehmet - 12 yıl Önce

hakan değişmiş....


banner19

banner36