banner17

Selim Kutsan diye bir imza vardı!

Mavera'dan Selim Kutsan'nın emek mahsulü eserleri bilinmesi gerekiyor..

Selim Kutsan diye bir imza vardı!

Günümüze uzanan dergi: Mavera 

Mavera’nın Türk Edebiyatına hatırı sayılır bir katkısı var. Hem geleneksel edebiyattan beslenme açısından hem de günümüz edebiyat okurlarına ciddi önerileri oldu Mavera’nın. Edebi kamu bunu günümüz algısıyla pek yorumlamadı ya da edebiyat gündeminin alaborası içinde bu ve benzeri konular tartışılmadı. Hangi konular? 

Mavera’nın Ağustos 1988 tarihli 140. sayısı var elimde. Yani Mavera’nın 12. yılı. Yani Mavera 12 yıldır edebi kamuya konuşuyor! Bunların tümünün serimlemesini yapmak imkânsız. Benim dergide dikkatimi çeken, zamanında Akabe yayınlarından kitabı da çıkmış Selim Kutsan adlı bir edebiyat araştırmacısı. Kutsan’nın Akabe’den Fuzuli’nin Leyla ile Mecnun isimli eserinin günümüz Türkçesine uyarlaması yayınlanmış.  

Pirlerle olan alışveriş 

Selim Kutsan, elimdeki sayıda bu sefer Şeyh Galip’in Hüsn ile Aşk isimli eserini aktarıyor günümüz Türkçesine. Akışkan bir anlatımı var çevirinin. Pirlerle olan alışverişin ciddi bir giriş kapısı diyebiliriz. 

Bir inşa meselesi 

Kuşkusuz ben ‘gerçekçi edebiyat mahallesi’ne mensubum. Günümüz edebiyatına hakim olan soyutluk, belirsizlik, fluluk, yapıntılık, büyüsellik gibi özelliklerden özellikle uzak durmaya çalışıyorum. Ancak ‘gerçekçi edebiyat mahallesi’ni kurmak için de sağlam bir gelenek temeline ihtiyaç vardır. Bir inşa meselesi yani. Saygın bir edebiyat anlayışına varmak için sağlam bir gelenek birikimine sahip olmak gerektiğine inanıyorum. Mavera’dan Selim Kutsan bu inanca önemli bir kapı aralıyor aslında. Önemli bir edebiyat klasiğine bir ışık serpiyor mesela. Gün yüzüne çıkartıyor. Günümüz algısına sunuyor. Ciddi bir emek.  

Selim Kutsan şimdilerde yazmıyor 

Selim Kutsan şimdilerde yazmıyor. Ve Akabe’den çıkan kitabının yeni basımı da bildiğim kadarıyla yapılmamış.  

Aşkın ayağa düştüğü  bir zamanda birinin buna kalkışması lazım. Bir edebiyat kalkışması. Bir edebiyat girişimi veya. Selim Kutsan bunu yapmış. Karanlık bir aşk imgesi yerine düzeyli bir aşk algısı oluşturmaya gayret etmiş. Bunu da gelenek üzerinden gerçekleştirmeye çalışmış. Çalışarak. Emek vererek.  

Selim Kutsan ve benzerlerinin tozlanmış arşivlerden çıkarılıp güneş yüzü görmeleri gerekiyor artık.  

Eski aşklar nerede demeyin, Mavera’da soylu aşklar çağıldayıp duruyor. 

 

Mustafa Celep, tozlu arşivlerde gezinmeye devam edecek.

 
GYY'nin notu: Selim Kutsan, aradık, taradık, bir müstear isim çıktı. Hayli uğraştıktan sonra yazarın gerçek ismine de ulaştık. Vaktinde bir süre Mavera'nın editörlüğünü de yapan sayın Selim Kutsan'ın kitaplara, dergilere dönmesini dileriz. 

Güncelleme Tarihi: 01 Nisan 2010, 12:33
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Müştehir Karakaya
Müştehir Karakaya - 9 yıl Önce

Mavera'da bir süre kendisiyle çalıştım. Ve biz onu Selim Kutsan olarak tanıdık. Gerçek isminin bu olmadığını yeni öğreniyorum. Maveradan ayrıldıktan sonra ne ismine ne simasına rast geldim. Sıkı bir ağabeydi. O günleri özlüyorum...

Yusuf Öz
Yusuf Öz - 9 yıl Önce

Selim Kutsan bu haberin fotoğrafındaki zat mıdır? Eğer o zat ise, ismi de bellidir: A. Selim Tuncer.

Y. T. Günaydın
Y. T. Günaydın - 8 yıl Önce

Mustafa Celep kardeşin bir de kısa bir Selim Kutsan biyografisi yazması gerekir. Şöyle ansiklopedi maddesi kıvamında. Bildiğim kadarıyla İhsan Işık'ınki de dahil hiçbir yazarlar sözlüğünde yok. Leyla ve Mecnun uyarlamasını zevkle okuduğumuz Kutsan meçhul meşhurlar kervanına dâhil olacak alimallah.

banner8

banner19

banner20