Şevket Eygi'ye kastı olan mı var?

Danimarka'dan okuru isyan etti, neden Mehmet Şevket Eygi hatırlanmıyor, kendisinden istifade edilmiyor diye..

Şevket Eygi'ye kastı olan mı var?

Gözler onu arar11144

Bab-ı âli şenlikleri AK Parti'li belediye tarafından Sultanahmet'te tertip edilir : O, Sultanahmetli mukim bir gazeteci olduğu halde orada yoktur! Ömrü hayatlarında kıymetli kimseler, son zamanlarda özelikle devlet ricali ve mevkileri eliyle olsun belediyeler STK’lar tarafindan onurlandırılır ve ödüllendirilirler: O ise hatırlanmaz bile!
 
Kimler hatırlanır da davet edilir de "o değil"

Hayretamiz birilerinin kırk yıllık, elli yıllık şu hayatları bu kariyerleri kutsanır, ödüllendirilir: O ise yok sayılır! Milli kültür adına birileri, kendilerince vakıf kurup, kendi şahsi varlıklarını ispata çalışırken: O milli kültür teşvikçisi ise yine yoktur!
 
Bugün yetmiş yedi yaşında olan ve ömrünün elli yılını bilfiil fikri mücadeleye adayan Mehmet Şevket Eygi Bey neden hiç bir vesileyle, davet edilmez? Neden maksatlı bir şekilde hatırlanmaz?
 
Oysa kendileri münevver kişiliğiyle; araştırmacı gazeteci yazar kimliğinin yanı sıra bir yayıncı, kültür teşvikçisi ve münekkittir.

Diyanet İşleri'nde merhum Ömer Nasuhi Bilmen Hoca efendi’nin hususi kalem müdürlüğü ile başladığı dava hayatında Müslümanları davet ettiği o meşhur sabah namazları ile maruf ve milli eksenli Yeni istiklal, Bugün, Sabah ve Büyük gazetelerini çıkarttı.

11143Bedir Yayınevi’ninin kurucusu olarak onlarca yıldır işleten, yakın tarihimizin en büyük sırlarından biri olan olan sabataycılık meselesini ifşa eden ve de ettiren. Neredeyse 20 senedir de Milli Gazete'de hiç bir ücret almaksızın, fi-sebilillah bu ülke’nin insanlarının izanını, irfanını, tarihini, kültürünü, sanatını inkişaf ettirebilmek için bir gün dahi ara vermeden samimiyetle ve sebatla yazan yine Mehmet Şevket Eygi Bey'dir.

Cezaevlerinde ve yurt dışı sürgünlerindeki hayatıyla da, Türkiye olarak kendisine bir minnet, şükran, vefa ve yad borcumuz olduğu halde kendilsini onurlandırmamış olmamız sahiden garabet bir ayıptır, ayıp!
 
Bu ülke’nin bir evladı olarak, bu meseleyi sizlerin de dikkatine sunmayı bir vazife telakki ediyorum.

 

Mehmed Orhan Danimarka'dan üzüntüsünü bildirdi
 

Muhim not :

Bu 'bireysel' mesajım, muhtemeldir ki bu hususlarda tevazu sahibi Muhterem Eygi'yi kızdırabilir.  Son birkaç yıldır onurlandırılan ve ödüllendirilen şahsiyetleri bültenlerde takip ettikçe hiç hatırlanmamasını görmek beni üzmekte. Bu hususu sizlerin dikkatine sunmayı kendimce borç bildim. Umarım buradaki naçizane davranışım birilerini harekete geçirir. 

