banner17

Sermayeyi fakirin ayağına getirdi!

Prof. Dr. Muhammed Yunus "yoksullukla mücadele"de şu kapitalist sistem içinde ilk gerçek adımı atan ve bunu projelendiren kişi..

Sermayeyi fakirin ayağına getirdi!

Bir Müslüman’dan insanlığa armağan: “Mikro kredi”Bangladeş

1976 yılında fakirliğin sembol olduğu ülkelerden Bangladeş’in bir köyünde başlayan hikâyesi ile ilginç bir gelişim sergileyen bir proje Mikro Kredi Projesi.

Küreselleşmenin sarıp sarmaladığı ve fakirliğin esir aldığı Dünya’ya yeni bir soluk getirmek üzere Prof. Muhammed Yunus tarafından tasarlanan ve hayata geçirilen bir sistem. Birçoğumuz belki Birleşmiş Milletler’in 2005 yılını Dünya Mikro Kredi Yılı ilan etmesi ve sistemin fikir babası Muhammed Yunus ile Grameen Bank’ın 2006 Yılı Nobel Barış Ödülünü alması sayesinde duyduk ve tanıdık bu sistemi ama nerdeyse 35 yıllık bir geçmişi var. 

Bengaldeş
(+)

Sermaye fakirin ayağına geliyor

Muhammed Yunus, Bangladeşli bir ekonomi profesörü. Bir teorisyen ama aynı zamanda inandığı projeyi hayata kendisi geçirecek derecede de aktivist bir insan. Böyle bir teorim var benim deyip o dönemin zenginleri ve ülkesindeki bankaların kapısını çalmakla yetinseydi eğer, sadece teorsiyen olarak kalacaktı da. Ama o kendi imkanları ile açtığı bu çığır ile insanlığa bir armağan sunmuş oldu. Batı tarzı ekonomi eğitimi almıştı ama Doğuluydu; klasik ‘homo economicus’ mantığı ile hareket etmedi ve insani değerleri ön plana çıkaran bu sistemin temellerini attı. 

Bengaldeş
(+)

Yaklaşık 35 yıl önce Bangladeş’in Jobra köyünde öğrencileri ile birlikte yaptıkları saha çalışması sırasında el emeği ile üretim yapan 47 fakir köylünün sermaye ihtiyacının milyonlarca dolar değil de sadece 27 dolar olduğunu görünce, aklında sistemin temelleri şekillenmeye başladı. Bu 47 kişiye vereceği 27 dolarlık taksitli borç ile, bu insanlar çok daha kazançlı bir şekilde iş yapacak, borcunu ödeyecek ve elde ettiği kâr sonucu kendi imkanları ile işini döndürebilir hale gelecekti. Daha da önemlisi başkası için çalışmaktan kurtulup, kazancını kendi ihtiyaçlarını karşılayacak düzeye çıkaracaktı.  

İşte o gün 27 dolar ve 47 kişi ile başlayan bu sistem; yıllarca ülkedeki bankaları bu uygulamaya ikna etmek için çaba sarfeden Yunus’un, inandığı projeden geri adım atmayarak 1983 yılında kurduğu Grameen Bank’ın (Köylüler Bankası) öncülüğünde şuan 120 ülkede, yaklaşık 500 Milyon insanın faydalandığı ve 5 Milyar USD kredi hacmine ulaşmış bir sistem haline geldiği ifade edilmektedir. Peki sistemin özü neydi. 

İlk kredi alanlardan bir ev hanımı
(+)

Finansörler artık dar gelirlileri dışlayamasın

Klasik Bankacılık sisteminin teminat, kefil ve kayıtlı sektörlerde çalışma vb. zorunlu şartları nedeniyle, sistemden dışlanan dar gelirli insanlara, bu tip şartlar öne sürmeden küçük miktarlı krediler verilmesini öngören Mikro Kredi sistemi; bu insanları piyasadaki mahalli tacirler, toptancılar, tefeciler ve rehinciler gibi enformel ve yüksek maliyetli finansörlerin elinden kurtarmayı hedeflemiştir. Sistem krediyi kadınlara vermeyi tercih etmiş ve 5-10 kişilik gruplar halinde bir araya gelen kadınlara hem bir dayanışma ve disiplin eğitimi vermiş, hem de sistemi desteklemek adına ve denetleyici olması açısından bu grup üyelerini birbirine kefil yapmıştır. Hiçbir geliri olmayan veya çok düşük gelirli bu gruplara geri ödeme konusunda güvenmeyen klasik bankaları utandıracak şekilde %98-99 gibi oranlarla geri ödeme performansını ispat eden sistem, bu başarısından sonra tüm Dünya yoksullarına hizmet verecek düzeye gelmiş ve farklı ülkelere yayılmaya başlamıştır. 

Bengaldeş

Türkiye’de de bu sistem başladı

2003 yılından bu yana da Türkiye’de uygulama alanı bulan sistem, özellikle Türkiye İsrafı Önleme Vakfı (TİSVAK)’ın ve Prof.Aziz Akgül’ün yoğun gayretleri ile yavaş da olsa gelişmesini sürdürerek gitmektedir. 2003'ten bu yana 43 ilde 31 bin yoksul kadına toplam 47 milyon 500 bin lira kredi vermiş olan Türkiye-Grameen Mikro Kredi Kuruluşu, her ildeki özel idareler ile ortak çalışmalar yaparak faaliyet göstermektedir. İlk olarak Diyarbakır’da faaliyete başlanmış ve bugüne kadar en çok o bölgede kredi verilmiş olup; bölgede çok sayıda kadının sisteme dahil olması ile, erkek nüfustaki işsizlik problemi nedeniyle ekmek dahi girmeyen birçok evde en temel ihtiyaçların karşılanabilir düzeye geldiği görülmektedir.  

Bengaldeşİyilik yap kötülük bul!

Son 3-4 yıllık dönemde Dünya Bankası tarafından destek görmesi, Nobel Barış ödülü alması gibi gelişmeler neticesinde, fakirleri afyonlayarak toplumsal patlamaları önleyici rol üstlendiği ve kapitalist sisteme hizmet ettiği gibi eleştirilere maruz kalan sisteme kadınlara yüklediği ağır yükten dolayı feminist çevrelerden de eleştiriler gelmiştir.

Bu eleştirilere sebep olan bazı verilerde haklılık payı bulunmakla birlikte, ortaya çıkışındaki samimi niyet ve çabalar düşünüldüğünde kapitalist sisteme hizmet etme suçlamasının çok ağır olduğunu söylemeliyiz. Diğer yandan kadınların bir kısmı bu projeye katıldıktan sonra baskı görmekle birlikte, büyük bir kısmı da öz güven ve kendini ispatlama başarısı elde etmekte ve en önemlisi ailesini açlıktan kurtarmanın getirdiği artılar, bu negatif yönleri törpülemektedir.  

Bengaldeş

Yoksullukla mücadelede başarısını ispatlamış sağlam bir proje

Netice itibariyle tüm dünyaya yoksullukla mücadele alanında başarısını ispatlamış bir proje sunmuştur Muhammed Yunus. Ekonomi profesörü, Bangladeşli, Müslüman ve fakir babası Muhammed Yunus. Dünyaya İslam’ın serinliğini sunacak, Müslümanca düşünen ve tüm insanlığa hitaben söz söyleyen, aktivist teorisyenlerin çoğalmasına ihtiyacımız var. Allah sayılarını çoğaltsın.  
 

 

Metin Çavuşoğlu bilgilendirdi

Güncelleme Tarihi: 08 Nisan 2010, 13:29
YORUM EKLE
YORUMLAR
İlkay Türkyay
İlkay Türkyay - 9 yıl Önce

sermaye daima fakirin ayağına gelir zaten.Etrafını işe yaramaz pek çok şeyle doldurur ve ondan en değerli şeyi kendi varlığını söker alır elbetteki piyasanın taleplerine göre. Muhammed Yunus'un en büyük başarısı her fakiri bir G3 telefon sahibi yapmak yani gözetlenebilir kılmak

adımız yok
adımız yok - 9 yıl Önce

bu adam o kadar da müslüman bir adam değildir. biliniz. kapitalistlerin oyuncağı olmuş onların sömürdüğü ülkeleri sömürmesini kolaylaştıracak işler yapmıştır. mesele sadece bunu bilmenizdir ama siz böyle adamları müslümanca tanıtıyorsunuz. böyle yapmamalı.

hadi allaha emanet.

Metin Çavuşoğlu
Metin Çavuşoğlu - 9 yıl Önce

Bu insanlar aç, evlerine bir gün yiyecek giriyorsa birgün girmiyor, yani G3 telefon almak için değil, çocuklarının karınlarını doyurmak ve en basit ihtiyaçlarını karşılamak için bu proje onlar için bir çıkış noktası olmuş. Adamın iman derecesini veya teslimiyet derecesini nasıl ölçeriz emin değilim ama 1976 yılından itibaren kapitalistlerin çirkin emellerini gerçekleştirmek üzere yola çıktığına inanmıyorum. Sonuçta insanlığın müslümanlardn çıkacak bu tip insani ve vicdani fikirlere ihtiyacı var.

banner8

banner19

banner20