Yayın Tarihi: 28 Ocak 2010 Perşembe 21:06 Güncelleme Tarihi: 31 Ocak 2010, 17:22
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
salih gülcan
salih gülcan - 11 yıl Önce

Mehmed Orhan beyi tebrik ediyorum. Önemli bir konuyu gündeme getirdi. Bize vefa yakışır. Yukardaki satırların tamamına ben de katılıyorum.
Fakat ben de bir soruyu Muhterem M. Şevket Eygi Beyefendi'yi yakından tanıyanlara yöneltmek isterim. M. Şevket Eygi Beyin davet edildiği halde gitmediği yerler var mıdır? Gitmeme sebebi davet eden kuruluşla ilgili kesin bilgi sahibi olmasından mı, yoksa sadece zannı sebebiyle midir? Onun hizmetlerini unutmayalım ama ondan da daha fazla hüsnü zan bekleriz.

musa
musa - 11 yıl Önce

üstadımız eygi bey icabet etmemesi yada etmesi gereken davetin hangisi olduğunu elbette çok iyi bilir. karun salonları ile fakir evleri arasındaki farkı iyi bildiği gibi.

okurrr
okurrr - 11 yıl Önce

Karakoç anılarını okuyalım konuyla alakalı.sonra düşünelim...

Selim Serdarlı
Selim Serdarlı - 11 yıl Önce

Sayın Eygi'yi çağırdıkları yerde yapacağı konuşmalar belli olduğundan çağırmıyorlardır. Ehl-i Sünnet, bidat, Fazlurrahmancılık gibi modası geçmiş tartışmalardan başka ne konuşacak ki? Hala Seyyid Kutub'a, İbn Teymiye'ye ağır ithamlarda bulunan bir yazarın modası geçmiştir. Yeni şeyler söylemek gerekir cancağızım...

M.Karadas
M.Karadas - 11 yıl Önce

Mehmet ş. eygi ile ilgili googlede isminin yanına kanlıpazar yazın ve geçmişte yaptıklarına tanık olun. Bir müslüman olarak kini sevmem aynı ölçüde ümmet arasında kin ve nefret oluşturan insanlarıda sevemiyorum.

Malesef bu zat geçmişte nasıl müslüman kitleleri amerikan çıkarları ugruna solçulara karşı kışkırtıyorsa takip edenler bilir şimdiki müsyonuda müslümanlar arası ihtilafları mezhep farklılıklarını bunlar arasındaki ihtilaf ve farklılıkları kaşıyarak düşmanlık ve nefret oluşturmak.

Murat KAHRAMAN
Murat KAHRAMAN - 11 yıl Önce

Mehmed Orhan bey gayet samimi hislerle yazmış, olması gereken bir da'vet ve saygı ama! Muhterem Üstad M. Şevket EYGİ Bey'i "onurlandırmak" durumunda olanların (o şenlik-menlik çıgınlıklarının faillerinin) "onur" seviyeleri nedir acaba? Birinin birine birşey veresi için o şeyin kendisinde daha çok olması lazım gelmez mi? Bence İstanbul'da KÜLTÜR adına 2010'dan fazla kültür cinayeti işleyenlerin tevbe edip O'na "Üstadımız! Ne olur, lütfen bizi onurlandırır mısınız!" demeleri gerekir. Ve

mkaradas
mkaradas - 11 yıl Önce

sayın editör yorum alışık oldugunuzdan olmadı herhalde. Bu adama kimsenin kastı yok yanlız bu adamın müslümanların birliğine ve ümmet şuuruna kastı var. Kanlı pazar örnegi yetmediyse isterseniz gazete arşivinden tüm müslümanları derinden yaralayan Gazze katliamı gününde ve ardında bir hafta boyunça katliam dahi yapılırken kaleminden hangi yazılar çıkmiş bir okuyun. O günlerde bile mezhep farklılkları ve tefrika yazıları yazmaktan çekinmedi ve bir hafta sonra farkedebildi katliam oldugnu

Mehmet Sait ÇAKAR
Mehmet Sait ÇAKAR - 11 yıl Önce

İnsaniyet namına, İslamiyet namına Mehmet Şevket EYGİ beyefendinin unutulması, bununla da yetinilmeyip yeni nesillere unutturulması gerekir. Bu yalın gerçeği aklı başında olan, İslam halklarının tümü umurunda olan herkes bilir. De zahmet edip yazmayabilir.


banner26